
BURSA (İGFA) – Osmangazi Belediyesi, bölgedeki vatandaşların çeşitli alanlarda kendilerini geliştirmelerine yardımcı olabilmek amacıyla düzenlediği atölye çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Bu etkinlikler arasında yer alan “Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”nde, katılımcılara duygu durumunu olumsuzdan olumluya çevirebilecek kelime ve ifade biçimleri öğretildi.
Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleşen atölyede, İnsan Kaynakları Danışmanı ve Eğitmen Sezgin Akgün Hacızade, beyin kimyasallarının insan davranışları üzerindeki etkilerini örneklerle açıkladı. Hacızade, mutluluk, motivasyon ve sosyal bağ kurma süreçlerinde etkili olan hormonlara vurgu yaparak katılımcılara değerli bilgiler sundu.
Atölye kapsamında, karşılıksız olarak yapılan iyiliklerin insan vücudunda oksitosin hormonunun salgılanmasını artırdığı ifade edildi. Bu hormonun, bireylerin kendilerine ve çevrelerine karşı daha şefkatli, anlayışlı ve merhametli olmalarına yardımcı olduğu belirtildi. Katılımcılar, küçük iyiliklerin bireysel mutluluğun yanı sıra toplumsal dayanışmayı da güçlendirdiği konusunda farkındalık elde etti.
“OLUMSUZ KURULAN CÜMLELER İNSAN İLİŞKİLERİNİ OLUMSUZ ANLAMDA ETKİLİYOR”
Hacızade, vücut ve beynimizde salgılanan kimyasalların duygularımız, davranışlarımız ve düşüncelerimiz üzerindeki etkisini vurgulayarak, “Kullandığımız kelimeler ve beden dilimizle duygularımıza müdahale edebilir, onları dönüştürebiliriz. Bugün katılımcılara, hangi kelimelerle oksitosin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını destekleyebileceğimizi ve duygu durumumuzu olumsuzdan olumluya çevirebileceğimizi anlatmaya çalıştık. Özellikle ‘ama’ kelimesi kritik bir öneme sahip. Bir kişiyi överken ya da eleştirirken ‘ama’ kelimesini kullandığımızda, öncesinde söylediğimiz olumlu ifadeleri adeta yok saymış oluyoruz. Bu da iletişimi zayıflatıyor. Olumsuz ifadelerle kurulan cümleler, insan ilişkilerini olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin, ‘Ben filanca kişiyle anlaşamıyorum’ dediğimizde, beynimiz bu durumu kesin bir yargı olarak kabul ediyor ve çözüm üretme sürecini durduruyor. Oysa ‘Filanca kişiyle henüz anlaşma yolunu bulamadım’ dediğimizde, beynimiz iletişime açık kalıyor ve çözüm aramaya devam ediyor.” şeklinde konuştu.
“KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPTIĞIMIZDA OKSİTOSİN SALGILIYORUZ”
Uzun süre bilgisayar başında oturmanın vücut ve beyin üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Hacızade, “Dik durduğumuzda ve daha aktif hareket ettiğimizde, beynimize olumlu düşünceler gelmeye başlıyor. İnsanların sizi dinlemesi için öncelikle kişinin kendini dinlemesi gerekiyor. Kendini dinlemeyen birinin başkaları tarafından fark edilmesi de mümkün değil. İletişim, öncelikle kişinin kendi içinde başlar. Bu noktada kendimize karşı şefkatli ve merhametli olmamız oldukça önemli. Herkes hata yapabilir ve bu hataların büyük bir kısmı telafi edilebilir. İyi bir iletişim kurmak, insanın hayatına önemli katkılar sağlar. Oksitosin, beyin ve kalpte salgılanan önemli bir kimyasaldır. İyi niyetli, yapıcı ve olumlu davranışlar sergilediğimizde bu hormonun salgılanmasını artırırız. Oksitosin, öncelikle kişinin kendisine karşı daha şefkatli ve anlayışlı olmasını destekler. Bu kimyasal, en kolay karşılıksız iyilik yaptığımızda salgılanır. Beklenti olmadan birine yardım ettiğimizde, hem kendimiz hem de çevremiz için olumlu bir etki yaratırız. Bu atölye çalışmasını özetleyecek olursak; ‘Duruşunu değiştir, duygun değişsin’ diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“Duygusal Dayanıklılık Atölyesi”ne katılan vatandaşlar, edindikleri bilgilerin önemine dikkat çekerek bu güzel etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini iletti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



