
GÜNLÜĞÜMÜN SAYFALARI ARASINDAN – 12
Gece saatlerinde, günlüğümün sayfaları arasında kaybolmuş durumdayım, geçmişin izleriyle dolu olan hatıralarla…
İstanbul, 20 Ekim 2018
Sevgili Osman Kavala, bir yıldır hakkında herhangi bir iddianame olmadan hapiste tutuluyor…
Sonrasında hukuk ve adalet kavramları gündeme geliyor…
Bu duruma dair utanma hissi taşımayanlar kimler?
O kadar gürültü, o kadar Kasımpaşa kabadayılığı varken, Rahip Brunson serbest bırakılıyor…
Ve yine hukuk, bağımsız yargı gibi söylemler öne çıkıyor…
Utanma hissi yok mu?
En yüksek mahkemeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi, “O dosyayla gözaltına bile alınamaz” derken,
Mehmet Altan’a ömür boyu hapis cezası veriliyor…
Ve yine hukuk ve adalet vurgusu yapılıyor…
Utanma hissi taşıyan yok mu?
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri, Türkiye’ye gelecek,
hükümet kendisine hiçbir randevu vermeyecek,
Saray medyasında hedef haline getirilecek,
Türkiye düşmanı olarak damgalanacak…
Ve sonrasında Avrupa Birliği, demokrasi gibi kavramlardan bahsediliyor…
Utanma hissi yok mu?
Bu durum, gerçekten üzücü.
Rahip Brunson serbest bırakılıyor.
Ailesi, Erdoğan’a teşekkürlerini sunuyor.
Başkan Trump, Erdoğan’a teşekkür ediyor.
Erdoğan, padişah mı?
Saray’daki Sultan mı?
Erdoğan, başını eğip inkar etmeye çalışıyor,
“Ben değil, yargı serbest bıraktı” demeye getiriyor.
Ancak bu durum inandırıcı olmaktan uzak.
Herkesi güldürüyor.
Çünkü, bu ülkede yargının bağımsız olmadığını aklı başında herkes biliyor.
O kadar çok örnek var ki…
Osman Kavala örneği bile, bu ülkede hukuka ve adalete veda edildiğini açıkça gösteriyor.
Sevgili Osman, 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Ekim 2017’de,
yani Kavala’nın gözaltına alınmasından sadece altı gün sonra partisinin grup toplantısında şöyle ifade etti:
“Türkiye’nin Soros’unun havası çıktı ortaya.
Bağlantıları çıktı ortaya.
Yaa siz kime neyi yutturuyorsunuz?
Taksim olaylarının arkasında bakıyorsunuz aynı kişi.
Bakıyorsunuz belli yerlere ciddi manada kaynak aktarımının arkasında bunu görüyorsunuz.”
Bu sözler Erdoğan’a ait.
Kendini savcı, hâkim ve mahkeme yerine koyuyor.
Osman Kavala’ya dair iddiaları ve kararları zaten açıklıyor.
Yani cezayı kesmiş oluyor.
Gerçekten Erdoğan, cezayı kesmiş olmalı ki
aradan bir yıl geçmesine rağmen, hâlâ bir savcı dahi iki satırlık bir iddianame yazmamış durumda.
Osman hâlâ Silivri’de…
Sonrasında hukuk ve adalet vurgusu yapılıyor…
Hukuk cinayetleri o kadar fazla ki.
İnandırıcılığınızı kaybetmiş durumdasınız.
Bu ülkede iktidar odaklarına ve yargıya olan güven hızla eriyor.
Bu sürecin tersine döneceğini düşünenler ise yanılıyor.
Tek adam yönetimi altında işler iyiye değil, kötüye gidiyor ve gitmeye devam ediyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



