Punk’ın İsyanı: Patti Smith İstanbul’da Coşturdu!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Punk’ın İsyanı: Patti Smith İstanbul’da Coşturdu!

Punk, devrimle pek ilgilenmese de, sisteme karşı durmak için tüm gücünü seferber etti. Bu başkaldırı; küfürler, çengelli iğneler, asimetrik saç kesimleri ve tuhaf kıyafetlerle dolu, şok edici ve sabote edici bir yaşam biçimi olarak kendini gösterdi.

68 hareketiyle sarsılan dünyada, punk akımının etkileri hissedilmeye başlarken, kurallar hâlâ geçerliliğini koruyordu. Sistem, ehlileştirilebilir olduğu sürece her türlü devrim fikrine bir şekilde yer açıyordu.

Ancak 1970’lerin Amerika ve İngiltere’sinde punk sahneye fırladığında, bu akımın ehlileştirilemeyeceği anlaşıldı. Aileler ve hükümetler olan biteni şaşkınlıkla izlerken, punk kendi yolunda kararlılıkla devam etti. Her şey tam yerindeydi.

Dünya artık başka bir yer

Punk, avangart sanatçılar gibi kibar ve steril bir başkaldırı yerine, öfkeli ve toplumsal bir manifesto ile sisteme meydan okumayı tercih etti. Ana akım isimleri alaya alan ve Kraliçe ile yüzleşen bu tarz, hâlâ aynı yolda ilerlemeye devam ediyor. Belki baca eğri ama duman doğru çıkıyor.

Punk’ın ve alternatif müziğin en önemli öncülerinden biri olan Patti Smith, 17 Mayıs akşamı İstanbul’da sahne aldı. Sistemin asimile edemediği, taviz vermeyen en etkili isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Bu gücünü, müzisyenlik kariyerinden önce ressamlık ve şairlik geçmişinden alıyor. Klasiklerden ve özellikle Beat kuşağı yazarlarından ilham alarak yazdığı şiirleri, sahneye çıktığı ilk günden beri onu ait olduğu yere, sahneye bağlıyor.

Patti 79, Wave 47 yaşında

Patti Smith’in İstanbul konseri, tarihi bir tesadüfe ev sahipliği yaptı. 79. yaşındaki sanatçı, kült albümü Wave’in 47. yıl dönümünde Stage Pass organizasyonu ile Bonus ParkOrman’da İstanbul seyircisiyle buluştu.

Konser öncesinde, İstanbul’un tanınmış gruplarından New Model Army (NMA) sahne aldı. NMA, İngiliz işçi sınıfının öfkesini şarkılarıyla yansıtarak dinleyicileri coşturdu ve ardından Patti Smith’i izlemek için yerlerini aldılar.

Patti Smith sahneye çıkarak, hafızalardan silinmeyecek bir konsere imza attı. Konserin açılışını, en bilinen şarkılarından “Dancing Barefoot” ile yaparak dinleyicilerine “İyi ki buradayım” hissini verdi. Ardından “Ghost Dance”, “Summer Cannibals”, “Revenge”, “The Crystal Ship” gibi parçalarla devam etti. Smith’in, Jim Morrison’ın mezarı başında yazdığı “Break It Up” performansı muhteşemdi. “Fireflies” ile sahne alev aldı. Konserin en duygusal ve politik anlarından biri ise, Smith’in tankla ezilen Rachel Corrie için yazdığı “Peaceable Kingdom” şarkısını seslendirmeden önceki sözleri oldu:

“Bu şarkı onlar için; Filistin’in, Lübnan’ın, İran’ın, Kongo’nun, Sudan’ın ve dünyanın tüm çocukları için…”

İnsanların özgür olması gerektiğini dile getirdiği yer etkileyiciydi. Hayranlarından Kaan’ın doğum gününü kutladı, evlenen çiftlere iyi dileklerde bulundu ve gökkuşağından, gökyüzünde göremediği aydan bahsetti. Kapanışta “Gloria” ve “Because The Night” şarkılarıyla İstanbul’a veda etti.

Veba katalizörü

Patti Smith, ilham aldığı Beat yazarlarına, sokaklara ve hayata sadık kalarak, dünyayı ilk günkü heyecanıyla geziyor, sevdiği şairlerin mezarlarını ziyaret ediyor ve şarkılarını söylemeye devam ediyor. Kendisine inananları asla mahcup etmiyor.

1977 yılında Sniffin’ Glue fanzininde, sisteme başkaldıran İngiliz punk’ının öncüsü The Clash’i işaret ederek, “Kalıcı olurlarsa alacakları pastadan bir dilimdir; ancak Television ve Patti Smith mücadeleyi kazanırsa her şeyin ötesine, yıldızlara uzanacaklar” demişti. Sniffin’ Glue bu öngörüsünde haklı çıktı; Patti Smith yıldızlara uzanırken, pastayı sistemin suratına fırlatmayı da ihmal etmedi.

Bu nedenle, Smith’in henüz 29 yaşındayken, 15 Mayıs 1976’da The Guardian’a verdiği röportajda söylediği “Biz yeni vebanın katalizörleriyiz” ifadesi, günümüzde yeniden gündeme geldi. The Guardian’ın 15 Mayıs 2026’da tekrar yayınladığı ve Smith’in alternatif müziğin geleceğine dair öngörülerde bulunduğu söyleşisi, tekrar tekrar okunası bir metin haline geldi.

Patti Smith’in İstanbul konseri

Sadece üç akor

Patti Smith, Manhattan’ın ana akım müzik sistemini etkileyen, punk müziğinin mabedi haline gelen efsanevi CBGB kulübünde, “Babel” isimli kitabında topladığı şiirlerini, suç ortağı Lenny Kaye’in gitarı eşliğinde seslendirerek kariyerine başladı. Sonrasında kurduğu grupla birlikte tarihe yön verecek şarkılarını söylemeye başladı.

Velvet Underground ve New York Dolls’dan ilham alarak, yalnızca üç akor (mi, re ve la) kullandığı tarzıyla New York underground rock sahnesine de ilham verdi. Richard Hell ve Ramones gibi isimlerle birlikte deneysel rock ve punk kitlesini oluşturmanın en etkili figürlerinden biri oldu.

The Guardian, onu yeni bir sanatsal altın hücumunun ilk maden arayıcısı olarak tanımladıktan yıllar sonra, Patti Smith’in sesiyle keşfettiği bu kültürel zenginlik, sonraki nesilleri beslemeye devam ediyor.

Patti Smith, oğlu Jackson Smith (gitar), Tony Shanahan (bas & klavye) ve Seb Rochford’dan (davul) oluşan kuarteti ile İstanbul’da sahne aldı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın