Özgür Özel: Erken Seçim Olmazsa Erdoğan Kaybeder

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Özgür Özel: Erken Seçim Olmazsa Erdoğan Kaybeder

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçimle ilgili yaptığı değerlendirmelerde dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimleri kazanma ihtimalinin düşük olduğu anlaşıldığında, AKP’nin başka bir adaya yönelme olasılığının da gündeme gelebileceğini ifade etti. “Eğer kazanıyor olsaydı, erken seçim yapardı; ancak kazanamıyor gibi göründüğü için 2027 sonbaharında planladıkları bir seçime gideceklerini düşünüyorum” dedi.

Özel, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını da değerlendirdi. “Duruşma salonunda adalet ararken, cübbe giyen ve ‘Ekrem otur, Ekrem kalk’ diyen bir tavırla karşılaşmak beni psikolojik olarak olumsuz etkiledi” sözleriyle durumu eleştiren Özel, geçmişteki FETÖ yargılamalarına atıfta bulunarak benzer bir yaklaşım gördüğünü vurguladı.

CHP lideri Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtladı. 

– İBB Davası’nda ilk hafta geride kaldı. Gerilimler yaşandı, yasaklar oldu. Duruşmanın ilk haftasını nasıl değerlendirirsiniz?

Bu davada böyle bir ortamı bekliyordum, ancak yaşayınca gerçekten çok etkilendim. Dışarıdan duyulacak iddialar var ve arkadaşlar bir yıldır yargılanmayı bekliyor. Ekrem Başkan gibi hukuku iyi olan bir arkadaşım orada; aylardır zulme maruz kalan insanlar var. Mahkeme gelince elbette olumlu bir şey beklemiyorduk, ama “41 ağır ceza mahkemesinden birine düşecek” dediler. Buradaki durum içimi acıtıyor. İki yeni hakim atandı, birinin deneyimi 9 ay. Normalde böyle bir mahkemede toplam kıdemin 70 yılı aşması gerekirken burada toplam kıdem 10 yıl 8 ay. İlk dakikadan cübbesini koltuğunun yanında giyen ve adaletin yokluğunda bu tavrı sergileyen bir yaklaşım beni olumsuz etkiledi. Bu hırslanmayı da daha önceki davalarda yaşamıştım.

– İnsanların yakınlarına bile el sallamasının engellendiği bir durum oluştu. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Tayyip Erdoğan da benzer suçlamalarla karşılaştı ve yargılandı. Hapse girmesi gerektiğinde telefonla davet edildikten sonra belediye başkanlık görevini sürdürdü. Şimdi tutuksuz yargılamayı terk ederek, tutukluluk kararı verilmiş. İmamoğlu’nun resimlerini kaldırmaya çalışıyorlar. Bu durum, “El sallayamazsın” diyen bir zihniyetin ürünüdür. Tutukluluk, özgürlüğü kısıtlamaktır; buna işkence yapılamaz. Düşman hukuku uygulanıyor ve bu mantıkla hareket ediliyor.

18 Mart mitingini işaret etti

– 18 Mart için bir miting hazırlığınız var. Hazırlıklar nasıl ilerliyor?

Bu, 99. mitingimiz olacak. Hangi günde yapacağımıza karar verirken, 18 Mart akşamını değerlendirdik. 18 Mart’ta diploma iptali olmuştu, 19’unda da gözaltılar oldu. Bu nedenle 18 akşamı yapmayı düşündük. Miting, normalden daha uzun olacak. Şu ana kadar katılanlar arasında üniversite öğrencileri, aileler, ben, İstanbul İl Başkanımız, Mansur Yavaş ve diğer parti temsilcileri yer alacak.

– Çözüm süreci komisyonunun raporu açıklandıktan sonra CHP, rapordaki dil ile ilgili eleştirilerde bulundu. Bu bir çekince midir? CHP rapora nasıl bakıyor?

Bu bir uzlaşı metnidir. Uzlaşı metni, ortak noktaların en azından bulunduğu bir belgedir. Giriş kısımlarında rahatsız edici ifadeler olduğunda itiraz ettik. Ağırlığımızı yedinci bölüme verdik. Giriş kısmı bir kere okunacak, ancak yedinci bölümün uygulanması gerekiyor. Biz olmasaydık, o bölüm de olmayacaktı. Giriş kısmındaki dili biz bu şekilde yazmazdık; teknik kısmın demokratikleşme adımlarına önem veriyoruz.

– ABD Kasım ayında seçime gidiyor. Trump’ın burada ‘topal ördek’ olması muhtemel görünüyor. Türkiye’de bir erken seçim bekler misiniz?

Erken seçimi istiyorum, fakat beklemiyorum. Bu şartlar altında Erdoğan bir seçim kaybedecek. Daha sonra yapılacak bir seçimde kaybetme ihtimali daha da yüksek. Trump’ın kaybetmesi, Erdoğan açısından psikolojik bir kayıp olur. Eğer Erdoğan kazanacak durumda olsaydı, erken seçim yapardı; ancak kazanamıyor gibi göründüğü için 2027 sonbaharında yapılacak bir seçime gideceklerini düşünüyorum. Eğer orada da kaybederse, başka bir adayla kaybetmeyi tercih edebilir.

– Ortadoğu’da devam eden ABD-İsrail-İran savaşını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin bu süreçteki tavrını nasıl buluyorsunuz?

İran meselesine ilkeli bir şekilde karşı çıkmak gerekir. Hükümetin yaptığı en büyük hata, bu durumu kendi yararına gördüğünü düşünmesidir. Türkiye, Birleşmiş Milletler fikrine sahip bir ülke olmalıdır. Ancak şu anda bu düzeni terk ediyor. Türkiye, uluslararası hukuka uygun bir düzenin savunucusu olmalıdır. İçinde bulunduğumuz durum, hazırlıksız ve öngörüsüz bir süreçtir.

“Acemice bir sürecin içindeyiz”

– Savaşın ekonomik etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sorumlu bir muhalefet olarak uyarılar yaptık. Brent petrol fiyatlarındaki artışın pompaya yansıması konusunda önlem alınmalıydı. Eşel mobil sisteminin uygulanması gerekiyordu. Bu süreçte yaşananlar, büyük bir öngörüsüzlük ve hazırlıksızlık örneğidir. Dış politikada izlenen tutumlar, Türkiye’nin geleceği açısından tehlikelidir. Erdoğan’ın Trump’a olan bağımlılığı, ülkemizi kötü yönetilen bir sürecin içine sokmuştur.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın