Protestoları Bastırma: Hak İhlalleri Raporu

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Protestoları Bastırma: Hak İhlalleri Raporu

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Kuzey ve Doğu Suriye’de meydana gelen olaylar bağlamında Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde gerçekleşen protestoların güvenlik güçleri tarafından müdahale edilmesini araştırmak amacıyla bir önergeyi TBMM Başkanlığı’na iletti. Önergede, “6 Ocak 2026 tarihinde Halep’in Kürt mahalleleri olan Şeyh Maksut ve Eşrefiye ile Süryani Mahallesi Beni Zeyd’e yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından Kuzey ve Doğu Suriye genelinde yaşanan saldırıların, sivillerin yaşam hakkını hedef alan ciddi insan hakları ihlallerine yol açtığı” vurgulandı. Türkiye’nin birçok kentinde bu saldırılara karşı düzenlenen protestoların, “Anayasa’nın güvence altına aldığı toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının meşru bir kullanımı ve adalet, barış ile halkların ortak geleceğine sahip çıkma iradesinin siyasal ifadesi” olarak değerlendirildiği ifade edildi.

“BİR KAFE SİVİL POLİSLERCE BASILDI VE GENÇLER DARP EDİLDİ”

Çiçek, bu toplumsal tepkilerin “anayasal bir hak kullanımı olarak değil, bastırılması gereken bir güvenlik tehdidi olarak ele alındığını” belirtti. Protestolara yönelik müdahalelerin sadece fiziksel güçle sınırlı kalmadığını, gözaltı süreçlerinde işkence, tıbbi belgelemenin engellenmesi, keyfi tutuklama, basına sansür ve ifade özgürlüğünün ihlal edilmesi gibi çok yönlü bir baskı stratejisinin uygulandığını dile getirdi.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde gözaltına alınan Diyar Koç’un yerde sürüklenerek darbedildiğini, omurilik bölgesinde kırıklar ve iç kanama oluşmasına rağmen darp raporu almasının engellendiğini öne süren Çiçek, Şırnak’ın Cizre ilçesinde bir kafenin sivil polisler tarafından basılması ve içerideki gençlerin darbedilerek gözaltına alınmasının, işkencenin gözaltı sürecinin “olağan bir parçası” haline geldiğini gösterdiğini savundu.

“İSTANBUL MİLLETVEKİLİ CELAL FIRAT DARP EDİLDİ”

Urfa’nın Suruç ilçesinde düzenlenen yürüyüşe herhangi bir uyarı yapılmaksızın müdahale edildiğini, plastik merminin Tacettin Kamar’ın gözüne isabet etmesi sonucu ağır yaralanma meydana geldiğini aktaran Çiçek, Nusaybin’de 13 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından havaya kaldırılıp yere fırlatılmasının, çocukların da bu şiddet pratiğinden muaf tutulmadığını gösteren örnekler arasında yer aldığını ifade etti. Viranşehir’de 2,5 aylık bir bebeğin anne ve babasının gözaltına alınmasının, çocuğun üstün yararının ağır biçimde ihlal edildiğini belirten Çiçek, İstanbul Aksaray’da gerçekleştirilen protestolar sırasında 95 kişinin gözaltına alındığını ve bu müdahale esnasında DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat’ın darbedilerek hastaneye kaldırıldığını kaydetti. Mersin’in Tarsus ilçesinde protestoların ardından açılan ateş sonucu Baran Abdi’nin evinin balkonunda yaşamını yitirdiğini hatırlatan Çiçek, henüz çocuk yaşta IŞİD saldırıları nedeniyle Kobani’den göç etmek zorunda kalan Baran Abdi’nin ölümüyle ilgili olarak, “protesto hakkının hedef haline getirildiği bir ortamda yaşam hakkının nasıl ortadan kaldırıldığını en vahim biçimde ortaya koyduğu” değerlendirmesini yaptı.

Önergede, Rojava’ya yönelik saldırıları kamuoyuna duyurmak isteyen gazetecilerin gözaltına alındığı, Kürt basınına “erişim engeli” adı altında sansür uygulandığına da yer verildi. Ayrıca, katledilen Kürt kadın savaşçısına ilişkin görüntülere dayanışma amacıyla sosyal medyada paylaşım yapan bir hemşire ile iki genç kadının gözaltına alınmasının, ifade özgürlüğü ve kadın dayanışmasının kriminalize edilmesine örnek olarak gösterildiği ifade edildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın