

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Kadın Meclisleri ve Genç Feministler Federasyonu’nun çağrısıyla kadınlar, İstanbul Sürreya Operası önünde toplandı. Bu yürüyüş, genç kadın Rojin Kabaiş’in ölümünün ardındaki gerçeklerin ortaya çıkması için yapıldı. Eyleme katılanlar “Rojin’e ne oldu?” sorusunu sorarak, kadın cinayetlerine dikkat çektiler. Kadınlar, “Rojin’in hesabını soracağız”, “Kadınlar ölüyor AKP seyrediyor”, “Hiçbir ölüm şüpheli kalmayacak”, ve “Genç feministler buraya hesap sormaya” gibi sloganlar attılar. Eylemde ilk olarak söz alan Genç Feministler Federasyonu temsilcisi Güneş Akşahin, Rojin’in kaybolduğu 27 Eylül tarihinden itibaren ailesinin ve yakınlarının büyük bir mücadele içinde olduğunu belirtti. Akşahin, sürecin bir an önce deşifre edilmesi gerektiğini vurguladı.
Güneş Akşahin, Rojin’in bulunması için verdikleri mücadelelerin ardından, hukuki süreçte “intihar” yorumlamasının yapılmaması adına da çaba göstermeye devam edeceklerini kaydetti. Akşahin, olayla ilgili bazı önemli noktaları gündeme getirerek, şu açıklamalarda bulundu: “Bu ülkede hala bir yetkili bile kendini sorumlu hissetmiyor. Gülistan’ın davasında da aynı şekilde hareket ettiler. Devlet, kadınların yaşarken erkeklerin kontrolüne tabi kılmaya çalıştığı gibi, öldüklerinde de başlarına geleni umursamıyor. Dosyada hâlâ kısıtlama yasağı var ve bunun derhal kaldırılması gerekiyor,” dedi. Akşahin, Rojin’in kaldığı KYK yurdunda yapılması gereken ifadelerin hâlâ alınmadığını, bu durumun dikkat çekici olduğunu dile getirerek, “Intihar şüphesi olmaksızın böyle bir algıya neden çalıştığını sorguluyoruz. Adli tıp raporlarındaki tutarsızlıklar da son derece rahatsız edici,” şeklinde konuştu.
Akşahin, ayrıca Rojin’in kaybolduğu KYK yurt müdürünün, polisle hemen iletişime geçmediğini belirterek, bu durumu AKP hükümetinin genç kadınların hayatlarına müdahaleleri açısından eleştirdi. Kendisi için kılını kıpırdatmayanların, mücadele eden kadınlar için hızlı bir biçimde hukuksuz kararlara imza atabildiğini ifade etti. Akşahin, “Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş ve ailesine buradan söz veriyoruz, Van’dan İstanbul’a kadar Rojin’e ne olduğu sorusunu örgütlü mücadelemizle sormaya devam edeceğiz,” dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri temsilcisi Esin İzel Uysal da yaptığı konuşmada Rojin’in 21 yaşında hayalleri olan bir genç kadın olduğunu hatırlattı. Uysal, Rojin’in ölümünden sonra yapılan raporların intihar şeklinde geçtiğini belirterek, Rojin’in cansız bedeninin kaybolduktan 18 gün sonra bulunduğunu vurguladı. Rojin’in kaybolduğu ilk üç gün boyunca ailesinin ve çevresindekilerin kimseye ulaşamaması durumu da eleştirildi. Uysal, devletin, kadın cinayetlerinin önlenmesi noktasında üzerine düşen görevi yerine getirmediğini belirtti. Aileye ve kaybedilen kızların yakınlarına yapılan muamelelerin, Türkiye’deki ayrımcılığı ve eşitsizliği gözler önüne serdiğini ifade etti.
“Bu sene kadın cinayetlerinin arttığını gözlemledik. 394 kadın öldürüldü, 259 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Bu tablo karşısında, bizlerin Rojin’in ölümü üzerine ‘intihar’ ifadesine razı gelmemiz asla mümkün değil,” diyen Uysal, 6284 sayılı kanunun etkin bir şekilde uygulanmadığını ve bu durumun kadınların güvenliğini tehdit
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



