
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Mart tezkeresinin yıl dönümünde Ankara’da gerçekleştirilen ve Nebil Özgentürk’ün imzasını taşıyan ‘1 Mart 2003 Direnişi’ belgesel gösterimine katıldı.
Etkinlikte bir konuşma yapan CHP Lideri Özel, “Parlamento tarihinin belki de en kritik oylamalarından birinde, partimizin siyasi geçmişine ve ailelerine muazzam bir miras bırakan 22’nci dönem milletvekillerimizi ve ailelerini saygıyla selamlıyorum. Aramızda olmayanları rahmetle anıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Nebil Özgentürk’e, Uğur Mumcu Vakfı’na ve emeği geçen herkese, Mamak Belediyesi’ne büyük teşekkürlerimi sunuyorum. Bu, çok önemli ve gecikmiş bir iş. İyi ki yapılmış bir çalışma” ifadelerini kullandı.
“TUTANAĞIN ALENİYET KAZANMASI İÇİN TEKLİFTE BULUNACAĞIZ”
Özel, konuşmasında şu noktaları vurguladı:
“Son derece zor bir konu, kapalı oturumda gerçekleşmiş bir meselenin belgeselini yapmak ve halen siyasi sonuçları olan, bu durumdan korkulan bir tutum üzerine yapılan bir belgesel. Bugün Grup Başkanvekilimiz Murat Emir de bizimle. Bu hafta bir kez daha 1 Mart oylamasının tüm tutanaklarının ve gizli oturum tutanağındaki eklerin aleniyet kazanması için bir teklifte bulunacağız. Bu konu bir kez daha oylanacak ve büyük ihtimalle yine reddedilecek. Çünkü mesele, parlamento tekniği açısından ve gündelik kullanımla aradaki farklar nedeniyle biraz anlaşılması zor hale gelebiliyor. Oylama gizli değil, tezkere olduğu için aslında işari bir oylama. Ancak bu işari oylamanın sonucunda oylar kullanılırken kimin ne oy kullandığı bilinmeyecek. Görüntülerde, AK Parti’nin grup yöneticisi dolaşarak 20 imza topluyor. Oylama, 20 AK Parti milletvekilinin önerisiyle açık oylamaya dönüyor. Meclis Başkanı açık oylamanın şeklini sorduğunda ise ‘Elektronik yapalım’ diyorlar. Eğer böyle olmasaydı pusula kullanılmaz, bakanlar vekaleten oy kullanamazdı. Meclis İçtüzüğü’ne göre oylamanın AK Parti tarafından açık hale getirildiği ve pusulaların kabul edildiği anlaşılmakta. Bu nedenle 1 Mart oturumunun belgelerini açıklamıyorlar. Açıklandığı anda, tezkerenin aleyhinde oy kullanan AK Partililerin isimleri gün yüzüne çıkacak. Bu da, o isimlerin siyaseten tasfiye edildiği gerçeğini ortaya koyacak.”
“GÜÇLÜ ÜLKELERİN GÜÇLÜ KURUMLARI OLUR”
Özel, “Meclis ile Tayyip Erdoğan’ın hesaplaşması, belgeselde de vurgulandığı gibi, güçlü bir Meclis istememesi ve yetkilerine el atmasıyla alakalı. İktidar partisi Meclis grubunu bu kadar işlevsiz kılmayı ve kendi elleriyle itibarsızlaştırmayı nasıl göze alıyorlar? Güçlü ülkeler güçlü kurumlara sahiptir. Seçimle oluşturulan kurumlar, bir ülkenin en önemli unsurlarıdır. Eğer güçlü bir meclisiniz varsa, bu meclis bazı kritik kararları alabilme yeteneğine sahiptir. O gün kaybetmiş gibi görünen hükümete de büyük bir destek verilmiştir. Bu durum, uluslararası alanda muhataplarıyla daha güçlü bir şekilde müzakere etmelerine olanak tanır. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi, izin vermediği için geri dönen bir uçak gemisi, bu gücün bir örneğidir. O günden bu yana yaşanan tüm olumsuzluklar, bu gücü iyi kullanamayan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sorumluluğundadır.” dedi.
“YİNE DÜNYA KADAR MASUMUN KANI DÖKÜLECEK”
Özel, “Bugün 1 Mart tarihiyle ilgili konuşurken, başka bir Müslüman ülkeye yönelik benzer bir müdahale ihtimali var. Yine uçaklar, havadan bombardıman ve rejim değişikliği için göze alınabilecek kara harekatları gündemde. Bu durumda, masum insanların kanı dökülecek. Irak’ta nükleer silahlar bulacakları gerekçesiyle yapılan müdahale, şimdi de İran’ın nükleer kapasitesine yönelik bahanelerle tekrar ediliyor. Ancak bir ülkenin geleceğine ilişkin kararları o ülkenin halkının vermesi yerine, başkalarının karar vermesine olanak tanıyan bir durumdayız. Dikkat ederseniz, Irak’ın işgali sırasında kim ne diyordu? Bugün de İran’a benzer bir durum gündemde. Ancak saflaşmalar olmuş, bazıları kendilerini arınmış hissediyor. Bugün İran’a karşı bir tezkere önerilse, AK Parti grubunun içinde buna ‘Hayır’ diyecek birini bulmak zor, çünkü grup üzerindeki operasyonlar o kadar etkili oldu ki, 2002 dönemindeki vatanseverlerin yerini alacak isimler artık mevcut değil.” şeklinde konuştu.
“ERDOĞAN ABD’NİN İSTEKLERİNİ YERİNE GETİRMEYİ SÜRDÜRÜYOR”
Özel, “Bugün yine aynı Amerika, bu sefer Trump yönetiminde. Masum çocuklar bombardımanla öldürülürken, Müslüman kanı dökülmeye devam ediyor. Irak’ta yaşananlara ‘Evet’ diyen Erdoğan iktidarı, eğer 1 Mart tezkeresi üç oy farkla geçmemiş olsaydı, bugün Türkiye’de çok sayıda Amerikan üssü olacaktı ve ülkemiz işgal altında olacaktı. Irak bahane edilmiş, ardından Suriye ve İran bahane edilecekti. Şimdiyse, Amerika’nın çıkarları doğrultusunda isteklerini yerine getirmeye devam eden Erdoğan, Mavi Marmara saldırısı sonrası da İsrail ile anlaşmalar yapmış ve bu durumu Meclis’ten geçirerek, kamuoyunu susturmayı başarmıştır.” dedi.
“HER TÜRLÜ TAVİZİ VERMEYE YATKINLAR”
“Milletimiz, Amerika’da değişen bir şey olmadığını ve bu ülkenin kendi çıkarları için masumların kanını akıttığını görmelidir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nde de değişen bir şey yok. İçlerinden karşı çıkanların artık çıkamayacağı bir grup oluşturulmuş durumda. O gün, Amerika’nın taleplerine ‘evet’ diyenler, bugün de aynı taleplere kendi siyasi çıkarları için ‘evet’ demektedir. Sandıkta meşruiyet bulamayanlar, gücü Trump’tan elde etmeye çalışıyor. Bu nedenle, her türlü tavize açık bir duruma gelmişlerdir.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE İTTİFAKI’NIN İKTİDARINA İHTİYAÇ VAR”
Özel, “Bu ülkenin, 22’nci dönem Cumhuriyet Halk Partisi Meclis grubu ruhunu taşıyan bir iktidar partisine ve Türkiye İttifakı dediğimiz sosyal demokratlarla muhafazakâr, milliyetçi ve bu ülkenin ulusal birliğini temsil eden bir yapı ihtiyacı vardır. Bu doğrultuda çalışmak, 1 Mart’ta olup da bugün aramızda olmayanlara gösterebileceğimiz en büyük vefa duygusudur. Bu kahraman Cumhuriyet Halk Partisi 22’nci dönem grubuna gösterilebilecek en büyük vefa duygusudur. Ben, o günden bugüne böyle bir miras bırakanları bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Partinin mevcut Genel Başkanı olarak, o ruhun Türkiye’nin sadece ana muhalefet partisine değil, iktidar partisine de hâkim olduğu yarınların, ülkemizin gerçek kurtuluşu olduğuna inanıyorum. Hepinizi bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



