Özal’ın Vasiyeti: Siyasetle Çözüm Zamanı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Özal’ın Vasiyeti: Siyasetle Çözüm Zamanı!

Çankaya Köşkü… 1992 yılı… Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekillerini kabul etti.
Konuşmasında, dinlediği sorunlara dair önemli bir mesaj verdi:
“Bu mesele sopayla, silahla çözülmez.”

Meselenin siyasi bir çözümle halledilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kürt meselesini mutlaka çözeceğim. Bu benim, milletime son hizmetim olacak.” ifadeleriyle bu konudaki kararlılığını belirtti. Ancak, bu sözler, 17 Nisan 1993 Cumartesi günü, Özal’ın vefatıyla yarım kaldı.
Üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen, Özal’ın vasiyet niteliğindeki bu sözleri hala Türkiye’nin gündeminde:
“Silahla değil, siyaseten çözüm.”

***

İftira

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde önemli hizmetler gerçekleştirmiştir. (Sayfa 7.)
Bu mesele, her hükümetin gündeminde yer almıştır; bu konuda farklı düşünenler yanılıyorlar. (Sayfa 8.)
Türkiye’de bu konuda ayrımcılık yapıldığı iddiasında bulunanların alnını karışlarım. (Sayfa 8.)

Özal’ın 8. sayfada dile getirdiği konu başlığı:
“Ayırım iddiası iftiradır.” Unutulmamalı ki;
Bu konuşma, kitapçık olarak basılmıştır… Başbakanlık Basımevi-Ankara… 1992.
Özal, hangi konuya değinirse değinsin, mutlaka bir başlık kullanmıştır.

***

Kimin haddine?

Özal’ın konuşmasında yer alan bir diğer başlık “Kimin haddine?” olarak geçiyor.
Kelime kelimesine şunları söyledi:
“Hiç kimse böyle hayallere kapılmasın. Türkiye Cumhuriyeti, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü kimse tarafından ihlal ettirmeyecektir. Yurdumuzun bölünmeyeceğini şimdiden garanti ederim. Sonuna kadar, herkesle dişe diş, göze göz, yılmadan mücadele ederiz. Biz bu topraklarda 1000 senedir varız. Sonsuza dek de bu topraklar bu milletin elindedir. Hiç kimse alamaz.”

***

‘Birliğinizi sıkı tutun’

Cumhurbaşkanı Özal, konuşmasına son vermeden önce Kur’an-ı Kerim’den alıntı yaptı:
“Birliğinizi sımsıkı tutun, Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, yoksa bölünür, parçalanırsınız. O vakit kuvvetiniz gider, kaybolursunuz. Ne zaman birliğimiz sağlamsa, o zaman güçlüyüz. Yaşananların hepsi bize ileride ders olacak. Ve inşallah, Allah’ın izniyle, Türkiye bu beladan kurtulacak. İnsanlarımıza daha mutlu, daha müreffeh, daha ileriye dönük, gelecek nesilleri çok daha sağlam bir Türkiye bırakmalıyız.”
Alkışlar… Ayakta alkışlar.

***

Hayal… İstismar

Konuşma oldukça uzundu… 16 sayfa.
İlk sayfalarda, “Türkiye ne haldeydi? Güneydoğu… Kalkınma…” konularına değinirken, sayfa 7’de Özal asıl konuya girdi:
“Siyasetçiler… Siyasi avantaj sağlamak isteyenler, genellikle Doğu ve Güneydoğu meselesini büyük ölçüde abartmış ve maalesef istismar etmişlerdir. Şartlara dikkat etmeden, gelişme imkânlarını düşünmeden, devletin gücünü ölçmeden bu meselelerde ya hayal kurmuşlardır ya da istismarı öne çıkarmışlardır.”

***

‘Maalesef’

Konu başlığı “Bölge insanı ve terör.” (Sayfa 10.)
Terördeki tırmanış, maalesef bölge insanı aleyhine olmuştur.
Açık ve samimi söylemek gerekirse, bunun sonucunda bu bölge fakirleşecektir.
Teröristlerin amacı da tam olarak budur. İstedikleri, bölge insanının işsiz kalmasıdır.
Sonuç olarak, bu bölge ile Türkiye arasındaki farkın açılmasıdır.

***

Değişen milliyetçilik

Günümüzde milliyetçilik kavramları değişmiştir… Irkçılık değildir milliyetçilik.
Bu sözlerin sahibi Turgut Özal. (Sayfa 14.)
Konuşmasının devamında, “Biz bir milletiz… Etnik farklılığımız ne olursa olsun. Hatta ben şunu söyleyebilirim… Bizim kadar karışmış, birbirine entegre olmuş bir millet olmak da öyle kolay değildir.” dedi.
Özal, bu etnik zenginliği anlatırken, Kafkasya ve Balkanlar’dan gelenleri örnek gösterdi.
Arkadaşları arasında Çerkez, Boşnak, Türkmen, Kürt, Laz ve Gürcülerin olduğunu belirtti.
Sonrasında, Amerika örneğini vererek, her ülkeden insanın geldiğini, kimi “Ben İtalyan asıllı Amerikalıyım” dediğini, bazılarının ise “Türk Amerikalıyım” şeklinde yanıt verdiğini ifade etti.

***

Çocukluk… Portakal ve muz

Diyarbakır… 6 Ekim 1992 Salı… Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Dicle Üniversitesi’nin 1992-1993 eğitim-öğretim yılı açılış konuşması için kürsüdeydi.
Konu başlığı:
“Güneydoğu Anadolu sorunu nedir, ne değildir?”
Konuşmasının başında çocukluk ve gençlik günlerinden bahsetti:

“Doğum yerim Malatya… 1927… Çok küçük yaşta Malatya’dan ayrıldım… 2-3 yaşlarımda… Babam Ziraat Bankası’nda memurdu, annem öğretmendi.
Sırasıyla Söğüt, Silifke, Mardin, Kayseri ve en sonunda İstanbul’da çocukluk ve gençlik dönemimi tamamladım.
Portakalı ve muzu hiç görmedik; bu meyveleri babam Silifke’ye tayin olduğunda gördük.”

***

Ne tahmini? Gerçeğin ta kendisi

Başlık… “Terörün ardında kimler var?”
Özal’ın bu başlık altındaki ilk cümlesi:
“Benim bir tahminim var.”
Özal’ın tahmini, “Terör hareketlerinin kökünde başka ülkelerin özel arzularının yattığı ve silahların da onların verdiği.”
Tahmin bile değil, bu apaçık bir gerçektir.
Cemil Çiçek, Özal’ın yakın çevresindeydi. Defalarca, “Terörün arkasında en az 28 yabancı ülke var” demekten dillerinde tüy bitmiştir.

***

Ah! Keşke…

Turgut Özal’ın Dicle Üniversitesi’nde yaptığı konuşma, 16 sayfalık bir kitapçık olarak basılmıştır.
Keşke yeniden basılsa ve dağıtılabilse.
Milletvekillerine, terörsüz Türkiye projesini destekleyenlere, eleştirenlere ve karşı çıkanlara ulaştırılsa.
Özal’ın, Diyarbakır’da konuştuğu günü çok iyi hatırlıyorum; o dönem siyaset oldukça gergindi.

Özal’ı dinleyen ve sözlerine katılan birçok insan vardı. Ancak

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın