
“`html

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabındaki paylaşımında, Türkiye’de haber bültenlerinde pozitif olayların eksikliği konusuna dikkat çekerek, vatandaşların karamsarlığa ve yalnızlığa düşürüldüğünü iddia etti. Şahin, RTÜK’ün yasal yetkileri çerçevesinde, yayın kuruluşlarına karşı gerekli yaptırımların en üst sınırdan uygulanacağını ifade etti.
ANKA Haber Ajansı, RTÜK’ün 2024 yılı boyunca “eleştiri sınırını aşan yorumlar ve tarafsızlığı ihlal” gerekçesiyle uyguladığı idari para cezalarını rapor etti. Bu hesaplamalar neticesinde, RTÜK’ün 2024 içerisinde 23 ayrı idari ceza devam ettirdiği belirlendi.
2024 YILINDA 23 AYRI CEZA
Yıl boyunca yapılan incelemelere göre, RTÜK, 2024 yılı boyunca toplamda 23 ayrı idari para cezası kesmiştir. Bu cezalardan 7’si Tele 1 kanalına, 6’sı NOW TV‘ye, 4’ü SZC TV‘ye, ve 2’si ise Flash Haber kanalına uygulanmıştır. RTÜK’ün bu gerekçelerle uyguladığı para cezalarının toplam tutarı ise 55 milyon 100 bin 345 lira olarak kaydedilmiştir.
“KENDİLERİNE GÖRE BİR GAZETECİLİK TARİFİ YAPILIYOR”
RTÜK’ün uyguladığı cezalarla ilgili görüşlerini ANKA Haber Ajansı’na aktaran RTÜK üyesi Tuncay Keser, çeşitli değerlendirmelerde bulunmuştur:
Keser, “RTÜK’ün 2023, 2024 ve 2025 yıllarında verdiği cezalara baktığınızda, sürekli olarak aynı kanalların eleştiri sınırını aşması ve tarafsızlık ihlali gerekçesiyle cezalandırıldığını görebilirsiniz. Bu durum, 4-5 kanalın ceza sayısının değiştiği, fakat genel tablonun her seferinde aynı kaldığı anlamına geliyor.” açıklamasını yaptı.
Keser’e göre, “Bu açıklamaların yapıldığı diğer kanallar üzerinde ise aynı maddelerin işletildiği görünmüyor. Özellikle bizlerin şikayetleri işleme alınmamış olan olaylar da mevcut. 2024 yılı itibarıyla bu gerekçelerle kesilen ceza miktarı, 55 milyon lirayı aşmış durumdadır.” dedi.
Tuncay Keser, RTÜK Başkanı’nın bu süreçte kendisine özgü bir gazetecilik tanımı yaptığını belirtti ve şöyle devam etti: “Görünüşe göre, ‘Ülkede iyi şeyler oluyor’ diyen kanalların sayısı başkan için yeterli değil. Maalesef demokrasi ve basın özgürlüğü açısından gelinen bu noktayı özetleyen tablo bu.”
Keser, unutmaması gereken bir noktaya da dikkat çekti: “Gazetecilik, iktidar propagandası yapmak demek değildir. Bir kral çıplaksa, gazetecinin görevi yalnızca ‘çok yakışmış’ demek değildir. Bu cesareti gösteren gazetecilik hikayeleri gerçek anlamda kahramandır. RTÜK’ün görevi ise halkın haber alma hakkını ve ifade özgürlüğünü tehdit etmek değil, korumaktır.” şeklinde konuştu.
Sonuç olarak, RTÜK’ün uyguladığı yaptırımlar ve kesilen cezalar, Türkiye’de basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konularındaki tartışmaları tekrar alevlendirmiştir. RTÜK’ün durumu, medya kuruluşları ve gazetecilerin çalışmaları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmakta ve bu durum
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



