
Türkiye, okula düzenlenen silahlı saldırının derin üzüntüsünü yaşıyor. Olayda hayatını kaybeden 10 kişi için bugün cenaze törenleri gerçekleştirilecekken, saldırıya dair yeni bilgiler gün yüzüne çıkmaya başladı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde aşçı olarak görev yapan Necmettin Bekçi, evinin okulun yakınında bulunduğunu ve o gün izinli olduğu için evde olduğunu belirtti.
KAHRAMAN VELİ O ANLARI ANLATTI
Balkonuna çıkan Bekçi, silah seslerini duyduğunda öğrencilerin okuldan kaçtığını gördüğünü ifade etti. “Gerçekten dün çok zor bir gün geçirdik. Şu an konuşurken bile kelimeler boğazıma düğümleniyor. Çok zor anlar yaşadım orada. Balkona çıktığımda çocuklar pencerelerden, tellerden atlıyorlardı, kapılardan kaçmaya çalışıyorlardı. ‘Eyvah okula girdiler.’ dedim. O anda evden nasıl çıktığımı bilmiyorum. Evim dördüncü kat ama aşağı nasıl indiğimi hatırlamıyorum.” diye konuştu.

SALDIRGANIN SON SÖZLERİ ORTAYA ÇIKTI
Bekçi, saldırıda hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, okula kantin tarafından girdiğini ve o anları şöyle anlattı:
“Merdivenlerden çıktığımda iki öğretmenimiz ve bir kantinci ağabeyimiz orada şahsa müdahale ediyordu. O anda ben de hemen destek oldum. Elini arkadan tutup dizlerimle üzerine çökmesini sağladım. Daha sonra kalkmaya çalıştı. Öğrenci olduğunu bugün öğrendik, çünkü beden olarak büyük biriydi. Öğrenci olduğu kimin aklına gelir? Ben bir terör eylemi diye düşündüm. Üzerinde bomba olabileceğini düşündüm, kalkmaya çalışınca acaba üzerindeki bir şeyi mi patlatacak diye düşündüm. O an için bizi de patlatabilirdi. Sonrasında güvenlik güçlerimiz geldi. Biz ona teslim ettik. Hatta teslim ederken ‘affet beni, affet beni’ diye bağırıyordu. Güvenlik güçlerimiz onu aldı, sınıfa çektiler.”

ÇOCUKLARINI ARAMAYA DEVAM ETTİ
Bekçi, okuldaki iki çocuğunu aramaya başladığını belirtti ve şöyle devam etti:
“6. sınıfa giden oğlum Alperen’in sınıfına gittim. Çantası sıranın üzerindeydi. ‘İyi kaçmış.’ dedim. Tekrar aşağı indim. Alt katta ana sınıfına giden kızım vardı. Öğretmenimiz de tabureleri kenara çekmiş, çocukları oraya saklamıştı. Kızımı aldım çıktım. Daha sonra oğlumu aramaya devam ettim. Dışarıdan ‘Alperen’i bulduk.’ diye haber geldi. O arada tuvalette, lavaboda çocuklar vardı. Kızıma, ‘Siz burada bekleyin, çıkmayın.’ dedim. Sonrasında çocukları çıkarttık. Emniyet güçlerimiz gelince binadan tamamen ayrıldık.”
Kızıyla okuldan çıktıktan sonra oğlunu bulduğunu ve yaşananları sorduğunu anlatan Bekçi, “Oğlum silah seslerini duyunca tuvalete saklanarak kurtulmuş. Bir süre sonra da bir öğretmen, tuvalete gelip ‘Çıkabilirsiniz çocuklar.’ dediğini öğrendim. Bunun üzerine çocuklar binayı terk etmiş. Oğlum tuvalete saklandığında kapıyı kilitlemiş.” ifadelerini kullandı.

HERKES İÇİN TEHLİKEYE GİRDİ
Bekçi, “Yaptıklarınızla daha fazla çocuğun kurtulmasına vesile olduğunuzu düşünüyor musunuz?” sorusuna, “Bilemiyoruz, o an için tekrar devam eder miydi, yoksa biter miydi? Yaptığımız müdahale gerçekten faydalı oldu mu bilmiyorum ama umarım işe yaramıştır. Ben kendi çocuğum olduğu için gitmedim oraya. Kendi çocuklarım olmasa yine de giderdim. Oradaki tüm çocuklar bizim. Onlar bizim geleceğimiz.” yanıtını verdi.
BAKAN’DAN TEBRİK TELEFONU
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın kendisini arayarak tebrik ettiğini vurgulayan Bekçi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sayın Bakan’ımıza ve il müdürümüze çok teşekkür ediyorum. Çok destek oldular. Ayrıca ismini sayamayacağım çok sayıda telefon geldi, desteklerini sundular. Ben de hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu an konuşacak çok kelime bulamıyorum. Psikolojimiz de yerinde değil. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünü aradım ve psikolojik destek istedim. Sağ olsunlar yardımcı olacaklarını söylediler. Allah böyle şeylerin tekrarını yaşatmasın. Bugün yaşansa yine aynı şeyi yaparım çünkü okullarda birçok vatan evladı var. Herkes orada benim gibi vatan evladı, kim olsa aynı şeyi yapardı.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



