Okullardaki Şiddet: Eğitimde Çürüme Alarmı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Okullardaki Şiddet: Eğitimde Çürüme Alarmı!

Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) Okullarda artan şiddet olayları ve cinayetlerle ilgili olarak eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri Kadıköy İskele’de bir basın toplantısı düzenledi. Açıklamada, iktidarın eğitim politikalarının, toplumda derin bir çürüme yarattığına dikkat çekildi. Yapılan açıklamada, “Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur… Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Okullarda gerçekleşen şiddet olaylarında hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerin yasını tutan eğitim emekçileri, sendika ve meslek örgütü temsilcileri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve diğer sorumluların istifasını talep etti. DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, KESK İstanbul Şubeler Platformu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ve İstanbul Tabip Odası’nın öncülüğünde Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelen emekçiler, “Katledilen Öğrenci ve Öğretmenleri Unutmayacağız” pankartı açtı. Ayrıca Kahramanmaraş saldırısında yaşamını yitiren öğretmen ve öğrencilerin isimlerinin yer aldığı dövizler de taşındı. Eylemde, DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, İstanbul Tabip Odası temsilcisi Osman Küçükosmanoğlu, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu temsilcisi Aydan Adanır Usta ve KESK İstanbul Şubeler Platformu Sözcüsü Hüseyin Tosu gibi isimler konuşmalar yaptı.

Yapılan anmalarda, gençlerin bu duruma nasıl sürüklendiği ve bunun sorumlusunun çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidar olduğu vurgulandı. Açıklamalarda, “Okullarda yaşanan şiddet, eğitimden, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır süregelen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir ‘güvenlik zaafiyeti’ ya da münferit bir mesele olarak görmek, gerçeği gizlemekten başka bir anlam taşımamaktadır” denildi.

Okul güvenliği konusunun ciddiyetine dikkat çekilen açıklamalarda, kadınlar, çocuklar, öğretmenler ve emekçiler başta olmak üzere herkesin yaşam hakkının tehlikede olduğu ifade edildi. Bu bağlamda şu görüşler öne çıktı:

“İktidar eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır.”

“Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkum eden bu düzenin kendisidir. Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, yaşamın her alanında büyüyen şiddet sarmalının içine itilmektedir. Suça süreklenen çocuklar gerçeği de bu tablonun bir parçasıdır: Tesadüf değil, sistematik bir sonuçtur… Ekonomik kriz derinleştikçe işsizlik, yoksulluk ve umutsuzluk büyüdükçe ortaya çıkan boşluk mafya ve çeteler tarafından doldurulmaktadır.”

Bu durumun sorumlusunun açık olduğu vurgulandı. “Devletin tüm olanaklarını ve yargı gücünü muhalefeti bastırmaya göre konumlandıran, toplumsal yaşamı kendi ideolojik önceliklerine göre şekillendirmeye çalışan iktidar, eğitim politikaları üzerinden de toplumda derin bir çürümenin zeminini yaratmıştır. Göreve geldiği günden beri eğitimin gerçek sorunlarına sırtını dönen, eğitimi piyasaya, tarikatlara açan, ÇEDES-MESEM gibi projelerle infial yaratan uygulama ve açıklamalara imza atan mevcut Milli Eğitim Bakanı’nın, bunca can kaybına rağmen hala görevde kalması kabul edilemez, derhal istifa etmelidir. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin hayatı bu kadar değersiz değildir. Eğitim; şiddetin değil, yaşamın, eşitliğin ve umudun alanı olmak zorundadır. Artık sözün bittiği yerdeyiz.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın