Patronlar Kulübü ve Açlık İkilemi: Altınok Yazdı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Patronlar Kulübü ve Açlık İkilemi: Altınok Yazdı

“`html

Sabah Gazetesi Yazarı Melih Altınok, 23 Ekim 2023 tarihli köşesinde dikkat çekici ve sert bir eleştiri kaleme aldı. Altınok, “Memleketteki sermayenin yarısına sahip olan patronlar kulübünün ‘Millet aç aç’ diye nutuk atması, Özgür Bey’in şairi Brecht’in oyunlarına konu olacak cinsten.” ifadeleriyle, iş dünyasındaki çelişkileri ve toplumsal durumu sorguladı.

Altınok’un ‘Basında Ülker çikolatalı gofreti sevmeyen yok’ başlıklı yazısının temelinde, zengin patronların halkın ekonomik sıkıntılarına karşı duyarsızlığını eleştirmek yatmakta. Yazar, bugünkü ekonomik durum karşısında üst tabakadaki insanların halkı düşünmeden sadece kendi çıkarları için nutuklar attıklarını belirterek, “Az sömür o zaman” demeleri beklenen solcuların TÜSİAD (Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği) gibi kurumsal yapıları alkışlamasının ironik bir durum olduğunu vurguladı. Bu durum da sanki Bunuel’in “burjuvazinin gizemli çekiciliği” filminden bir sahneye benziyor.

Altınok, yazısında burada sınıfsal bir durum olmadığını, geçmişte daha muhafazakâr kesimlere yönelik ticari faaliyetlerde bulunarak zenginleşen kişilerin, günümüzde sanat aracılığıyla elit bir sınıfa katılma çabalarını eleştirdi. Bu noktada, sanatçı Bedri Baykam’ın bir eserine yüksek bir rakam olan 125 bin dolar vermelerini örnek göstererek, aslında bu kişilerin ne kadar uzak ve yanıltıcı bir çabanın içinde olduklarını vurguladı. Ayrıca, TÜSİAD’ın uzun yıllara dayanan geçmişinin yalnızca 60-70 yıllık bir hikâye olduğunu hatırlatarak, bu organizasyona katılmaya çalışanların cüretkârlığına dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde, işadamı Murat Ülker’in kendi patronlarıyla gerçekleştirdiği söyleşilerin ardında, Gazeteci Fehmi Koru’nun bu görüşmeleri “İşte gazetecilik” diye övmesi dikkat çekti. Yazar, Koru’ya bu şekilde bir yazı kaleme alırken, köşesine Ülker’den reklam aldığında bir uyarı koymasının gerekliliğini ifade etti. Altınok, Koru’nun Murat Ülker’i savunarak meslektaşlarını eleştirdiği yazısının, meslek etiği açısından ne kadar sıkıntılı olduğunu belirtilerle ifade etti. Kısaca yazının içeriği çok değerli değilse de, belki Koru’nun yazısındaki yaklaşım yüzünden fatura ödeyeceği bir durumla karşılaşabileceği anlamı çıkarılabilir.

Bu konuyla ilgili bir başka eleştiri ise ombudsman Faruk Bildirici’den geldi. Bildirici, Koru’nun gazeteciliğinden çok, internet sitelerinde işadamı Murat Ülker ile yapılmış röportajları eleştirdi. Bildirici’nin yazısının başlığı, “Murat Bey röportaj öyle olmaz” şeklinde oldu. Bu durum, medyanın iş dünyasıyla olan ilişkilerini de sorgulamamıza neden olmakta. Bildirici’nin yazısında temel olarak gazetecilik ve etik üzerine yoğunlaşılarak, medya ile iş dünyası arasındaki çatışmanın boyutu üzerinde duruldu.

Bir sonraki aşamada, Altınok’un bahsettiği durumu genişleten bir örnek olarak, Murat Ülker’in davetlisi olarak Londra’ya giden gazetecilerin Instagram üzerinden paylaştığı turistik fotoğraflar verilebilir. Altınok, bu gazetecilerden en azından bir sevk irsaliyesi istemelerini gerektiğini belirtti. Bu da medyada bağımsızlık ve dürüstlük üzerine sorgulamalar yaratmakta. Gazetecilerin, iş dünyalarıyla ilişkilerini nasıl yürüttüğü ve bu ilişkilerin doğruluğu konusunda okuyucuya düşünme fırsatı sunuyor.

Sonuç olarak, Melih Altınok’un yazısı, modern medyanın iş dünyasındaki etkisini ve bu etkilerin arka planındaki çelişkileri gözler önüne sererken, Türkiye’deki sınıf farkını

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın