Ortak Çıkarlar İçin Güçlü Meslek Örgütlenmesi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ortak Çıkarlar İçin Güçlü Meslek Örgütlenmesi

iahaber Haber Merkezi

Dr. Emel Sakınç Çağlar*

Bireylerin ortak düşünceler, çıkarlar, duygular ve çabalar etrafında bir araya gelmesi, ilişkiler kurarak örgütlenmeleri toplumsal bir gereklilik haline gelir.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Ancak, oluşturulan birlikteliğin sahiplenilmesi, düzenli ilişkilerin sürdürülebilmesi ve ortak çıkarların ön planda tutulması için, bireylerin bu çıkarları dikkate alarak hareket etmeleri gerekmektedir.

Bir toplumda, en küçük yapı olan aileden başlayarak, bireysel çıkarların ortak bir hedef etrafında birleşmesi sosyal ve ahlaki varoluşun temelini oluşturur. Ortak çıkarları olan bireylerin bir arada hareket etmesi, yalnızca maddi kazançları korumak için değil, aynı zamanda düşünce ve duygu alışverişi yapabilmek, haksızlığa uğrama korkusunu bertaraf edebilmek ve benzerleriyle etkili bir etkileşim kurabilmek içindir.

Durkheim, meslek örgütlerini yalnızca üyelerinin ekonomik çıkarlarına hizmet eden bir yapı olarak değil, aynı zamanda ortak yaşamın normal işleyişi için zorunlu bir organizasyon biçimi olarak tanımlar. İntiharın toplumsal nedenlerini ele aldığı eserinde, toplumsal huzursuzluğun önlenmesi için güçlü bir meslek örgütlenmesini önerir.

Durkheim’a göre, meslek örgütleri kuralsızlığı önlemek ve toplumsal bütünlüğü sağlamak amacıyla devlet ile birey arasında köprü işlevi gören kurumsal yapılardır.

Her mesleki iş bölümünde, işleyişin düzenini ve meslektaşların birbirlerine ve topluma karşı olan sorumluluklarını belirleyecek yazılı ya da yazılı olmayan kuralların varlığı gereklidir. Bu kurallar, bireylerin bencilliklerini törpüleyerek daha diğerkâm bir yaklaşım sergilemelerine olanak tanır.

Mesleğini icra eden herkesin, yasal yetkilerle desteklenen kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin doğal bir üyesi olması beklenir. Ancak, ortak çıkarların kazanılmasıyla mümkün olan bireysel ve toplumsal iyilik hali, bu üyeliği zorunlu kılar.

Günümüzde yaşanan ekonomik ve toplumsal koşullar, bireylerin hem kendileriyle hem de çevrelerindeki diğer insanlarla olan bağlarını zedelemektedir. Saygınlık, başarı ve prestij gibi kavramların daha çok maddi kazançla ilişkilendirilmesi, rekabetin kaçınılmaz olarak günlük yaşamı ve sosyal ilişkileri olumsuz etkilemesine yol açmaktadır. Bireysel iktidar arzusu ve başarı kaygısı, toplumsal kaygı bozukluklarını bireysel olarak çözmeyi imkansız hale getirir.

Hekimliğin toplum içindeki saygınlığı, tarih boyunca doktorların kazandığı parayla ölçülmemiştir ve bu ölçüm hiçbir zaman mümkün olmamıştır. Bugün, hekimlere uygulanan bireysel hedef katsayıları gibi rekabetçi ve zorlayıcı performans ödemeleri, ortak mesleki çıkarlarımızı ve saygınlığımızı zedelemekte; aramızdaki bağları daha da zayıflatmaktadır.

Bu nedenle, ortak yaşamımızın sağlıklı bir şekilde işleyişi için zorunlu bir örgütlenme biçimi olarak, Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odalarımız bünyesinde mesleki saygınlığımızı korumak amacıyla bir araya gelmemiz elzemdir.

*Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi, İç Hastalıkları Uzmanı

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın