
Kongre Başkanı Prof. Dr. Cihan Uras, günümüzde meme kanseri cerrahisinde robotik ve endoskopik tekniklerin önemli bir yer edindiğini vurguladı. Bu gelişmeler sayesinde memenin tamamı sadece 3 santimetrelik bir kesiden çıkarılabiliyor.
MEME KANSERİ AMELİYATINDA ROBOTİK CERRAHİYLE 3 CM’LİK KESİ DÖNEMİ!
Acıbadem Üniversitesi Senoloji Enstitüsü ve Senatürk’ün katkılarıyla düzenlenen kongre çerçevesinde bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Acıbadem Üniversitesi Senoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nuran Beşe, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, Almanya Klinikum Esslingen’den Prof. Dr. Thorsten Kühn ve ABD Inova Schar Cancer Institute’tan Dr. Shawna C. Willey katılım sağladı.
“BREASTANBUL DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ BULUŞMALARDAN BİRİ”
Avrupa çapında meme cerrahisi araştırmalarını yürüten Avrupa Meme Kanseri Cerrahi Araştırmaları Derneği – EUBREAST’in kurucu üyelerinden olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Thorsten Kühn, basın toplantısında Breastanbul’un uluslararası düzeyde uzmanları bir araya getiren çok değerli bir platform olduğunu belirtti. Kühn, “Cerrahların deneyimlerini paylaşabileceği ve yeni iş birlikleri kurabileceği bu etkinlik, dünya çapında önemli bilimsel buluşmalardan biridir” dedi.
“MEME KANSERİ AMELİYATLARI 3 SANTİMETRELİK KESİDEN YAPILABİLİYOR”
Breastanbul Kongresi’nin dünya genelinde dikkat çekici bir etkinlik haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Uras, “Dünyanın dört bir yanından binin üzerinde bilim insanı katıldı. Bu kongre, meme radyolojisi, meme patolojisi, meme cerrahisi, meme onkolojisi, meme radyasyon onkolojisi, meme genetiği ve meme hemşireliği gibi çok sayıda konuyu kapsayan multidisipliner bir etkinliktir. Robotik ve endoskopik teknolojiler sayesinde meme ameliyatlarında 10 cm’lik kesiler yerine 3 cm’lik kesiler yapılabilmektedir. Bu durum, hem memenin tümünün çıkarılmasına olanak tanıyor hem de koltuk altına ulaşarak lenf bezi örneklerinin alınmasını sağlıyor. Böylece daha az kanama ve daha az ağrı ile hastaların iyileşme süresi de kısalıyor” şeklinde konuştu.

“MEME KANSERİ TEDAVİSİNDE KEMOTERAPİ KULLANIMI BAZI GRUPLARDA AZALDI”
Meme kanseri tedavisindeki başarı oranlarının arttığını belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp, “Özellikle üçlü negatif meme kanserinde immünoterapilerin kullanımı, hastaların yaşam sürelerinde önemli iyileşmelere yol açtı. HER2 pozitif meme kanserlerinde yeni ilaçların gelişimi ile tümörlerin kaybolması mümkün hale geldi. Hormona duyarlı alt tiplerde ise yeni hormonal ilaçların ve akıllı ilaçların kullanımı, kemoterapi ihtiyacını büyük ölçüde azalttı” dedi.
“BAZI HASTALARDA KOLTUK ALTINA YÖNELİK RADYOTERAPİ GEREKMEYEBİLİYOR”
Radyasyon onkolojisinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildiğini dile getiren Prof. Dr. Nuran Beşe, “Tedavi sürecinde hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla kapsamın azaltılması mümkün hale geldi. Seçilmiş hastalarda bekçi lenf nodu örneklemesinin yapılmaması gibi yeni yaklaşımlar gündeme geldi. Doğru hasta seçimi ile bazı hastalarda koltuk altına yönelik radyoterapinin gereksiz olabileceğini gösteren çalışmalar mevcut. Burada kritik olan nokta, hastanın dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ve tedavi kararının deneyimli, multidisipliner bir ekip tarafından alınmasıdır” ifadelerini kullandı.
“ASIL HEDEFİMİZ, MEME KANSERİNİ HENÜZ ORTAYA ÇIKMADAN GÜVENİLİR YÖNTEMLERLE ÖNLEYEBİLECEĞİMİZ BİR NOKTAYA ULAŞMAK”
Yaklaşık 30 yıllık bir deneyime sahip olan Dr. Shawna C. Willey, “1990’lı yıllardan itibaren meme kanseri cerrahisinde önemli gelişmeler yaşandı. Meme kanserinin tanı ve tedavisindeki yenilikler, bu alanda uzmanlaşmayı gerektiriyor. Meme cerrahisi, kendine özgü eğitim programları ile gelişim gösteriyor. Günümüzde daha iyi cerrahi yöntemler ve kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri mevcut. Ancak gelecekteki en büyük hedefim, meme kanserini tedavi etmek zorunda kalmadan önleyebilmektir. Bunun için risk taşıyan bireyleri tanımlamak için kişiye özel yöntemler geliştirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
“HASTANIN KENDİ DOKULARINDAN YENİ MEME OLUŞTURULABİLİYOR”
Plastik cerrahi alanında meme kanseri tedavisindeki gelişmelere dikkat çeken Prof. Dr. Şükrü Yazar, “Hastadan alınan yağ dokusu uygun koşullarda dondurularak ihtiyaç duyulduğunda yeniden kullanılabiliyor. Bu alanda yeni çalışmalar yapılmakta ve gelecekte daha sık uygulanabileceği öngörülüyor. Ayrıca, hastanın karın, sırt veya uyluk bölgesinden alınan dokularla gerçekleştirilen meme onarımları sayesinde, daha doğal görünüm elde edilebiliyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!




