
Haber: Berfin BAYSAN – Kamera: Akın KÜÇÜKKURT
(İZMİR) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Atatürk konusunda taviz vermeyen ve Cumhuriyet’in kuruluşu hakkında ödün vermeyen tüm siyasi partileri bir araya gelmeye davet ediyorum. Böylece Türkiye’de normalleşme sağlanabilir, hukuk devleti kurulabilir ve bu çöküş dönemi, bu çürüme süreci sona erebilir” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Özdağ, İzmir’in Buca ilçesinde partisinin ilçe başkanlığı binasının açılışına katıldı. Açılış sonrasında ANKA Haber Ajansı’na verdiği röportajda, güncel meseleler üzerine görüşlerini paylaştı.
Ankara’da devam eden maden işçileri eylemine değinen Özdağ, “Maden işçileri, emeklerinin karşılığını talep ediyorlar. Uzun süredir çalışıyorlar ve hala ücretlerini alamıyorlar. Bu durum, onların en doğal hakkı. Çaresizlikten dolayı insanlar Ankara’nın ortasında toplanarak protesto yapıyorlar; üstlerindeki gömlekleri çıkararak oraya yazılar yazıyorlar. Bu, ne kadar çaresiz olduklarının bir göstergesi. Birbirine sarılan baba ve çocuk manzaraları… Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik gücünün 1,6 trilyon dolara ulaştığını söylüyor. Ancak bu durumdan açlık fotoğrafları da geliyor. Türkiye’de küçük bir azınlık zenginleşirken, geniş bir kitle fakirleşme süreci yaşıyor. Ekonomi açısından tablo bu şekilde” dedi.
“Devletin görevi yurttaşları korumaktır”
Gülistan Doku soruşturması çerçevesinde eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutukluluğuna ilişkin de açıklamalar yapan Özdağ, şunları ifade etti:
“Devlet, yurttaşların can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Vali, hükümetin değil, devletin temsilcisidir. Tunceli’deki vali, vatandaşın canını, malını ve namusunu koruması gereken bir temsilci olarak, adaletin önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Oğlunun işlediği cinayeti örtbas etmek için devletin imkanlarını ve memurlarını kullanmıştır. Ancak bu sadece bireysel bir suç değil; birçok devlet görevlisi bu suça ortak olmuştur. Hiç kimse çıkıp bu durumu suç olarak nitelendirememiştir. Bazı kişiler menfaat karşılığında, bazıları ise gönüllü olarak olayı örtbas etmek için valiyle işbirliği yapmışlardır. Bu, devletin çürüme sürecidir ve kabul edilemez. Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olay. Ancak bu durum, devlet kurumlarının yaptığı bir hamleyle ortaya çıkarılıyor. Bir vali olayı kapatmaya çalışırken, başka bir vali ve başsavcı, suçluların adalete teslim edilmesini sağlıyor. Yani devlet, tüm bozulmalara rağmen varlığını sürdürüyor; bu da olumlu bir durum.”
Özdağ, “Umarım bu süreç bir an önce sonuçlanır. O gün orada bulunup görevde olan ve olayı bilip göz yumanlar da yargı önüne çıkarılır ve hesap verirler. Küçük bir yerde bu tür delillerin karartılması söz konusu olamaz. Nitekim, soruşturmanın yeniden başlaması da bu durumu bilen birinin yaptığı açıklama sonucunda gerçekleşti. Bu, devlet adına üzüntü verici, ancak geleceği adına umut verici bir durum” dedi.
“Atatürk konusunda taviz vermeyen bütün siyasi partileri bir arada olmaya davet ediyorum”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun İzmir’de yaptığı “Zafer Partisi ile ittifak düşünür müsünüz?” sorusuna verdiği “Biz milletle ittifak yapmayı düşünüyoruz” yanıtını değerlendiren Özdağ, “Eğer millet Türk milleti ise sorun yok. Biz de Türk milletiyle ittifak yapıyoruz. O zaman İYİ Parti ile ittifak ortağımız aynı. Bu da bizi Türk milletiyle ittifak doğrultusunda bir araya getirecektir. Ancak şaka bir yana, mevcut siyasal sistem ve seçim sistemi ittifakları zorunlu hale getiriyor. İYİ Parti veya Zafer Partisi’nin baraj sıkıntısı olduğunu düşünmüyorum. Anketlerimiz de bunu gösteriyor. Ancak mesele, Türkiye için daha iyi bir durum yaratmak. Bu, sadece İYİ Parti ve Zafer Partisi değil, diğer partiler için de geçerli. Atatürk konusunda taviz vermeyen tüm siyasi partileri bir araya gelmeye davet ediyorum ki Türkiye normalleşsin, hukuk devleti kurulsun ve mevcut çöküş dönemi sona ersin. Yorulmuş Türkiye’ye bir şey verme imkanı kalmamış olan AK Parti iktidarının sona ermesi, herkes için faydalı olacaktır” dedi.
“PKK silah bırakmadı, silah bırakmamış bir örgütle niye görüşüyorsunuz?”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Terörsüz Türkiye sürecinde, terör örgütü PKK’nın silah bırakma takvimine riayet etmediğine” yönelik sözlerine de Özdağ, “Numan Kurtulmuş’u son yıllarda şaşkınlıkla izliyoruz. Kendisi, Türk üniversiteleri camiasının seçkin bir üyesi ve iyi bir bilim insanı. Ancak bu tür açıklamalar yapması bizi şaşırtıyor. Bu süreç başladığından beri PKK ile yapılan görüşmelerin önemli isimlerinden biri olmaya çalışıyor. Daha önce ‘Kürtlerle barışmazsak, ABD bölge ülkelerini böler’ diyerek açıklama yaptı. Bu açıklamalarını daha sonra parlamentoda resmi bir zemine taşıyarak bir komisyon oluşturdu. Ancak bu komisyonun hukuki bir temeli bulunmuyor. Ayrıca, PKK silah bırakmadıysa, neden bu görüşmelere başlandı? Sizin daha önce ‘PKK silah bıraktıktan sonra bu süreci başlatacağız’ dediğiniz doğru değil mi? Demek ki PKK silah bırakmadı. O zaman, silah bırakmamış bir örgütle neden görüşüyorsunuz? Bu soruları sormaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



