
AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusunu değerlendirmek amacıyla toplandı. Kararın önümüzdeki aylarda kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Osman Kavala davasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire duruşmasını yerinde izleme fırsatı buldu.
3 bin 64 gündür süren tutukluluğu büyük bir hukuksuzluk olarak tanımlayan Bankoğlu, “Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını bile uygulamayan bir iktidarın ‘iç hukuk’ savunması samimiyetten uzaktır” dedi.
CHP adına, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile birlikte Strazburg’da bulunan Aysu Bankoğlu, duruşma sonrasında önemli açıklamalarda bulundu.
Avrupa hukuk tarihinde bir ilke olan “ihlal prosedürü” çerçevesinde gerçekleştirilen duruşmayı izleyen Bankoğlu, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk devleti kimliğinin ciddi bir sınavdan geçtiğini vurguladı.
DURUŞMADA “CAN ATALAY VE TAYFUN KAHRAMAN” ÇIKIŞI
Duruşmada hükümetin, Anayasa Mahkemesi’nin henüz kararını vermediğini öne sürerek “iç hukuk yolları tükenmedi” savunması yaptığını belirten Bankoğlu, bu iddiaya verilen yanıtın önemine dikkat çekti:
“Hükümet yetkilileri mahkemede ‘iç hukuk yollarını bekleyin’ diyor, ancak Osman Kavala’nın avukatları ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri bu iddiayı kürsüden çürüttü. Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararlarını hatırlattılar. Hükümet bir yandan ‘AYM karar versin’ diyor, öte yandan verilmiş kararları hiçe sayıyor. Bu, Türkiye’de yargı mekanizmasının etkinliğini yitirdiğinin en açık kanıtıdır.”
3 BİN 64 GÜNLÜK HUKUKSUZLUK
Bankoğlu, duruşma çıkışında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada tam 3 bin 64 gündür devam eden, adaletin askıya alındığı bir süreci takip ediyoruz. AİHM’in en yüksek karar organı olan 17 hakimli Büyük Daire önündeyiz. Bu dava artık sadece bireysel bir meselenin ötesine geçmiş, Türkiye’nin Avrupa ile olan ilişkilerinin ve evrensel hukuk standartlarının önündeki en büyük engel haline gelmiştir.”
“ANAYASA 90. MADDE TARTIŞMAYA KAPALIDIR”
“Anayasamızın 90. maddesi son derece nettir; uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları hukuk hiyerarşimizin en üst sırasındadır. Kararların sadece işe geldiğinde uygulanıp, diğer durumlarda görmezden gelinmesi bir Anayasal suçtur. Ya bir hukuk devletisinizdir ya da değilsinizdir; bunun ortası yoktur.”
DURUŞMADA NELER YAŞANDI?
Duruşmanın içeriğine dair teknik bilgiler paylaşan Bankoğlu, mahkemenin bugün sadece bir tutukluluk meselesini değil, geniş bir hak ihlali yelpazesini ele aldığını belirtti:
Mahkeme; 3. (işkence yasağı), 5. (özgürlük ve güvenlik hakkı), 6. (adil yargılanma), 10. (ifade özgürlüğü) ve özellikle 18. (hakların siyasi amaçla kısıtlanması) maddeleri dahil birçok ihlal iddiasını inceledi. Hükümet kanadı savunmasında “Gezi olaylarını” anlatarak, AYM’nin henüz karar vermediğini ve “iç hukuk yollarının tükenmediğini” savundu. Duruşmada Kavala’nın avukatları ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri de beyanlarda bulundu.
“BU HUKUK UTANCINA SON VERİLSİN!”
Sürecin devamına ilişkin teknik detayları aktaran Bankoğlu, şunları kaydetti:
“Duruşmadan sonra heyet müzakereye çekilecek. Önce bir ön oylama yapılacak, buna göre karar yazılacak. Karar yazıldıktan sonra Büyük Daire’ye tekrar gelecek ve resmi oylama süreci tamamlanacaktır. Karar, ilerleyen bir tarihte yazılı olarak ilan edilecektir. Yargıyı siyasi bir araç olarak kullanma anlayışından derhal uzaklaşılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti, kendi Anayasasına ve imzacısı olduğu uluslararası sözleşmelere sadık kalmalıdır. Osman Kavala hakkındaki kesinleşmiş ihlal kararları derhal uygulanmalı ve bu hukuk utancına son verilmelidir. Biz adaletin tecelli etmesi için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Adalet, hemen şimdi!”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



