
Terör örgütü PKK/YPG’nin, Suriye’de yürüttüğü kirli oyunlar bir bir ortaya çıkmaya başladı. Suriye Milli Ordusu, Tel Rıfat’ın ardından Münbiç’i de terör işgalinden kurtarmayı başardı. Bunun yanı sıra, Esad rejimini deviren muhalif güçler, terör örgütü PKK/YPG’nin işgal ettiği bölgeleri temizlemeye giriştiler. Son olarak Deyrizor kent merkezi de terör unsurlarından arındırıldı.
Bu gelişmeler, PKK/YPG’nin işgalindeki diğer bölgelere yönelik dikkatleri yoğunlaştırırken, örgüt içerisinde panik hakim oldu. Özellikle Rakka’da etkinliğini sürdüren PKK/YPG’li teröristler, bölgedeki varlıklarını sürdürmek adına yeni bir tiyatro sahnelemeye karar verdiler. Bu kapsamda, DEAŞ’lı teröristlerin kıyafetlerini giyerek, dünya kamuoyuna yeni bir mesaj verme hazırlığı içerisine girdiler. DEAŞ’lı terörist kılığında yapacakları açıklamalarla, DEAŞ’ın hala tehdit oluşturuyormuş algısını yayarak, ABD’nin Rakka’daki muhalifleri hedef almasını engellemeyi planlıyorlar.
ABD, 2014 yılından bu yana DEAŞ ile mücadele bahanesiyle PKK/YPG’ye önemli destek sağlamaktadır. PKK/YPG, bu destekle birlikte Suriye’nin Kuzeydoğu bölgelerinde, petrol sahalarının bulunduğu geniş bir alanı işgal etmekte. Bu bölgede ABD’nin yaklaşık 900 askeri bulunmaktadır. Dolayısıyla, PKK/YPG’nin ABD desteği ile yeniden güçlenmesi, operasyonel alanlarını genişletmesi ve bölgedeki istikrarı tehdit etmesi söz konusudur.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, gelişmelerin arka planını değerlendirirken çarpıcı açıklamalar yaptı. İsmayıl, şu ifadeleri kullandı: “Bu gelişme beklenen bir durumdu. Asıl amaç, PKK/YPG’ye destek veren ABD’nin elinde ciddi bir bahane yaratmaktır. DEAŞ ile mücadelenin devam ettiğine dair hem ABD’yi hem de dünya kamuoyunu yönlendirmek, DEAŞ’ın bitmediğini göstermek önemli bir meseledir. Bu olay, ABD’ye verilen desteklerin devamı açısından kritik bir rol oynamaktadır.”
Prof. Dr. İsmayıl, Esad rejiminin devrilmesinin ardından meydana gelen durumu değerlendirirken, ortak bir Şam yönetiminin yeniden kurulabileceği ve Suriye topraklarının tek bir yönetim altında birleşme ihtimalinin olduğunu belirtti. Bunun sonucunda, bölgedeki muhalif güçlerin seçimleri ve temizleme operasyonları da önemli bir aşama olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin desteklediği muhalif güçlerin daha önce ele geçirilmiş terör alanlarından temizlenmesi, bölgedeki dengeleri değiştirecek önemli bir gerçeklik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ancak, muhaliflerin PKK/YPG’nin işgal ettiği arazilerden kurtulma çabalarında asıl güç kaynağının ABD’nin vereceği destek olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Eğitim ve askeri malzeme gibi desteklerin sağlanmaması durumunda, muhalif güçlerin ilerlemesi büyük bir soru işareti taşımaktadır. Bu nedenle, PKK/YPG’nin kullanmayı planladığı yeni senaryolar göze çarpmaktadır. Olası bir uluslararası durumu etkileyebilecek bu tür hamlelerin önümüzdeki günlerde daha sık karşımıza çıkacağı tahmin edilmektedir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



