Prostat Kanseri: Erken Tanının Önemi ve Uyarılar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Prostat Kanseri: Erken Tanının Önemi ve Uyarılar

Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Engin Kaya, prostat kanserinin en kritik yönlerinden birinin hastalığın erken aşamalarda sessiz ilerleyebilmesi olduğunu vurguluyor. Bu nedenle, hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasını beklemeden, yaş ve kişisel risk faktörleri doğrultusunda doktorla prostat kanseri taraması hakkında görüşmek son derece önemlidir. Prof. Dr. Kaya, prostat kanseri hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı ve dikkat edilmesi gereken hususları aktardı.

PROSTAT KANSERİ BELİRTİ VERMEYEBİLİR!

Prostat kanseri, erken aşamada herhangi bir belirti göstermeyebilir. Sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma, zayıf veya kesintili idrar akımı, idrar yaparken yanma ya da kan görülmesi gibi belirtilerden biri veya birkaçı mevcutsa, bir üroloji uzmanına başvurulması gerekmektedir. Hiçbir belirti olmaması, prostat kanseri olmadığı anlamına gelmez. Erken tanı büyük bir önem taşıdığından, yaş ve kişisel risk faktörleri dikkate alınarak düzenli muayenelere gitmek faydalıdır.

PSA YÜKSEKSE HER ZAMAN KANSER ANLAMINA GELMEZ

Prostat kanseri için önemli bir belirteç olan PSA değeri, tek başına kanser tanısı koydurmaz. PSA seviyesinin yüksekliği, prostatın iyi huylu büyümesi, prostat iltihabı ve farklı nedenlerden de kaynaklanabilir. Aynı şekilde, düşük PSA değeri de prostat kanserini kesin olarak dışlamaz. Bu nedenle, PSA sonuçları hastanın yaşı, aile öyküsü, prostat muayenesi, önceki PSA değerleri ve gerektiğinde MR bulguları ile birlikte değerlendirilmelidir.

PARMAKLA REKTAL MUAYENE DE ÖNEMLİ!

Prostat kanserinin değerlendirilmesinde, gerektiğinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Doktor tarafından gerçekleştirilen parmakla rektal muayene ile prostatın boyutu, kıvamı ve yüzeyindeki şüpheli değişiklikler incelenebilir. Ayrıca, detaylı MR görüntülemesi de tanıya yardımcı olabilir. PSA, muayene veya görüntüleme sonuçlarında şüpheli bulgular tespit edilirse kesin tanı için prostat biyopsisi yapılabilir. Günümüzde uygun hastalar için MR bulguları eşliğinde hedefli biyopsi ve transperineal biyopsi gibi modern yöntemler tercih edilmektedir.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALIDIR!

Prof. Dr. Engin Kaya, prostat kanseri tanısı konulduğunda ilk olarak hastalığın evresinin ve risk grubunun belirlendiğini ifade ediyor. Tedavi planlaması yapılırken PSA düzeyi, biyopsi sonucu, Gleason skoru/Grade Group, kanserin evresi, MR ve diğer görüntüleme bulguları, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile hastanın beklentileri ve yaşam kalitesi birlikte göz önünde bulundurulmalıdır. Her prostat kanseri farklıdır, bu nedenle tedavi kararı her hasta için kişiselleştirilmelidir.

TEDAVİDE YENİ NESİL TEKNOLOJİ DÖNEMİ!

Cerrahi tedavi gerektiren hastalarda, günümüzde daha küçük kesilerle yapılan cerrahi yöntemlerin önemli bir seçenek haline geldiğini belirten Prof. Dr. Kaya, “Robotik ve laparoskopik cerrahi, prostat kanserinin cerrahi tedavisinde kullanılan modern yöntemlerdir. Bazı hastalarda ise sadece kanserli bölgeyi hedefleyen HIFU (ses dalgalarıyla tedavi), kriyoablasyon (dondurarak tedavi) ve IRE (elektrik dalgalarıyla tedavi) gibi fokal tedaviler de uygulanabilmektedir. Tedavi seçimi, hastalığın özelliklerine göre belirlenmektedir.” ifadelerini kullanıyor.

%1,99 faizli ve 6 ay vadeli 50.000 TL krediniz Enpara’da!

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın