
Palantir şirketi, ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanan ve hapiste ölen milyarder Jeffrey Epstein ile ticari ilişkilerinin ortaya çıkmasının ardından, eleştirilere yanıt verdi. Şirket, bu konuda açıklama yapan bir paylaşımda bulundu.
Yapılan paylaşımda, Palantir’in Üst Yöneticisi (CEO) Alexander Karp ve üst düzey yöneticisi Nicholas Zamiska tarafından kaleme alınan “The Technological Republic” adlı kitaptan alıntılara yer verildi.
Paylaşımda, teknoloji şirketlerinin askeri alanla entegrasyonunu meşrulaştıran bir yaklaşım vurgulandı. “Yumuşak gücün ve retoriğin yeterli olmadığı, sert gücün gerekli olduğu” ifadesi öne çıkarıldı ve bu yüzyılda sert gücün yazılım üzerine inşa edileceği belirtildi.
“YAPAY ZEKA TEMELLİ SİLAHLANMA KAÇINILMAZ”
Ayrıca, yapay zeka temelli silahlanmanın kaçınılmaz olduğu savunulurken, “meselenin bu silahların yapılıp yapılmayacağı değil, kim tarafından ve hangi amaçla geliştirileceği” olduğu ifade edildi. Silikon Vadisi’nin yalnızca teknoloji üretimiyle sınırlı kalmaması, aynı zamanda şiddet içeren suçlarla mücadelede aktif rol alması gerektiği de vurgulandı.
Askeri kapasiteye açık destek verildiği paylaşımda, “Bir ABD Deniz Piyadesi daha iyi bir tüfek istiyorsa bunu üretmeliyiz; aynı durum yazılım için de geçerlidir.” ifadesine yer verildi. Ayrıca, ABD’nin küresel ölçekte uzun süreli bir barış ortamının oluşmasına katkı sağladığı savunuldu.
Kamu figürlerine karşı hoşgörü alanının daraldığına dikkat çekilen paylaşımda, affetme kültürünün ortadan kalktığı ve özel hayatların “acımasızca ifşa edilmesinin” yetenekli bireyleri kamu görevlerinden caydırdığı belirtildi.

“ATOM ÇAĞI SONA ERDİ”
Paylaşımda, “atom çağının sona erdiği ve yapay zeka temelli yeni bir caydırıcılık döneminin başladığı” ifade edildi. Ayrıca, Almanya ve Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası askeri olarak sınırlandırılmasının yeniden değerlendirilmesi gerektiği dile getirildi.
Kültürel tartışmalara da yer verilen paylaşımda, tüm kültürlerin eşit olduğu ve eleştirinin yasaklandığı yönündeki anlayışın “gerçekleri örttüğü” öne sürüldü. Batı toplumlarında “boş ve içi boşaltılmış bir çoğulculuk anlayışının” hakim olduğu belirtilerek, buna karşı çıkılması gerektiği savunuldu ve kapsayıcılık söyleminin içeriğinin sorgulanması gerektiği ifade edildi.

İSRAİL ORDUSUYLA YAKIN İŞBİRLİĞİ İÇİNDE ÇALIŞIYOR
Palantir’in müşterileri arasında İsrail ordusu, ABD Savunma Bakanlığı, birçok büyük şirket ve ülkeler yer alıyor. Palantir’in, Ocak 2024’ten bu yana İsrail ordusuyla yakın işbirliği içinde çalıştığı ve Tel Aviv’deki ofisinin son iki yılda hızla büyüdüğü biliniyor. Bu durum, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırım uygulamalarına rağmen gerçekleşiyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



