
“`html

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Mahir Polat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na önemli sorular yöneltti. Polat, özellikle PTT (Posta ve Telgraf Teşkilatı) marka isminin niçin kullanıldığını, ayrıca kurumun milyarlarca lirayı neden PTT AVM (Alışveriş ve Ticaret Merkezi) adı altındaki şirkette tuttuklarını sorguladı.
Polat, TBMM’deki açıklamalarında PTT AVM’nin borsa sürecine girmek istediğine dikkat çekti ve bu konuyla alakalı olarak Bakan Uraloğlu’na verdiği önergesinde şu ifadeleri kullandı: “PTT’nin ortak olduğu PTT AVM’nin yüzde 60’lık büyük hissesi iş insanı Hakan Çevikoğlu’na aittir. PTT AVM’nin 2024 yılı cirosu 2.5 milyar TL olarak öngörülmektedir. Bu tutarın yüzde 70’i PTT üzerinden yapılan cirodan oluşmakta ve PTT AVM üzerinden gerçekleştirilen işlemler aslında PTT’nin yapabileceği türden işlerdir.”
Bu bağlamda, Polat, “PTT’nin kasasında durması gereken HGS (Hızlı Geçiş Sistemi) yüklemelerinden gelen yaklaşık 400 milyon TL, PTT AVM’nin kasasında tutulmaktadır. Bu durum, PTT AVM sahibinin bu parayı kullanarak kazancını artırmasına ve haksız bir zenginleşmeye yol açmasına sebep olmaktadır. Aynı zamanda PTT de faiz gelirlerinden yoksun kalmakta ve dolayısıyla zarara uğratılmaktadır,” diye ekledi.
‘Yandaş nasıl zengin edilir’ teşkilatı
PTT’nin kuruluşunun üzerinden 100 yılı aşkın bir süre geçtiğini hatırlatan Mahir Polat, “PTT, Varlık Fonu’na devredildi. Bir yandaşın kamu kaynakları ile nasıl zengin edileceğine örnek teşkil eden PTT AVM, burada belirgin bir şekilde öne çıkıyor. Milyarlarca lira bir yandaşa aktarılıyor. Emekli maaş promosyonlarını dahi ödeyemeyen PTT, ciddi müşteri kaybı yaşamış ve 2024 yılında 4.5 milyar TL zarar etmiştir,” diye konuştu.
Bu ifadeler, Türkiye’nin hizmet sektöründe önemli bir yere sahip olan PTT’nin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor. Polat’ın eleştirileri, kamu kaynaklarının yanlış bir şekilde yönetildiği ve yandaşlara aktarıldığı yönündeki endişeleri pekiştiriyor. Ayrıca, emekli maaşları gibi sosyal hizmetlerin dahi aksamış olması, PTT’nin iş modelinin sorgulanmasına neden oluyor.
Tüm bu gelişmeler, kamu şirketleri ile özel sektör arasındaki ilişkilerin ne denli karmaşık hale geldiğini ortaya koyuyor. PTT’nin, devlet destekli bir kuruluş olarak millete hizmet etmesi gerekirken, yandaşlara kaynak aktarma aracı haline gelmesi, toplumsal bir tepki patlak vermesine neden olabiliyor. Bu tür ilişkilerde şeffaflığın sağlanamaması, halkın güveninin azalmasına yol açmakta ve demokrasi algısını zedelemekte.
Sonuç olarak, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın bu açıklamaları, PTT gibi önemli kamu şirketlerinin işleyişinin ve yönetim yapısının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. İlgili makamların, bu tür usulsüzlüklerin ve kayıpların önüne geçilmesi için derhal harekete geçmesi bekleniyor. Kamu kaynaklarının adil bir şekilde kullanılması, toplumun her kesimi için hayati öneme sahip olduğu için, bu durumun takip edilmesi elzemdir.
“`
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



