Özel Hastanede Stent Skandalı: Sağlıkta Pazarlık!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Özel Hastanede Stent Skandalı: Sağlıkta Pazarlık!

“`html

Sözcü TV’de Uğur Dündar ile Arena’nın gündeme getirdiği özel hastanedeki ‘stent pazarlığı’ skandalı Türkiye’yi derinden sarsmıştı. Bu skandal, bir özel hastanede gerçekleştirilen anjiyo sürecinde hastaya farklı fiyatlardaki stent seçeneklerinin sunulmasıyla patlak verdi. Sözcü muhabiri Hazar Dost’un ortaya çıkardığı videoda, hastaya “15 bin liralık da var, 18’lik de var, 30’luk da var” şeklinde seçenekler sunulması büyük tepki topladı.

Olayın ardından Türkiye genelinde sağlık otoriteleri harekete geçti. Sağlık Bakanlığı, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hemen bir soruşturma başlatıldı. Bu süreçte, hastayla pazarlık yaptığı iddia edilen muhasebeci H.Y., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayrıca, H.Y.’nin sağlık kuruluşundaki görevine son verildiği bilgisi edinildi.

MAĞDUR HASTA ARENA’YA KONUŞTU

Skandalın yankıları sürerken, mağdur hasta Uğur Dündar ile Arena programına katılma fırsatını buldu. Olayın detaylarını aktaran hasta, yaşadığı süreci şu şekilde anlattı:

– Akşam saat 20-21 civarında tansiyonumuz yükseldi. Başkalarını engellememek için, kendi imkanlarımızla hastaneye gitmeye karar verdik. Ambulans çağırmadık ve Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne gittik. Burası devlet hastanesi ve güvendiğimiz bir yerdi. Hastaneye vardığımızda hemen müdahale edileceği söylendi.

– Üç saat sonra yoğun bakım servisine gönderileceğimiz bildirildi. Ancak hastanenin ek binası Gaziosmanpaşa’daki bir binaydı. En yakın hastane olarak buraya gitmek zorunda kaldık. Üç saat bekledikten sonra özel bir ambulans geldi. “Kroner yoğun bakıma, acil müdahale gerekli” dediler. Ben ise, “Hayır, istemiyorum, özel hastaneye gitmek istemiyorum” dedim. Ancak, “Mecburuz, oraya göndereceğiz” şeklinde yanıt aldım çünkü kalp krizi riski olduğu belirtilmişti.

– Kabul ettik ve oraya gittik. Fakat gittiğimizde hemen anjiyo işlemi için hazırlanacağımızı düşündük ama üstümüz soyuldu. O birebir tedavi sürecinden uzak durdum, gelen ekibe, “Bana bir kağıt verin, tedaviyi istemiyorum” dedim. O kağıtta “Yetkili personeliniz yok, doktorunuz yok, tedaviyi reddediyorum” diye yazıp imzaladım. Ardından elbiselerimi bıraktım ve kapının önüne çıktım.

– Bu sırada eşime 60-70 sayfalık evrak imzalatılmış. Evrakları geri almak istediğimde gece amirleri geldi ve doktorun gelmesini beklememizi istediler. 15 dakika sonra doktor geldi ve bizi ikna etti. Tekrar tedaviye başladık. Şiddetli göğüs ağrılarım vardı ve kalp krizi geçirdiğimi söylediler. Ancak, sabaha kadar gözlemleyeceklerini belirttiler. Durumun aciliyetini sorduğumda, “Eğer kalp krizi geçiriyorsam, neden sabaha kadar gözlemliyorsunuz?” dedim. Sonunda sabah olunca işlem yapılacağı bilgisini verdiler.

– Sabah olduğunda, işlemden önce para konusunda hiçbir şey konuşulmadı. Anjiyo sırasında doktor, “Stentler garanti olacak şekilde gireceğiz” dedi. Ancak daha sonra eşimin kapıda beklediğini gördüm. Eşim norm dışı tepkiler vererek pazarlık yapmaya başladı. Ben, devletin sağladığı sağlık hizmetiyle yetinmek istiyordum. “Devlet ne veriyorsa onu verin” diyordum. Ama ifade edilen rakamlar sürekli değişiyordu

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın