
(DİYARBAKIR) – Rojin Kabaiş’in hikayesini ve şüpheli ölümünün ardından başlatılan adalet arayışını ele alan “Kırık Terazi” belgeselinin gösterimi Diyarbakır’da gerçekleştirildi.
Van’da 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolan ve 15 Ekim’de göl kıyısında cesedi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü, yönetmen Gökhan Çetin tarafından belgesel formatında işlendi. Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Rojin Kabaiş için sürdürülen adalet mücadelesinin detaylarıyla anlatıldığı “Kırık Terazi” belgeseli izleyicilerle buluştu.
Etkinliğe, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, DEM Parti İl Eş Başkanı Gülşen Özer, Rojin Kabaiş’in ailesi, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Belgesel gösteriminin ardından Avukat Mehmet Emin Aktar’ın moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide, avukat Medine Turantaylak Özkaçmaz, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Van Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Neslihan Şedal, Uzman Klinik Psikolog Hülya Konak, gazeteci Ruşen Takva ve yönetmen Gökhan Çetin konuşmacı olarak yer aldı.
Söyleşide, Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Rojin için yürütülen mücadelenin kendilerine güç verdiğini dile getirerek, dosyada delil karartma uygulamalarına karşı tepki gösterdi. Kabaiş, intihar iddialarını kesin bir dille reddettiklerini ve mücadelelerinin devam edeceğini vurguladı.
Diğer konuşmacılar ise olayın hukuki, psikolojik ve toplumsal boyutları üzerinde durdu.
“Çalışma adalet mücadelesini görünür kıldı”
Programda bir konuşma yapan Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, Rojin Kabaiş’in ölümü nedeniyle toplumun ses çıkarma ve mücadele etme konusunda birleştiğini belirterek, belgeselin önemli bir hafıza çalışması olduğunu ifade etti.
“Ailedeki tüm kadınların mücadelesi oldu”
Nizamettin Kabaiş şahsında Rojin için yürütülen mücadelenin kamuoyuna bir babanın çabası olarak yansıdığını söyleyen Eş Başkan Küçük, “Ancak hepimiz bu durumu sahiplendik. Süreç içerisinde ailedeki tüm kadınların mücadelesi de önemli bir yer tuttu. Amed’de, meydanlarda biz ailedeki tüm kadınları yanımızda gördük, onlarla bir araya gelerek kenetlendik. Değerli katılımcılar, konuyu en açık şekilde ifade etti. Cezasızlık politikalarının insanları kaybettiği bir coğrafyada yaşıyoruz. Tüm vakalarda erkeği, iktidarı ve güçlü olanı koruyan bir sistem mevcut. Bizler, kadınların ve çocukların maruz kaldığı istismarın sona ermesi için kadın mücadelesini büyütme kararlılığındayız.” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



