Okul Saldırıları: Şiddet Eğilimleri Artıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Okul Saldırıları: Şiddet Eğilimleri Artıyor!

16 Nisan 2026 07:51

Güncelleme: 16 Nisan 2026 09:26

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları sonrasında uzmanlar, çocuklar ve ergenlerde şiddet eğilimini tetikleyen etkenleri gündeme taşıdı. Aile içindeki şiddet, akran baskısı, düşük okul bağlılığı, şiddet içeren ekran içerikleri ve kontrolsüz sosyal çevreler bu etkenler arasında yer aldı. Uzmanlar, bu tür olayların tek bir nedeni olmadığını, bireysel ruh halinin yanı sıra toplumsal ve dijital çevrenin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Artan okul saldırıları, çocuk ve ergenlerde şiddetin hangi koşullarda geliştiği konusunu yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu olayların sadece bir güvenlik sorunu olarak ele alınamayacak kadar derin bir toplumsal sorun olduğunu belirtiyor. Milliyet’in haberine göre, Dr. Klinik Psikolog Pelin Hazer, bu tür saldırıların genellikle uzun bir süreç, gözden kaçan uyarılar ve birden fazla faktörün birleşimiyle ortaya çıktığını vurguladı.

Ekran içeriklerinin etkisi

Türkiye Gazetesi’nde yer alan bilgilere göre, Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, şiddet içeren içeriklerin çocuklar ve ergenler üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirdi. Ülkü, bu karakterlerin zamanla rol model haline gelerek duyarsızlaşmayı ve saldırgan davranışları artırabileceğini ifade etti.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen silahlı saldırıda, 14 yaşındaki bir öğrenci beş silah ve yedi şarjörle iki sınıfı taradı; olayda dokuz kişi hayatını kaybetti, on üç kişi yaralandı.

Tek bir nedene bağlı olmamalı

Pelin Hazer, okul saldırılarında en büyük hatanın tek bir nedene odaklanmak ya da hızlı bir şekilde etiketleme yapmak olduğunu belirtti. Hazer, bu olayların yalnızca bir bireyin ruhsal durumu ile açıklanamayacağını, bireysel psikopatoloji ile toplumsal bağlamın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, sosyal medya paylaşımları veya tek bir olay üzerinden doğrudan psikiyatrik tanı koymanın bilimsel geçerliliği olmadığını ifade etti.

Dijital tehditler ve mesajlar

Hazer, saldırı öncesinde yapılan açık tehditler veya ima içeren paylaşımların önemsenmesi gerektiğini söyledi. Bu tür mesajların, tehdit değerlendirmeleri açısından kritik bir işaret olarak kabul edildiğini belirten Hazer, dijital izlerin takibi, okul güvenliği protokolleri ve aile-çevre duyarlılığının hayati önemde olduğunu ekledi. Hazer, bu tür paylaşımların “şaka” veya “ergenlik hezeyanı” olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Şanlıurfa’da, daha önce öğrencisi olduğu bir lisede 16 kişiyi yaralayan bir saldırgan, saldırıdan bir gün önce gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı.

Evdeki şiddet okulda yansıyor

Çocuk Gelişimi Uzmanı Demet Gülaldı, aile içindeki şiddetin çocukların davranışlarını doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Gülaldı, öfke kontrolü sorunları, akran baskısı, kendini kanıtlama isteği ve zayıf destek mekanizmalarının şiddet riskini artırdığını belirtti.

Görünür olma arzusu

Eğitimci Salih Uyan, bazı saldırılarda öne çıkma ve tanınma isteğinin etkili olabileceğini ifade etti. Uyan, okul saldırılarında faillerin görünür hale gelmesinin benzer eğilimleri tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Radikalleşme süreçleri

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hilmi Demir, çocukların ideolojik değil, bireysel ve dijital etkilerle radikalleşebileceğini ifade etti. Demir, “yatak odası radikalleşmesi” olarak tanımladığı süreçte, çocukların izledikleri içeriklerin, girdikleri platformların ve sosyal medya etkileşimlerinin önemli rol oynadığını belirtti. Travma, başarısızlık ve devamsızlık gibi durumların önceden uyarı sinyalleri verebileceğini de ekledi.

Farkındalık ama eksik mekanizmalar

Demir, birçok vakada ailelerin, öğretmenlerin ya da yetkililerin bazı işaretleri önceden fark ettiğini, ancak bu sinyalleri şiddetten arındırma süreçlerine dönüştürecek mekanizmaların eksik olduğunu belirtti. Demir, yalnızca güvenlik önlemlerinin artırılmasının yeterli olmadığını, risk altında olan bölgelerde okul temelli analiz birimlerinin kurulması ve öğretmenler, psikologlar, sosyal bilimciler ile güvenlik birimleri arasında düzenli bilgi paylaşımının sağlanması gerektiğini vurguladı.

Okullardaki şiddet olayları son 45 günde iki öğretmen ve sekiz öğrencinin hayatını kaybetmesine yol açtı!

Taklit riskleri

Demir, bu tür eylemlerin taklit edilebilir nitelik taşıdığına dikkat çekti. Faillerin ikonik hale gelmesinin ya da olay görüntülerinin yaygın şekilde dolaşmasının yeni riskler doğurabileceğini belirten Demir, medyada sunum biçiminin de bu nedenle büyük önem taşıdığını ifade etti.

Savaş oyunlarının etkisi

Çocuk-Ergen Psikoloğu Serhat Çıkman, savaş ve çatışma temalı dijital oyunların tek başına şiddetin nedeni olarak değerlendirilemeyeceğini, ancak uzun süre bu içeriklere maruz kalmanın bazı çocuk ve ergenlerde şiddeti sıradanlaştırabileceğini belirtti. Çıkman, ölümün ve saldırının puanla ödüllendirilen bir kurgu içinde sunulmasının gerçek hayat ile sanal dünya arasındaki sınırı zayıflatabileceğini, özellikle öfke kontrolü sorunu yaşayan ya da psikolojik açıdan kırılgan çocuklarda riskli süreçleri derinleştirebileceğini ifade etti.

Eğitimciler, okullardaki şiddet eylemlerine karşı yurt genelinde protesto düzenleyerek acil önlem alınmasını talep etti.

Sos

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın