
Ankara’da 3. çocuğuna hamile olan ev kadını Eda Ö., rutin kontrol amacıyla özel bir hastaneye başvurdu. Hastanede gerçekleştirilen ultrasonografi incelemesi sonucunda, gebelik kesesinde embriyoya dair bir görüntü elde edilemediği ve ‘anembriyonik gebelik’ (boş gebelik) olabileceği belirtildi. Eda Ö., bir saat sonra gittiği devlet hastanesinde bebeğinin hayatta olduğunu öğrendi. Bebeğinin kalp atışlarının mevcut olduğunu gösteren rapor ile rahatlayan Eda Ö., özel hastanede yaşadığı durumla ilgili suç duyurusunda bulundu. Eda Ö., savcılığa sunduğu dilekçede, özel hastanedeki tetkik sonucunda Dr. O.Ş.C.’nin kendisine ‘Bebeğin yok, kalp atışı yok, gebelik ölü. Hayati risk taşımaktasınız. Bebeğin acilen alınması gerekmektedir’ dediğini ve bu işlem için 30 bin TL talep ettiğini iddia etti. Eda Ö., doktor O.Ş.C., radyoloji uzmanı Dr. N.A. ve hastane yetkililerinin ‘Çocuk düşürtmeye teşebbüs’ ve ‘Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs’ suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
‘KÜRTAJ İÇİN 30 BİN TL İSTEDİLER’
Eda Ö., hastaneye gittiklerinde uzman doktorla görüştüklerini belirterek, “Doktor, bebeğin kalp atışının durduğunu, bebeğin rahme yapıştığını, rahmin acilen temizlenmesi gerektiğini söyledi. Ardından elime yatış dosyasını uzattılar. Ancak biz eski bir müşteri olduğumuz için bu işlemi 30 bin liraya yapabileceklerini söylediler. Bunun üzerine ben bu işlemi burada yaptırmak istemediğimi belirttim ve devlet hastanesine gitmek istediğimi söyledim. Doktor ‘tamam, tercih sizin’ dedi. Devlet hastanesine gittiğimde, arada sadece 40 dakika geçmişti. Orada kan testlerimi verdim ve ultrasona yönlendirildim. Ultrason sonucunda bebeğin geç döllenme nedeniyle 6 hafta 1 günle uyumlu olduğu ve kalp atışlarının mevcut olduğu ortaya çıktı” dedi.
‘ÖZÜR DİLEYİP, HATALARINI KABUL ETTİLER’
Eda Ö., ardından tekrar özel hastaneye gittiğini belirterek, “Benden sadece özür dilendi ve hatalarının kabul edildiği ifade edildi. ‘Sizin için ne yapabiliriz?’ dediler. Ben de ‘Bunun için yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Ben çocuğu aldırmış olsaydım bunu yerine koyamayacaktınız. Ben özür kabul etmiyorum. Hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağım’ dedim. Beni ikna etmeye çalıştılar. Şikayetlerimi yaptım ve savcılık kanalıyla da şikayetlerimi oluşturmuş oldum. Bugün bana yapılan, başkasına da yapılmaya devam edecek. Eminim, bu duruma düşüp de ikinci hastane fikrine yönelmeyip direkt doktorun kararıyla kürtaj yaptıranlar olacaktır. Ağladığımı gören doktor bana, ‘Neden ağlıyorsun, en azından gebe kalıyorsun. Buraya gelen birçok kişi gebe kalamıyor, onları düşün’ dedi. Bu söylem bile hoş değil. Çıktığımda çok kötüydüm. Diğer hastaneye giderken ağlıyordum. Bu bir süreç; sağlıklı da olabilir, sağlıksız da. Ancak ‘Kalp atışı yok, rahime yapışmış’ denilen bir bebeğin kalp atışının olduğunu öğrenmek çok farklı bir duygu” ifadelerini kullandı.
SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Eda Ö., savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi aracılığıyla da şikayetlerini yaptığını belirterek, sürecin takipçisi olacağını söyledi. Hastane yetkilileri ise suçlamaları kabul etmedi. Yetkililer, anne adayına bebeğin ölü olduğuna dair bir rapor verilmediğini, embriyo izlenemediği için takip edilmesinin önerildiğini ileri sürdü.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



