Özgür Özel: “Evet” Dediğimiz Yasa Tarihsel Bir Adım!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Özgür Özel: “Evet” Dediğimiz Yasa Tarihsel Bir Adım!

21 Ağustos 2026 07:24

Güncelleme: 21 Ağustos 2026 08:57

Yeni Parti lideri Özgür Özel, çözüm süreci çerçevesinde hazırlanan yasaya “evet” oyu vermeleriyle ilgili gelen eleştirilere yanıt verdi. “Ülkeyi yönetecek olan bir partinin geniş bir bakış açısına sahip olması gerekir” diyen Özel, “Silahların bırakılmasıyla ilgili bir düzenleme yapmak son derece önemlidir, buna ‘evet’ demek gereklidir. Terörün sona ermesi ve silahsızlanma konusunda ‘evet’ oyu verdik, demokratikleşme mücadelesini sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Ankara Güvenpark’ta özlük hakları için eylem yapan şehit yakınları ve gaziler için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenen Özel, “Gaziler ve şehit aileleri bunu hak etmiyor” dedi. Özel, “Genel görüşme yapılabilir, ilgili komisyon çalışabilir. Meclis Başkanının tarafsız bir kişilikle bu adımı atması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı sürece ilişkin çerçeve yasaya “evet” oyu vermeleriyle ilgili eleştirileri, şehit aileleri ve gazilerin özlük hakları için yapılan eylemleri, CHP’li belediyelere yönelik operasyonları ve Mekke Anlaşması’nı değerlendirdi.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

– Çerçeve yasasıyla ilgili eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Partimizin duruşu ilkesel bir tutumdur. Yıllardır bu konunun Meclis’te çözülmesini talep ediyoruz. Bir terör örgütü silah bırakıyorsa, bundan sonra çatışma beklenmiyorsa, bu sürecin en büyük karşıtı olan MHP bile bunu ifade etti. Ülkeyi yönetmeye talip olan bizler PKK’nın silah bırakmasına nasıl “Hayır” diyebiliriz? Bu nedenle ilkesel olarak “Evet” demek durumundayız. Elbette eleştirileri anlıyoruz; ancak bu kadar çok kötülük yaşanırken “evet” demek de bir zorunluluk.

Terörün sona ermesine herkes “evet” diyor. Ancak bu sürecin samimiyeti sorgulanıyor. Bizler, ülkeyi yönetecek olanlar olarak duygularla değil, ilkelerle hareket etmeliyiz. Bu mesele güvenlik, demokratikleşme ve kalkınma boyutlarına sahiptir. Kalkınma açısından bu durum son derece önemlidir. Terörle mücadelede harcanan kaynaklar, terörün sona ermesiyle birlikte toplumsal fayda sağlayacaktır. “Ülkeyi yöneteceğiz” diyen bir partinin geniş bir perspektifle düşünmesi gerekir. Ancak milletvekillerimize kendi illerinin hassasiyetlerine göre karar vermelerini söyledik; 35 milletvekili “evet”, 54 milletvekili “hayır” oyu kullandı.

– Bu durumdan rahatsızlık duyuyor musunuz?

Hayır, kesinlikle değilim. Aksine bu sonuçları bekliyordum. Arkadaşlara kapalı grup toplantısı öncesinde “91 milletvekilimizin görüşlerini toplayın” dedim. Toplantıdan sonra grupta coğrafyalarına göre farklı görüşler olduğunu gördüm. Bu nedenle “Herkes kendi temsil ettiği yerlerin hassasiyetine göre hareket etsin” dedim. Sonuçtan memnunum. Çıkan sonuç, YENİ Parti’nin yeni siyaseti açısından önemli bir başarıdır. Hem “evet” diyenler hem de “hayır” diyenler, “Doğru karar verdik” diyor.

“Nettik, ‘İmralı’ya gitmeyeceğiz” dedik ve gitmedik

– Kamuoyunda “YENİ Parti, iktidarın bir projesine ‘evet’ dedi” algısı var. Bu sizin özgün kararınız mı?

Komisyon fikri zaten savunduğumuz bir düşünceydi. YENİ Parti’nin yeni siyaset anlayışında doğruya “doğru”, yanlışa “yanlış” demek önemlidir. Bugün silahların bırakılmasıyla ilgili bir düzenleme yapmak doğrudur, buna “evet” demek gerekir. Ancak bu komisyon raporunun 6. kısmına sahip çıkmak yetmez, 7. kısmına da destek verilmelidir. Orada kayyım uygulamalarının sonlandırılması ve gazetecilik mesleğini tehdit eden yasalarla ilgili düzenlemeler de bulunmaktadır. Terörün sona ermesi, silahsızlanma konusunda “evet” oyu verdik, demokratikleşme mücadelesini sürdüreceğiz. Bu süreçte endişeleri göz önünde bulundurarak grubu serbest bıraktık.

– Demokratikleşme adımlarından bahsettiniz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Örneğin, DEM Parti “Eşit yurttaşlık” konusunu anayasaya etnik unsurların girmesi olarak değerlendiriyor. Siz “Demokratikleşme” dediğinizde neyi kastediyorsunuz?

Biz, komisyona sunduğumuz rapor çerçevesinde anlıyoruz. Kendi programımızda ana dilin hak olduğuna dair maddeler zaten mevcut. Ancak bu konunun bir anayasa değişikliğine dönüşmemesi gerektiğini başından beri vurguluyoruz. Eşit yurttaşlık meselesi sadece etnik ve mezhepsel değil; aynı zamanda ekonomik eşitlik ve fırsat eşitliği açısından da önemlidir. Vergi mükelleflerinin adil bir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eşit yurttaşlığın, toplumsal barışı sağlamak ve herkesin devlete ait hissetmesini sağlamak için önemli olduğunu savunuyoruz.

“Demokratikleşme Meclis’ten geçer”

– Terörist elebaşı Abdullah Öcalan’ın kamuoyuna yansıyan bazı ifadeleri oldu. Size yönelik sözleri ve “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” şeklindeki ifadeleri nasıl yorumluyorsunuz?

İmralı heyeti bizi böyle bir görüşmeden haberdar etmedi. Devlet kanalından da herhangi bir bilgi gelmedi. Bu durum, manipülasyon potansiyeli taşıyor. İmralı heyeti daha önce partileri ziyaret ediyordu, bu kez sadece birkaç partiyi ziyaret etti. Bizden randevu istemediler, bu nedenle meseleyi dikkate almadım. Ancak demokratik bir cumhuriyetin yolu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçer. Bu süreç cezaevlerinden değil, Meclis’ten yürütülmelidir.

“Suçüstü hali”

– Etimesgut ve Menderes belediyesindeki durumu Cumhur İttifakı ile ilişkilendirir misiniz?

Oradaki arkadaşların Cumhur İttifakı’na hizmet ettiklerini görüyoruz. Ancak bu durum, Cumhur İttifakı’nın beklentilerini karşılamıyor. CHP’yi kar

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın