Ömer Günel’den Tutukluluk Sürecine Sert Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ömer Günel’den Tutukluluk Sürecine Sert Tepki!

Tutuklu bulunan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Silivri Cezaevi’nden yaptığı açıklamada, “Siyasal kayırmacılığı ve yandaşlığı bir yöntem olarak benimseyenler, masumiyet karinesini göz ardı edenler, mevcut güçlere teslim olup onlara hizmet edenler, bilmelidir ki sarsılan toplumsal inanç bir gün sizin de yargıcınız olacaktır. İç ahlakını kaybetmiş bir sistemden adalet beklemek boşuna. Sokağın sesi güçlü olmalıdır. Millet iradesine olan inancımız tamdır. Kuşadası ve Aydın’daki tüm hemşehrilerime ve yol arkadaşlarıma güvenim tamdır.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nde tutuklu olan Günel, neden tutuklandığına dair sorular sorarak sürece tepki gösterdi.

Açıklamasında, bir “şafak operasyonu” ile gözaltına alındığını ifade eden Günel, dört gün boyunca insan onuruna aykırı koşullarda tutulduğunu savundu. Hakkındaki iddiaların “var olmayan delillere” dayandığını belirten Günel, yaşadığı süreci “kurgulanmış bir senaryo” olarak nitelendirdi. Günel’in sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

“Kıymetli Kuşadalılar, Aydınlılar, yol arkadaşlarım, sevgili eşim Duygu; avukatlarımdan gelen desteklerinizi, fedakârlıklarınızı ve mesajlarınızı alıyorum. Minnettarım. Sizleri tek tek sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Ben bu mesajı neden dört duvar arasında, neden Silivri’den yazıyorum? Neden? Ben neden kentimden, insanlarımdan, çocuklarımdan, eşimden ve sevdiklerimden koparılarak buraya getirildim? Neden? Bir şafak operasyonuyla gözaltına alındıktan sonra, insan onuruna aykırı koşullarda tutulduğum süre içinde; iddialar ve sorular karşısında, var olmayan delillerle yüzleşirken hissettiklerim, dört gün nezarette yaşadıklarımdan daha ağırdı.”

Bunu tahmin ediyor ve biliyordum. Ancak inanmakta zorlanıyordum. Gözlerimle şahit oldum ki; Aydın’daki kötü bir kişinin kötü bir kurgusuyla karşı karşıya kaldım. Tüm bu senaryolar, Ağustos 2025’e kadar karşılık bulmamışken, o hainliğin ve kaypaklığın tarihe geçtiği andan itibaren belli ki bir karşılık bulmuş. Oysa hukuk, beklediğimiz ve alıştığımız hukuk, üç temel ilkeye dayanmaz mıydı? Bu ilkeler; adalet, özgürlük ve eşitlik değil miydi? Bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi, masumun güvencesi, kötülüğün ise düşmanı değil miydi?

Peki, şimdi bu olanlar karşısında masumu, doğruyu ve iyiyi kim koruyacak? Haklının değil de güçlünün hukuku işlemeye başladıysa, himayesine gireceğimiz güçlüler arayan fırıldaklara mı dönüşeceğiz? Altı metrekarelik bir alanda bir saat geçirmeye cesaret edemeyen onursuz korkaklar olarak mı yaşayacağız?

Bize inanan ve güvenen insanlara ihanet edip, onlara iftiralar atan, kumpaslar kuran sefiller mi olacağız? Asla! Seçimlerde demokratik yarış yerine muhtemel rakipleri saf dışı bırakmak için yargıyı kullanan Aydın’daki “kötülüklere” teslim mi olacağız? Asla! Siyasal kayırmacılığı ve yandaşlığı benimseyenler, masumiyet karinesini yok sayanlar, günün güçlüsüne teslim olanlar; bilin ki sarsılan toplumsal inanç bir gün sizin de yargıcınız olacaktır. İç ahlakını kaybetmiş bir sistemden adalet beklemek boşunadır. Sokağın sesi gür olmalıdır. Millet iradesine olan inancımız tamdır. Kuşadası ve Aydın’daki tüm hemşehrilerime ve yol arkadaşlarıma güvenim tamdır. Uydurulmuş bile olmayan, uydurulmaya çalışılan delillerle beni burada tutmak, hukuk meselesi değil; vicdan ve ahlak meselesidir. Şu an için; şafak operasyonları ve tutuklamalar, peşin ceza vermeye ve yeni nesil işkenceye dönüşmüştür. Delil elde etmenin ve iftiraya zorlamanın yöntemi haline gelmiştir. Oysa hiçbir yargı, iyi bir insandan daha kötü olamaz. Ve küçük bir umuttan daha güçlüsü yoktur. Ailem, yol arkadaşlarım sizlere emanet. Ben ve masum insanlar sizlere emanet. Hepimiz Allah’a emanet.” (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın