Okul Güvenliği: Sadece Görevli Yetmez!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Okul Güvenliği: Sadece Görevli Yetmez!

Toplumsal olayların sarsıcı etkileri, yaşananları anlamak ve sağlıklı bilgilere ulaşma gerekliliğini beraberinde getiriyor. Ancak, bu süreci tek bir sebebe indirgemeden, genellemeler yapmadan yürütmek oldukça zorlu bir görev.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta ardı ardına gerçekleşen okul saldırılarını tek bir neden ile açıklamak mümkün değil. Ne dijital bağımlılığın etkisi, ne okulların güvenlik açığı veya ihmal, ne de saldırganların psikososyal durumları tek başına yeterli değil. Bugün yaşananlar, yıllar içinde birikmiş karmaşık bir toplumsal sorunun dışavurumu olarak karşımıza çıkıyor.

Güvenlik Sorunu

İnsanoğlunun varoluşuyla birlikte gelen güvenlik ihtiyacı, son günlerde en çok tartışılan konulardan biri haline geldi. Bu, devletin sunduğu her hizmetin ve mekanın güvenli olması gerektiği gerçeğinden kaynaklanıyor. Bu durum, tartışmaya dahi gerek bırakmayacak kadar açıktır.

Güvenlik, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve çoğu zaman bunu düşünmeden yaşıyoruz. Ancak, her iki devlet okulundaki saldırıların kolayca gerçekleşmesi, güvenlik zaafını ve ihmalini gündeme getirdi.

Ayrıca, alışveriş merkezleri, hastaneler, oteller ve bankalar gibi yerlerde karşılaştığımız güvenlik noktaları ve görevlileri, eğitim kurumlarında neden yer almıyor?

Bu sorunun ilk yanıtı, “Keşke buna hiç ihtiyaç olmasa” şeklinde olabilir. Eğitim kurumlarında silahlı güvenlik görevlilerinin olmadığı bir dünyada yaşamayı herkes isterdi.

Ancak mevcut durumda, devlet okullarında güvenliğin bir kamusal ihtiyaç haline geldiği açıkça görülüyor. Özel okullar, mimari yapıları gereği bu güvenlik önlemlerini barındırıyor.

Devlet okullarındaki güvenlik meselesi, CHP’nin önerdiği gibi her okula bir güvenlik görevlisi atanması ile mi çözülecek, bu belirsiz. Elbette caydırıcılık sağlayacak, fakat 14 yaşındaki bir öğrencinin silahlı saldırı düzenlemesine yol açan nedenleri göz ardı ederseniz, güvenlik görevlisi sayısını artırmak sorunu çözmeyecek. Bu nedenle, bu konunun siyaset üstü olduğunu savunanlar, aslında sorumluluktan kaçmak istiyor. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki olaylar, çeşitli etkenlerin yanı sıra, politik tercihlerin oluşturduğu bir iklimde yaşandı.

*

İçişleri Bakanlığı’nda gerçekleştirilen Okul Güvenlik Toplantısı sonrasında yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir. (…) Kısa, orta ve uzun vadeli çok katmanlı bir eylem planı hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının etkinleştirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımının güçlendirilmesi yönünde gerekli kararlar alınmıştır.”

Ancak bu açıklamada, okullarda güvenlik görevlilerinin bulundurulup bulundurulmayacağına dair net bir ifade göremiyoruz.

Özel Güvenlik Harcaması Açıklanmıyor

Ayrıca, özel güvenlik hizmet alımının devlet açısından kamu ihalesi ile gerçekleştirilen bir harcama kalemi olduğunu belirtmekte fayda var. Kamu kuruluşları ve üniversiteler, silahlı ve silahsız güvenlik hizmetleri için sıkça ihale düzenliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2020 yılına kadar bu harcamaları aylık bütçe verilerinde açıklıyordu. Ancak 2021’den itibaren, özel güvenlik hizmet alımına ne kadar bütçe ayrıldığına dair bir bilgiye ulaşamıyoruz. Bu durum, “diğer” başlığı altında bir torba harcama olarak gizlenmiş olabilir.

Bu durumun ardındaki sebep ne olabilir?

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın