
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Orta Doğu’da yaşanan insani trajedi karşısında kayıtsız kalmamız mümkün değildir. İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik saldırıları ile Filistin halkına karşı işlediği vahim suçlar, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemekle kalmamakta, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliğini, ekonomisini ve ahlaki duruşunu da olumsuz etkilemektedir” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Hırvatistan Parlamentosu’nun ev sahipliğinde Zagreb Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi’nde düzenlenen Üç Deniz Girişimi Parlamenter Zirvesi’nde bir konuşma yaptı. Bu toplantının, Türkiye’nin ilk kez “stratejik ortak” olarak katılım sağlaması açısından ayrı bir önem taşıdığını belirtti.
Kurtulmuş, Üç Deniz Girişimi’ni yalnızca bağlantısallığın güçlendirilmesine katkı sağlayan bir platform olarak değil, aynı zamanda bölgesel sahiplik ilkesi temelinde şekillenen kapsayıcı bir stratejik iş birliği ve istişare zemini olarak değerlendirdiğini ifade etti. “Karadeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip kıyıdaş ülke olarak Türkiye’nin girişim ile ilişkilerini daha da derinleştirmeye ve iş birliğini çok boyutlu şekilde geliştirmeye kararlı olduğunu belirtmek isterim” dedi.
Türkiye’nin jeostratejik konumu ve modern altyapısı sayesinde, dünyanın farklı bölgeleri arasında bağlantı tesis edilmesine geniş fırsatlar sunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Asya ile Avrupa’yı, Güney Kafkasya ve Orta Asya üzerinden birbirine bağlayan Orta Koridor ile Körfez’den Avrupa’ya uzanan kuzey-güney eksenli Kalkınma Yolu gibi projeler, bölgesel ve küresel bağlantısallığın güçlendirilmesindeki stratejik rolümüzü vurgulamaktadır. Akıllı ulaşım, yeşil lojistik ve dijital altyapı alanlarındaki ulusal stratejilerimiz de Üç Deniz Girişimi’ne ilave katkılar sağlayacaktır. Bu bağlamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak Üç Deniz Girişimi hedeflerine ulaşılmasının kolaylaştırılması amacıyla parlamentolar arası diyaloğa katkıda bulunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isterim” diye ekledi.
Kurtulmuş, “Kurallara dayalı uluslararası düzen hem meşruiyet hem de işlev bakımından ciddi bir aşınmaya uğramıştır” şeklinde bir değerlendirme yaptı. İran’a karşı savaş ile Ukrayna ve Orta Doğu’da devam eden çatışmaların, küresel bağlantısallığın jeopolitik gerilimler karşısında ne denli kırılgan olduğunu hatırlattığını ifade etti.
Kurtulmuş, “Artık açıkça görülmektedir ki Sudan’daki insani felaket, Ukrayna’da dört yıldır süregelen savaş, Gazze’deki soykırım ve İsrail ile ABD’nin İran’a karşı savaşı, yalnızca bir küresel krize değil, 1945 sonrası kurulan uluslararası düzenin sarsıcı bir şekilde çözülmesine işaret etmektedir. Mevcut tablo, hukuksuzluğun olağanlaştığı, gücün hukukun yerini aldığı, uluslararası mekanizmaların ise büyük ölçüde etkisiz kaldığı sistemik bir krizi yansıtmaktadır. Kurumlar şeklen varlığını sürdürmekte ancak etkileri son derece sınırlı kalmaktadır” dedi.
Kurtulmuş, Karadeniz’de güvenliğin kıyıdaş ülkeler, Avrupa ve ötesi için hayati bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşın, bölge için başlıca tehdit unsuru niteliğinde olduğunu belirtti.
Türkiye’nin, savaşın başlangıcından bu yana, Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve Kırım dahil olmak üzere toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğini ifade ettiğini aktaran Kurtulmuş, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler şartları çerçevesinde, Ukrayna ile Rusya arasında adil ve kalıcı bir barışın müzakereler yoluyla tesis edilmesi amacıyla yürütülen diplomatik çabalara Türkiye olarak öncülük ettiklerini kaydetti.
Kurtulmuş, “Güney Kafkasya’da sağlanacak kalıcı barış, bölgesel bağlantısallığı önemli ölçüde güçlendirecektir” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü saldırılara da değinen Kurtulmuş, “Orta Doğu’da yaşanan insani trajedi karşısında kayıtsız kalmamız mümkün değildir. İsrail’in İran ve Lübnan’a yönelik saldırıları ile Filistin halkına karşı işlediği vahim suçlar, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemekle kalmamakta, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliğini, ekonomisini ve ahlaki duruşunu olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunma yönündeki çabalarımızı artırmalı, Filistin halkına karşı işlenen suçlara karşı sesimizi daha güçlü yükseltmeli ve iki devletli çözüm temelinde, 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklemeliyiz” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, TBMM’nin Üç Deniz Girişimi parlamentolarıyla yakın iş birliği içinde çalışmaya, iş birliğini güçlendirmeye ve girişimi kamuoyuna daha etkin bir şekilde tanıtmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



