

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Çelik’in bahsettiği konular, Suriye’deki siyasi gelişmeler ve Türkiye’nin bu konudaki tutumu üzerine yoğunlaştı.
‘ANAYASAL DÜZENE KARŞI TUTUMLARI YOK’
Çelik, Suriye’deki mevcut anayasa hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Sözlerinin başında, Suriye’deki muhalefetin, anayasal düzene karşı bir tutumu olmadığını ve anayasayı tamamen ortadan kaldırma niyetinde olmadıklarını belirtti. Bunun yanı sıra, mevcut anayasanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu. Çelik, “BAAS rejiminin, zulüm rejiminin meşruiyet aracı olan anayasayı gözden geçirerek, bütün Suriye halkını temsil edecek demokratik hale getirelim” şeklinde bir irade bulunduğunu ifade etti. Bu çerçevede, dünya kamuoyunun bu durumu iyi değerlendirmesi gerektiği mesajını verdi.
EK olarak, Çelik, bu anayasanın “Suriye Suriyelileridir, Suriye’yi sadece Suriyeliler yönetir” ilkesine dayanan bir siyasi hukuki zemin oluşturacağını vurguladı. Bu ifade, Suriye’nin bağımsız bir şekilde yalnızca kendi vatandaşları tarafından yönetilmesi gerektiğine dair bir inancı dile getiriyor. Çelik’in bu değerlendirmeleri, Suriye’deki politik dönüşüm arayışlarına ışık tutuyor.
‘HTŞ’NİN ARKASINDA DEĞİLİZ’
Ömer Çelik ayrıca, Hay’at Tahrir el-Şam (HTŞ) ile ilgili bazı iddialara da yanıt verdi. HTŞ’nin hareketlerinin arkasında Türkiye’nin olduğu yönünde çeşitli söylemlerin dolaştığını ifade eden Çelik, bu değerlendirmelerin tamamen yanlış olduğunu belirtti. Türkiye’nin, HTŞ’nin faaliyetleri ve Suriye’deki iç dinamikler üzerinde bir etkisi olmadığını savundu. “Bizim herhangi bir şekilde HTŞ’nin hareketliliğinin arkasında olduğumuza dair bütün bu söylemler yanlıştır” dedi.
Çelik, HTŞ’nin yalnızca İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki ihlallere karşı kendi inisiyatifleri çerçevesinde hareket ettiğini belirtti. Türk hükümetinin bu süreçte asıl hedefinin Suriye’de kan dökülmesinin önüne geçmek olduğunun altını çizdi. Bu yaklaşım, Türkiye’nin Suriye’deki iç savaşta üstlenmekte olduğu rolü daha net bir şekilde ortaya koymaktadır. Çelik’in açıklamaları, Türkiye’nin Suriye’deki durumla ilgili daha proaktif bir yaklaşım benimsediğini ve bölgedeki barış için çalıştığını yansıtmaktadır.
Bu açıklamalar, Türkiye’nin dış politikası ve Suriye’deki iç dinamikleri üzerinde oluşturduğu etki hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Ömer Çelik’in vurguladığı noktalar, hem uluslararası düzeyde hem de bölgesel anlamda Suriye’nin geleceği hakkında daha geniş tartışmalara zemin hazırlıyor. AKP’nin, Suriye krizine yönelik politikalarını ve stratejik duruşunu gözler önüne seren bu ifadeler, partinin ulusal ve uluslararası platformlardaki imajını da etkileyecektir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



