
Geçtiğimiz cumartesi günü, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik başlattığı saldırılar, Orta Doğu’daki gerilimi önemli ölçüde artırdı. İran, bu saldırılara füze atışlarıyla karşılık vererek çatışmaları tırmandırırken, Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapatılması, küresel enerji piyasalarında ciddi bir kriz olasılığını gündeme getirdi.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yaptığı bir analize göre, enerji fiyatlarında bir yıl boyunca gerçekleşecek yüzde 10’luk bir artış, küresel enflasyonu 40 baz puan yükseltebilir. Bu senaryo altında, küresel büyümenin ise yüzde 0,2 oranında yavaşlayabileceği belirtiliyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI KAPANDI, ENERJİ ARZI DARALDI
Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatın durması ve dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçılarından Katar’daki üretim tesislerine yönelik saldırılar, enerji piyasalarındaki riskleri önemli ölçüde artırdı. Avrupa’nın en büyük doğalgaz ticaret merkezi olan Hollanda’daki TTF’de gaz fiyatları son dönemlerde hızla yükselmeye başladı.
27 Şubat’ta megavatsaat başına yaklaşık 32 avro seviyesinde işlem gören doğalgaz fiyatı, 3 Mart itibarıyla yüzde 68 artarak 52 avronun üzerine çıktı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla dünya piyasası, yaklaşık 110 milyar metreküplük gaz arzından yoksun kaldı.
Boğaz üzerinden küresel petrol tüketimi ile LNG arzının yaklaşık yüzde 20’si taşınmakta. Boğazın kapanması, piyasadan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol çekilmesi anlamına gelirken, alternatif rotalarla yalnızca 5 milyon varillik sevkiyat telafi edilebiliyor.
PETROLDE 150 DOLAR SENARYOSU
Savaşın başlangıcından bu yana brent petrolün varil fiyatı yüzde 13’ten fazla artarak 85 dolar seviyesini aştı. Bazı ülkelerin üretimi azaltma kararları da fiyatları yukarı yönlü etkiledi. Irak’ın petrol üretimini durdurma kararı aldığı bildirildi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması durumunda petrol fiyatlarının varil başına 100 ila 150 dolar seviyesine yükselebileceğini öngörüyor. Boğazdaki gemi hareketliliği de önemli ölçüde azaldı; gemilerin geçişinin askıya alınmasının ardından trafik yüzde 90 oranında düştü ve 150’den fazla petrol tankeri Basra Körfezi’nde demirledi. Çatışmalarda en az beş tankerin hasar gördüğü ve iki denizcinin hayatını kaybettiği bildirildi. Ayrıca bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin yolcu gemisi yolcusunun mahsur kaldığı ifade ediliyor.
AVRUPA’DA ENERJİ REZERVLERİ KRİTİK SEVİYEDE
Gas Infrastructure Europe’un verilerine göre, Avrupa genelindeki doğalgaz depolama tesislerinin doluluk oranı yüzde 30’un altına düştü. Hollanda, İsveç, Hırvatistan ve Letonya’da rezervlerin kritik seviyelerin altına indiği belirtiliyor.
Almanya gibi Avrupa’nın en büyük ekonomisinde enerji fiyatları hızla yükselmeye devam ediyor. Super E10 benzinin litre fiyatı 2 avronun üzerine çıkarken, dizel fiyatları da benzer seviyelere ulaştı. Alman Ekonomi Enstitüsü, petrol fiyatlarının 150 dolara çıkması halinde Alman ekonomisinin ciddi büyüme kaybı yaşayabileceğine dikkat çekiyor.
Diğer yandan, Rusya’ya uygulanan ambargolar nedeniyle alternatif enerji kaynakları sınırlı olan Avrupa’da gaz ve elektrik kullanımına yönelik kısıtlamaların gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
SAVAŞ ÜLKELERİ NASIL ETKİLEYECEK?
Enerji piyasalarındaki dalgalanmaların farklı ülkelerde ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
ABD’de enflasyonun yüzde 0,8 artabileceği, borsalarda ise yüzde 10 ila 15 arasında bir düşüş yaşanabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, kısa vadede kazanç sağlayabilecek tek sektörün savunma sanayi olabileceğini belirtiyor.
Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçısı ülkelerin de bu durumdan ciddi şekilde etkileneceği ifade ediliyor. Özellikle Çin’in enerji arzının yaklaşık yüzde 17’sinin risk altında olduğu değerlendiriliyor.
Avrupa’da gaz ve benzin fiyatlarının artmasıyla birlikte ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 1 oranında yavaşlaması bekleniyor. Suudi Arabistan ise petrol fiyatlarının yükselmesiyle kısa vadede gelir artışı yaşayabilir, ancak uzun vadede altyapı ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabilir.
ERDOĞAN: ÇATIŞMANIN SONUÇLARI ÇOK CİDDİ OLUR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savaşın ilk günlerinde yaptığı açıklamalarda, çatışmaların büyümesinin küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Erdoğan, “Gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir tablonun ortaya çıkaracağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri hiçbir ülke taşıyamaz. Bu nedenle yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi şarttır.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



