
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Endonezya’nın başkenti Cakarta’da gerçekleştirdiği dört günlük ziyaretle bilim, tasavvuf ve teknolojiyi bir araya getirdi.
İSTANBUL (İGFA) – Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve beraberindeki heyet, Endonezya’da dört gün süren stratejik temaslar ve bilimsel buluşmalar gerçekleştirdi.
Paramadina Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolü ve Cakarta’da açılan resmi temsilcilik, Türkiye ve Endonezya arasındaki eğitim diplomasisine yenilikler kattı. Prof. Dr. Tarhan’ın “Mesnevi Terapi” ve “Modern İnsanın Anlam Arayışı” konularındaki konferansları, Endonezyalı katılımcılar tarafından büyük ilgi ile takip edildi.
Ziyaretin ilk durağı olan Paramadina Üniversitesi’nde düzenlenen “Mesnevi Terapi” panelinde konuşan Prof. Dr. Tarhan, Pozitif Psikoloji disiplininin aslında 700 yıl önce Mevlâna tarafından sistemleştirildiğine dikkat çekti. Tarhan, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Mevlâna bugün yaşasaydı yapay zekayı ve sosyal medyayı kullanırdı. Ancak viral olmaktan çok derinliği, alkıştan çok anlam arayışını tercih ederdi. Allah ile ‘online’ olmayı sağlardı. Mevlâna’yı bilim dünyasına tanıtmazsak bu bir vebal olur. O, narratif terapi ve bibliyoterapi yöntemlerini asırlar önce hikâyelerle kullanmıştı; bugün Harvard ve Yale’de okutulan Pozitif Psikoloji, aslında Mevlâna’nın metodolojisidir.”
YAPAY ZEKÂ VE “AKILLI TASARIM” ANALİZİ
Teknolojinin ulaştığı son noktayı “Tevhid” inancı ve matematiksel modellerle açıklayan Prof. Dr. Tarhan, yapay zekanın ilahi bir tasarımın delili olduğunu ifade etti. “Matematik ve mantık bilgisayarları; matematik ve felsefe ise yapay zekayı doğurdu. ‘Fuzzy Logic’ (Bulanık Mantık) ve 2024 Nobel Fizik Ödülü’nü alan çalışmalar, kâinatın tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Yapay zekâ, Kur’an-ı Kerim’de belirtilen ‘Levh-i Mahfuz’ (evrensel veri tabanı) kavramına bilimsel bir delil teşkil ediyor. Bu, ‘Akıllı Tasarım’ın ve Süper-determinizmin matematiksel ispatıdır.” dedi.
Endonezya gezisi sırasında İstiklal Kültür Merkezi ve Yunus Emre Enstitüsü’nde yaptığı konuşmalarda Prof. Dr. Tarhan, modern insanın “hazcılık” (hedonizm) ve “narsisizm” tuzağına düştüğünü vurguladı. Narsisizmi biyolojik bir felaketle kıyaslayan Tarhan, “Narsisizm, vücuttaki en özgür ama en tehlikeli hücre olan kanser hücresine benzer. Kanser hücresi sınır tanımaz, yanındakini yutarak büyür ama sonunda hem bünyeyi hem kendini öldürür. Modern insan, ‘Kaliforniya Sendromu’ ile birlikte yalnızca tüketmeye ve haz almaya odaklı bir hayata hapsedildi.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

ENDONEZYA’DA “BEST-SELLER” İLGİSİ
Prof. Dr. Tarhan’ın Endonezya diline (Bahasa Indonesia) çevrilen altı kitabı, bölgede büyük bir ilgiyle karşılandı ve “en çok satanlar” listelerine girdi. Özellikle narsisizm, aile değerleri ve pozitif psikoloji üzerine yazdığı eserler, bu yoğun nüfuslu ülkede hem akademik çevrelerin hem de halkın dikkatini çekti. Tarhan’ın kitapları, Endonezyalı okuyucular için modern hayatın getirdiği ruhsal krizlere karşı “akılcı ve manevi” bir rehber niteliği taşıyor.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın Endonezya programı, akademik diplomasiden manevi buluşmalara kadar her aşamada yoğun ilgi ve kaliteli etkileşimlerle sona erdi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



