Özgür Özel: 2024 Zafer Yılı Olacak!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Özgür Özel: 2024 Zafer Yılı Olacak!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, SÖZCÜ TV’de yayınlanan ‘Liderler Özel’ programına katıldı. SÖZCÜ TV Genel Müdürü Güney Öztürk, Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey ve Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtlayan Özel, güncel konular hakkında dikkat çekici yorumlarda bulundu.

Özel’in SÖZCÜ TV’ye yaptığı açıklamalardan bazı önemli noktalar şöyle:

– 2023 yılı, 14 ve 28 Mayıs seçimleri ile en büyük üzüntülerin yaşandığı bir yıl oldu. Ancak 5 Kasım’daki kurultayımızla birlikte umut dolu bir yıla geçtik. 2024, partimizin 47 yıl aradan sonra birinci parti olması ve Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine hizmet edecek olan belediye başkanlarımızın göreve gelmesiyle bir zafer yılı olacak.

– 2025 yılına büyük umutlarla başladık. Yıl sonunda yaptığımız anketlerde, belediye başkanlığı memnuniyet oranımızı yüzde 59 bulduk. AK Parti’nin kendi belediyeleri için bu oran ise yüzde 61 olarak belirlenmişti.

– Bu memnuniyet oranlarının ardından bir karar alındı ve “Bunlar iktidara yürüyor” denildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki başarımız, iktidara yürüyüşümüzün temelini oluşturdu. Bizim kazandığımız belediyeler, geçmişte onların kazandıklarından çok daha geniş bir yelpazeye yayılıyor. Mersin, Adana ve Antalya gibi şehirler de bu başarıya dâhil. Bu durum, AK Parti’yi endişelendirmiş olmalı.

– 2025 yılı, çeşitli saldırılarla başladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak Akın Gürlek’in atanması, Esenyurt’a kayyum atanması ve Beşiktaş operasyonu gibi olaylar, bizi mücadeleye zorladı. Ocak ayında, Ekrem İmamoğlu hakkında yirmi yıl öncesine dayanan iftiralarla başladılar.

– Tüm kurullarımızı topladık ve Ocak ayının sonlarında Cumhurbaşkanı adayımızı erkenden belirlemeye karar verdik. Bu, hem Türkiye’nin erken seçim gündemine girmesi hem de bizim adayımızı belirlememiz açısından önemliydi.

– Ön seçim kararı aldığımız gün, diploma iptali geldi. Ekrem İmamoğlu’nun evine sabahın erken saatlerinde binlerce polisle baskın düzenlendi. Ön seçim gününde ise, adeta mafya usulleriyle, gözaltına alındı ve sandık açılışında Silivri’ye gönderildi.

– Bu olayların zamanlaması oldukça dikkat çekici. Mahkeme tarihinin 9 Mart olması, Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt’ten milletvekili seçilip Başbakanlığa gittiği günle çakışıyor. Bu tarz bir yönetim anlayışı, mafya yöntemlerini andırıyor.

– Ekrem İmamoğlu tutuklandığında, 15,5 milyon insan sandık başına gitti. Şubat ayı boyunca 1 milyon 300-400 bin üye ile bir çağrı yaptık. Son dört günde de üyelerimize “sandığa kadar eşlik edin” diyerek büyük bir kampanya yürüttük.

– 23 Mart günü, 15,5 milyon insan Cumhurbaşkanı adayını belirledi. Bu durum, ileride Türkiye’deki cumhurbaşkanı adaylarının belirlenmesinde önemli bir eşiğin aşılacağını gösteriyor.

– Sandık ve ön seçim önemli, ancak artık milletin önüne konuyor. Bu cumhurbaşkanlığı sistemi devam etsin; biz artık adayımızı milletin belirlemesinden geri dönemeyiz. Rakiplerimiz de bu gerçeğin farkında olmalı. Bu, Türkiye demokrasisinin önemli bir kazanımıdır.

– Halk yoklaması, tüzüğümüze yazdığımızda çok ileri bir adımdı. O günleri hayal dahi edemiyorduk. Ancak 19 Mart’ta karar verdik, 23 Mart’ta halk yoklaması yaptık.

‘ÖNCE FERDİ, ARDINDAN GÜLŞAH GİTTİ’

– Ferdi Zeyrek, benim çocukluk arkadaşım. Gülşah da bizimle birlikte büyüyen bir dostum. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinin belediye başkanı olmuştu. Ancak üç ay sonra hastalığı nüksetti ve Ferdi’nin ardından Gülşah’ı da kaybettik.

– Güney Temiz, Manisa’da daire başkanımızdı. O da küçük kızını bize emanet ederek gitti. Bu yaşananlar, partimizin yükünü çeken birçok arkadaşımız için büyük acılar yarattı. 2026’ya girdik ama bu kayıplar hepimizi derinden etkiledi.

– İpek’e zaman ayırma konusunda zorlanıyoruz. İpek, 2001 yılında doğdu. 2007’den beri Ankara’da yaşıyorum. Bu süreçte Türkiye’ye zarar verilmesine karşı bir mücadelemiz var. İpek, çok olgun bir çocuk; ailemize karşı oldukça anlayışlı.

– Yaşanan bu üzüntüleri aşmak ve mücadele etmek zorundayız. Şimdiye kadar 78-79 miting yaptık, birçok eylem gerçekleştirdik. Artık bu işler, siyasi rekabetten öte bir varlık-yokluk meselesine dönüştü. İçimize gömdüğümüz bir süreçteyiz.

‘ALTILI MASA GEÇTİ, ORAYA DÖNME NİYETİM YOK’

– Altılı Masa, iyi niyetle ortaya çıkmış bir yapıydı ama son evresinde parti içinde tartışmalara yol açtı. Bu süreci 4-5 Kasım Kurultayı’nda tamamladık ve artık oraya dönmeye niyetim yok.

– Yapının kendisi sorunlu. İlk uygulandığında yüzde 10 olan seçim barajı şimdi yüzde 7. Seçimlerin zorluğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Seçimden önce koalisyonlar konuşulacak hale geldi.

– Koalisyonların sona erdiği düşüncesi, büyük bir yanılgıydı. Seçim sonrası yapılan ittifaklar, seçim öncesi konuşulmaya başlandı. Altılı Masa da bu şekilde oluştu.

– Ancak bu yapı, bir zincirle bağlı koşucular gibiydi. İyi niyet var ama açıklamalar birbiriyle çelişiyor. Bu durum, halkın aklında “Bu altı lider seçimden sonra nasıl yönetecek?” sorusunu büyüttü.

– Bugün hiçbir siyasi lider “yeniden Altılı Masa kuralım” demiyor. Herkes kendi gücüne göre hareket etmeli. İttifak ihtiyacı olursa, makul bir zamanda tartışılabilir. Ancak yaşanan olaylar, seçmenle alay etmektir.

– İttifak içinde geçişler kabul edilebilir ama seçmenle alay eden bir durum yaşanamaz. CHP’nin genlerinden gelen, gerçekten CHP’li olup da AK Parti’ye giden bir milletvekilimiz yok. Olursa bu, büyük bir acı olur.

Ayrıntılar geliyor…


www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans
ve Rek. Tic. A.Ş’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın