
Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen program; siyaset, bürokrasi, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu.
Programa Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, eski İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Kastamonu, Karabük ve Düzce belediye başkanları, birçok milletvekili, bürokrat, iş insanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı Karadeniz’in birlik ve beraberliğini tebrik ettiği telgrafıyla başlayan program, coşkulu bir kaynaşma ruhuyla devam etti. Protokol konuşmaları, özellikle milletin birlik ve beraberliğine vurgu yaptı.
“HUZURUN VE SÜKUNUN HAKİM OLMASI İÇİN GAYRET EDİYORUZ”
Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gazze’de iki yıldır 70 binin üzerinde, çoğunluğu kadın ve çocuk olan bir toplumun soykırıma uğradığını ve bu durumun halen devam ettiğini belirtti.
Yumaklı, “Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sadece kendi coğrafyamızda değil, gönül coğrafyamızda da barışın, huzurun ve sükunetin hakim olması için gayret gösteriyoruz.” dedi.
Yaşanan zulme dur diyen ve gerekli hukuki zeminleri zorlayan tek ülke ve liderin Türkiye olduğunu ifade eden Yumaklı, ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalarda da hukuksuzlukların mevcut olduğunu, masum insanların zarar gördüğü bir savaşın daha yaşandığını aktardı.
Yumaklı, devletlerin ve ülkelerin çıkarlarını insanlık değerlerinin üzerinde gören siyonist bir anlayışın, dünyaya huzur getireceğine inanmadığını kaydetti.
Türkiye açısından yaşananların medeniyetle bağdaşmadığını dile getiren Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizlere yıllarca insan hakları gibi konularda ödev vermeye çalışanlar, bugün bu noktada sınıfta kalmış durumdalar. Büyük şairimiz Sezai Karakoç’un ifadesiyle İslam medeniyeti merhamet, iyilik, fazilet ve inanç medeniyetidir. Bizim yaşadığımız topraklarda medeniyetimiz ve kültürümüz bunu hakim kılmaya çalışır. Ecdadımız Türk, Kürt, Arap demeden Çanakkale’de istiklal için toprağa düşmekten çekinmemiştir. Bugün yaşananlar, ülkemizin aynı ruh ve birlik içinde olmasını gerekli kılıyor. Terörsüz Türkiye ve iç cepheyi güçlendirme, bizi şanssız ülkeler safına katılmaktan alıkoyacak yegane unsurlardır.
İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRME VURGUSU
İç cepheyi güçlendirme konusunun küçük siyasi ve kişisel hesapların gölgesinde kalmasına izin verilmeyeceğini belirten Yumaklı, algı yönetimiyle milleti farklı yönlere yönlendirmek isteyenlerin başarısız olacağını ifade etti. Yumaklı, şu şekilde devam etti:
“Terörsüz Türkiye ile pekişen kardeşliğimiz, ülkemizi bir barış adası olarak dünyada emsali olmayan bir konumda tutmaya devam edecek. Cumhurbaşkanımız, artık mazlumların umudu olarak, kendisine yönelen bakışları üzerinde toplayan bir dünya lideridir. Bunu ülkemizde hakim kılmak için hep birlikte çalışacağız.”
Yumaklı, Kastamonulularla memleket sevdalarının ortak olduğunu, bir dağ köyünden çıkmış bir çiftçinin torunu olarak Türkiye’ye hizmet etme onurunu taşıdığını dile getirdi.
“İSTANBUL VE BATI KARADENİZ TEK YÜREKTİR”
Programın ev sahipliğini üstlenen Batı Karadeniz Konseyi İstanbul Başkanı ve Kastamonulular Platformu Başkanı Haydar Çolakoğlu, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu güçlendiren özel bir zaman olduğunu vurguladı. İstanbul’da Batı Karadenizli hemşehrilerin güçlü bir dayanışma kültürü oluşturduğunu belirten Çolakoğlu, bu birlikteliğin geleceğin en önemli teminatlarından biri olduğunu ifade etti. İstanbul’daki seçmen kitlesinin yüzde 42’sinin Batı Karadeniz kökenli olduğunu ve bu kitlenin yüzde 12’sinin Kastamonululardan oluştuğunu hatırlattı. Bu duruşun, İstanbul’un en büyük teminatı olduğunu dile getiren Çolakoğlu, geçmişte ortaya konulan “İki şehir, tek yürek” vizyonunun artık “İstanbul ve Batı Karadeniz tek yürektir” şeklinde evrildiğini vurguladı.
Çolakoğlu, Batı Karadeniz’in yalnızca bir coğrafi bölge değil; vatan sevgisi, çalışkanlık ve dayanışma kültürüyle yoğrulmuş güçlü bir değerler bütünü olduğunu belirtti. Kastamonu’nun tarih boyunca devletine ve milletine bağlılığıyla öne çıktığını ifade etti.
“KASTAMONU TÜRKİYE’NİN ÇİMENTOSUDUR”
Kastamonu’nun, İstiklal Harbi’nde nüfusuna oranla en fazla şehit veren illerden biri olduğunu belirten Çolakoğlu, bu yönüyle Türkiye’nin çimentosu niteliğinde olduğunu ifade etti. Bölgenin tarihsel mirasının günümüzde de aynı bilinçle yaşatıldığını vurgulayan Çolakoğlu, İstiklal Madalyası’na sahip tek ilçe olan İnebolu’nun kahramanlıklarını hatırlattı. Ayrıca, Batı Karadeniz’in Fatih Sultan Mehmet Han’dan Enver Paşa’ya, Şehit Şerife Bacı’dan Halime Çavuş’a kadar, devleti ve milleti zor zamanlarda destekleyen önemli değerler yetiştirdiğine değindi.
İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne de atıfta bulunan Haydar Çolakoğlu, Mehmet Akif Ersoy’un “Korkma” nidâsıyla başlayan dizelerinin milletin bağımsızlık iradesini ve ortak değerlerini temsil ettiğini belirtti.
Kastamonulular Platformu ve Batı Karadeniz Konseyi’nin hedeflerine de değinen Çolakoğlu, hemşehriler arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi, bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlamayı ve gelecek nesillere daha güçlü bir Batı Karadeniz bırakmayı amaçladıklarını söyledi. Bu süreçte gençlerin dinamizmi ile kadınların vizyonunun önemli bir güç kaynağı olduğunu vurguladı.
Bin kişiyi aşan yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, Ramazan ayının birlik ve kardeşlik ruhunu yansıtan güçlü mesajlarla sona erdi. Verilen ortak mesaj ise Batı Karadeniz’in köklü değerlerinden aldığı güçle Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam edeceği yönünde oldu.
iahaber Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



