
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İyi Parti ile olası bir seçim ittifakı hakkında yaptığı açıklamada, “Biz İyi Parti ile ittifaka açığız. Ve İyi Parti tabanı da Zafer Partisi tabanı da ittifak istiyor. Belki de Türk siyasetindeki en doğal ittifaktır” ifadelerini kullandı. Başkanlık sistemi nedeniyle Türkiye’de 2,5 parti kalacağına dair yorumlara dikkat çeken Özdağ, “Şimdi TBMM’ye Öcalan komisyonunun raporu geliyor. Anayasadan Türklük çıkacak, Öcalan’ın serbest bırakılması süreci başlayacak, Selahattin Demirtaş serbest bırakılacak, PKK’lılara af çıkacak. Seçimlere böyle gideceğiz. CHP de bu sürecin bir parçası olacak. Keyifle izliyoruz, ‘iki buçuk parti’ diyenleri. ‘Kasımda da seçimleri kazanırız’ diye gidecekler. Ama mümkün olmayacak. Şimdi Bahçeli’nin kendisi de sandığa gömüleceği için oradan çıkış yok” yorumunu yaptı.
Türkiye’de iki ayrı insan sınıfı olduğu algısını eleştiren Özdağ, “Bugün düşman ceza hukuku uygulamasıyla vatandaşların bir bölümü olağanüstü dışlanıyor. Muhalifler, 1950, 60 ve 70’li yıllarda Amerika’nın güney eyaletlerinde yaşayan zencilere benziyorlar” dedi. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davaya da değinen Özdağ, “Ekrem Bey’i yargılamak için önce Melih Gökçek’in yargılanması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. Özdağ, yargıya yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine, “Türkiye Cumhuriyeti, terörle mücadele etmek için farklı hukuk uygulamak durumunda değil, tek hukuk uygulaması yeter. Başka bir şeye ihtiyaç yok. Bana uygulanan hukuk, Demirtaş’a da uygulanmalı, Öcalan’a da uygulanmalı” ifadelerini kullandı.
2023 seçimlerinde Erdoğan’ı destekleyen Sinan Oğan’ın Zafer Partisi’nin adayı olduğunun hatırlatılması üzerine Özdağ, “Biz Sinan Oğan’ı çıkartmasaydık, birinci turda Erdoğan kazanıyordu. Matematik konuşuyor” yorumunu yaptı. Sığınmacılar konusundaki politikalarını da savunarak, “Agresif bir dil kullandık, doğru iletişim bir stratejisiydi. Çok daha net söyleyeyim. Biz yollayacağız” değerlendirmesini yaptı. Özdağ, suça sürüklenen çocuklarla ilgili tartışmalar için de diziler ve sosyal medya uyarısında bulunarak, “Türkiye artık organize suç örgütlerini ve uyuşturucuyu yaşamsal tehdit ilan etmek zorunda” dedi.
Ümit Özdağ, iahaber’te
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, iahaber Ankara Bürosu’nun başlattığı Haber Merkezi Sohbetleri kapsamında yazar, muhabir ve editörlerin sorularını yanıtladı. Özdağ, şunları söyledi:
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, iahaber Ankara Bürosu’nda
“Türkiye’de ne iki parti kalır ne iki buçuk parti kalır”
Zafer Partisi son seçimde aslında herkesi şaşırtan beklenmedik bir oy aldı. Ancak AKP ve CHP kulislerinde, Başkanlık sistemi nedeniyle “ileride iki buçuk parti kalacak” şeklinde sıkça dile getirilen bir tez var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Birincisi; Başkanlık rejiminin dayatmak istediği siyasal yapı Türkiye’nin sosyolojisine uygun değil ve Türkiye, toplumsal olarak Amerika Birleşik Devletleri olmadığı için Türkiye’de ne iki parti kalır ne iki buçuk parti kalır. Aksine Türkiye’de siyasetin sosyolojisi kendisini başkanlık rejimine dayatıyor. Hem AK Parti hem de Cumhuriyet Halk Partisi kazanabilmek için küçük partilerin kapısında dolaşıyorlar. Bu durumun en somut kanıtı, son seçimlerde AK Parti’nin HÜDA PAR’ın kapısına gitmesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de halkta sıfır karşılığı olan partilere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekili atamasıdır. Aç tavuk kendisini darı ambarında görürmüş. Eğer AKP ve Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezleri “Türkiye’de iki buçuk parti kalır” diyorsa, kendilerinin o durumda olduğunu düşünürüm. Çünkü bu Türkiye’nin siyaset sosyolojisinin doğasına aykırıdır. CHP, AKP ve DEM Parti’den bahsediyoruz yarım parti olarak. Böyle bir şey söz konusu değil.
Ayrıca Türkiye’de mevcut siyasete baktığımızda başkanlık rejimiyle birlikte çöken bir ekonomik sistem görüyoruz. Başkanlık rejimiyle birlikte dünyanın her yerinden Türkiye’ye kara para girişinin yükseldiğini, kara parayı getirenlerin de Türkiye’ye geldiğini gözlemliyoruz. Türkiye’de sanal kumar ve uyuşturucunun olağanüstü büyük miktarlarda bir parayı kontrol ettiğini görüyoruz. Ayrıca, başkanlık rejimiyle birlikte, 10 senedir toplumda orta sınıf erirken büyük katmanların fakirleştiğini ve küçük bir azınlığın yüzde 10’unun, zenginliğin yüzde 37,5’ini kontrol eder hâle geldiğini görmekteyiz. Rakamlara baktığımızda sürekli fakirleşen 44 milyonluk bir kitle var. Yine gördüğümüz şu; Türkiye’de fakirlik artarken lüks mal ithalatı da artıyor.
“En son ne zaman yemeğe gittiniz?”
Ailelerinizle en son ne zaman yemeğe çıktınız? Türkiye’de yok olan, eriyen bir orta sınıf var. Ama çok küçük ve zenginleşen bir grup da mevcut. Ben sürekli Türkiye’yi dolaşıyorum. İstanbul’da da geçen ocak ayında 19 ilçeye il protokolü uyguladım ve bir gün ayırarak dolaştım. Pazarda dolaştım, AVM’de dolaştım ama mutlu bir esnaf görmedim. Eyüp Sultan’da bir parfümeriye gittim. “Bizim işimiz çok iyi, ithalatçıyız” dedi. En pahalı parfüm 68 bin lira. Üç tane emekli yana gelse alamıyor. Satışta sıkıntı görmüyorlar çünkü birileri parfümde yıkanabiliyorlar Türkiye’de. Küçük bir yüzde 10’dan bahsediyorum.
“Kredi faizlerini düşürecekler, Mehmet Şimşek’i görevden alacaklar”
Fakirlik artarken, iktidarın Türk halkına daha fazla iş, daha fazla gelir, daha fazla istihdam ve ekonomik bir çıkış sağlamaya yönelik hiçbir politikası yok. Yapabilecekleri tek şey, 2027 başında otoyolların satışlarından elde ettikleri gelir ve para basmayla yüzde 200 zam yapmaktır. 400 milyar dolara ihtiyaçları var çünkü. Bütün maaşları, kredi faizlerini düşürecekler, Mehmet Şimşek’i görevden alacaklar, “Kasımda da seçimleri kazanırız” diye gidecekler. Ancak bunun mümkün olup olmadığını sorguluyorum. Bayramdan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Öcalan komisyonunun raporu geliyor. Bu rapor çerçevesinde anayasadan Türklük çıkacak, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması süreci başlayacak, Selahattin Demirtaş serbest bırakılacak, görevden alınan belediye başkanları göreve geri dönecekler, PKK’lılara af çıkacak. Abdullah Öcalan yeni bir parti kuracak. DEM Parti de o partinin içine geçecek. Seçimlere böyle gideceğiz.
“Bahçeli de sandığa gömüleceği için…”
Cumhuriyet Halk Partisi de bu sürecin bir parçası olacak. Keyifle izliyoruz, “iki buçuk parti” diyenleri. Siyaseti bilmiyorlar doğrusu. Hele Türk halkını hiç tanımıyor
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



