Okuyan: Siyasi Partilere Müdahale Meşru Değil!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Okuyan: Siyasi Partilere Müdahale Meşru Değil!

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, “Alihan Kuriş suç örgütü” hakkında yaptığı değerlendirmede, “Partilere yönetim atandıktan sonra tarikatlara yönetim atanmasına şaşırmamak gerekiyor. Bakan, ‘Tabana dokunmayacağız’ açıklamasını yaptı. Suç işleyenden temizleyeceklerini belirtiyorlar. CHP’de de buna ‘arınma’ deniliyordu. Siyasi partilerin içine müdahale etmek, hiçbir şekilde meşru olamaz. Siyasi partilerin üye ya da yöneticilerinin suç işlemesi durumunda yapılacak olanlar bellidir. Suç kavramının her ülkede taşıdığı ideolojik ve sınıfsal karakteri biliyorum ama yine de ifade ediyorum. Bunun dışında tüm süreçler siyasi partilerin iç dinamiklerine bırakılmalıdır. Aksi durumda, siyasetin ve partinin tanımına aykırı bir durum ortaya çıkmaktadır.” şeklinde konuştu.

Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bu konudaki görüşlerini dile getirdi:

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

“Partilere yönetim atandıktan sonra, tarikatlara yönetim atanmasına şaşırmamak gerekiyor. Bakan, ‘Tabana dokunmayacağız’ demekte. Suç işleyenden temizleme vaadi var. CHP’de de buna ‘arınma’ deniyordu. Siyasi partilerin iç işlerine müdahale etmek, asla meşru olamaz. Üye veya yöneticilerin suç işlemesi durumunda yapılacak olan işlemler bellidir. Suç kavramının her ülkede taşıdığı ideolojik ve sınıfsal boyutları biliyorum ama bu durumu yine de dile getiriyorum. Tüm süreçler siyasi partilerin iç dinamiklerine bırakılmalıdır. Aksi, siyasetin ve partinin tanımıyla çelişir.

Tarikatların iç işlerine müdahale etmek ise oldukça garip bir durumdur. Zira tarikatlar, hiçbir yerde siyasi partiler gibi ‘demokrasinin temel unsurları’ olarak tanımlanmamaktadır. Yasal bir dayanakları yoktur. Liberal çevreler, yıllar önce tarikatları ‘sivil toplum örgütü’ olarak ilan ettiler. Ancak şimdi sol kanattan gelen ‘hükümet muhalif tarikatlara müdahale ediyor’ şeklindeki yorumlar, bu ‘sivil toplum’ söyleminin tutmuş olduğunu göstermektedir. Gerçekten de iktidar, ‘muhalefet’le ilişki içinde olan bir tarikatı yeniden şekillendirmektedir; bu durum, mevcut hukuk yorumlarına göre bir dizi suçun varlığını ortaya koymaktadır. Muhtemelen daha fazlası da gün yüzüne çıkacaktır.

Ayrıca, ‘muhalif tarikat’ şeklindeki bir tanımlama ile durum zaten karmaşaya girmemekte midir? Tarikatlar her taraftan fışkırırken ‘muhalif tarikat’ demek ne kadar mantıklıdır? Birileri çıkıp, ‘Sen işine bak, bu alan bizim, severiz de döveriz de’ derse, ‘Ama sivil toplum ne olacak?’ diye itiraz mı edilecektir? Özür dilerim, ama ‘Cumhuriyet dışlayarak hata yapmıştı’ demek gerekmez mi? Gerçekten özür dilerim…”

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın