
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Aziz İhsan Aktaş davasında tutukluluk değerlendirmesi sırasında yaptığı savunmada, “Buradan beraat edeceğimizi ve tahliye olacağımızı çok iyi biliyoruz. Ülkemizin yakın tarihine baktığımızda, bu tür olaylarla sıkça karşılaştığımızı görüyoruz. Biz de bu sürecin bir parçasıyız ve üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz. Öncelikle aile bireylerimin ve çalışma arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen bir “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddialarıyla ilgili olarak, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 200 kişi hakkında açılan davanın ikinci duruşmasının üçüncü günü başladı. Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde gerçekleştirilen duruşmada, tutuklu 16 kişinin durumu değerlendirildi ve savcı mütalaasını sundu.
Savcı, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında tutukluluğun devamını talep ederken, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve destek hizmetleri personeli Gülşah Ocak’ın ise tahliye edilmesini istedi.
“Süreç hukuka aykırı devam etti”
Tutukluluk değerlendirmesine karşı yapılan savunmaların ardından Rıza Akpolat, 15,5 aydır cezaevinde bulunduğunu ve 12 metrekarelik bir alanda yaşam sürdüğünü vurgulayarak, “Son iki gündür yaşadığımız gerginliklerin, soruşturma süreciyle ilgili birtakım haksız uygulamalardan kaynaklandığını düşünüyorum. Burada yargılanan herkesin yaşadığı sıkıntının temelinde hukuksuz uygulamalar yatıyor. İddianame etkin pişmanlık üzerine oturtulmuş, iftiracılara zorla ifade verdirilmiştir” dedi.
Akpolat, tanıkların ve itirafçıların ifadelerinin, soruşturma makamı tarafından baskı altına alındığını, bu durumun da yargılama sürecini olumsuz etkilediğini belirtti. “Hukuka aykırı bir yöntemle başlayan bu süreç, hukuka aykırı şekilde devam etmiştir” dedi.
“İftiracıların beyanlarıyla 15,5 aydır cezaevindeyiz”
Akpolat, hukuka aykırı başlayan sürecin diğer itirafçılar arasında da iftiraların dolaştığını, ancak bu kişilerin ifadelerinin mahkemeye geldiklerinde farklılaştığını ifade etti. “Savcılık makamına her gittiklerinde konuştukları şeyleri burada bahsetmiyorlar. İddianameye konu olan hiçbir eylemde ‘Rıza Akpolat’a rüşvet verdim’ diyen yok” ifadesini kullandı.
Savunmasında, “15,5 aydır cezaevindeyiz ve ortada somut bir delil yok. İftiracıların beyanlarıyla yargılanıyoruz” diyen Akpolat, “Ayrıca, benim ile ilgili herhangi bir HTS kaydı veya görüşme yok. Bu suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.
“Bunları konuşmak zorunda kalmaktan dolayı hicap duyuyorum”
Akpolat, hazırlanan iddianamenin Rıza Akpolat’ın 2019 yılına kadar hiçbir ticari faaliyeti ve geliri olmadığı varsayımına dayandığını vurguladı. “2019 yılından önceki 20 yıl içinde ailemle birlikte gerçekleştirdiğimiz projeler dosyada mevcuttur. Yaklaşık 700’e yakın daire ve dükkan inşaatı bu belgelerde yer alıyor” dedi.
“Sözde Beşiktaş’ta bir rüşvet havuzu kurulmuş”
Savunmasında, “İddiayı ortaya atan ispatlar” kuralını hatırlatan Akpolat, kendisine yöneltilen suçlamaların somut bir delile dayanmadığını ve tüm suçlamaların avukatlarının sunduğu belgelerle çürütüldüğünü belirtti. “Sözde Beşiktaş’ta bir rüşvet havuzu kurulmuş, ben de bu havuzdan otel rezervasyonları ve uçak biletleri almışım” diyerek bu iddiaların gerçek dışı olduğunu ifade etti.
“Hastaneyle ilgili benden başka tutuklu kalmadı”
Akpolat, Beltaş Hastanesi’nin satışıyla ilgili tutuklandığını belirterek, “Bu satışı yapan başka bir tutuklu sanık kalmadı. Kamu zararı olduğu söylenen durumun ortada olmadığı, değerleme raporlarıyla ortaya çıkmıştır” dedi. Ayrıca, imzaların aynı yerden atılmaması durumunun Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olmadığını da vurguladı.
“Aktaş’ın 7,5 milyon dediği alışverişe dahilim yok”
Hastane satışına dair tüm karışıklıkların giderildiğini belirten Akpolat, araç satışıyla ilgili de açıklamalarda bulunarak, “Bir araç soruşturma konusu değil, diğer araçlar ise plakaları nedeniyle satılmıştır. Benim bu süreçle ilgili bir bilgim yoktur” dedi.
“Davanın siyasi olduğunu biliyorum”
Davanın siyasi bir yönü olduğunu ve bu sürecin bazı cezalandırmalarla şekillendiğini belirten Akpolat, “Biz aile bireylerimizle birlikte tüm ticari faaliyetlerimizi dosyaya sunduk. Adaletin yerini bulacağına inanıyorum” dedi.
“Kızlarımla ilgili bir cümle ederken bile sıkıntı yaşıyorum”
Son olarak, kendisinin de iki kızı olduğunu belirten Akpolat, “Yarın 23 Nisan, kızlarım gösteri yapacak. Ancak ben, çalışma arkadaşlarımın ve ailemin dertleriyle ilgilenmekten, kendi kızlarımla ilgili bir şeyler söylemekte zorlanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Çünkü çok mahrumiyet yaşıyoruz ve birçok suçlamayla karşı karşıyayız. Ancak 86 milyon insanın çocukları için, doğru olanı yapmaya devam edeceğiz” diyerek aile bireylerinin ve çalışma arkadaşlarının tahliyesini talep etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



