Ruh Sağlığı Buluşmaları: Korkularınızı Yenin!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Ruh Sağlığı Buluşmaları: Korkularınızı Yenin!

Bursa Nilüfer Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “Sağlık Buluşmaları” etkinliğinde, psikiyatrist Uzman Dr. Ömer Öz, toplumda yaygın olarak yanlış anlaşılan depresyon, panik atak ve kaygı durumları hakkında önemli bilgiler sundu. Dr. Öz, psikiyatrik desteğin asıl amacının, bireylerin korkuları yüzünden kaybettikleri “ruhsal bağımsızlıklarını” yeniden kazanmalarına yardımcı olmak olduğunu vurguladı.

BURSA (İGFA) – Nilüfer Belediyesi, halkın sağlığını korumak ve bilinçlendirmek amacıyla düzenlediği “Sağlık Buluşmaları” etkinliklerine devam ediyor. Bu kapsamda, psikiyatrist Uzm. Dr. Ömer Öz, katılımcılarla bir araya geldi.

Etkinlik, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Uzm. Dr. Öz, depresyon, panik atak, kaygı bozuklukları ve takıntılar hakkında sıkça karşılaşılan yanlış bilgilere dair bilgi paylaşımında bulundu.

“HER ENDİŞE PANİK ATAK DEĞİLDİR”

Uzm. Dr. Ömer Öz, konuşmasına panik atak kavramının zamanla içinin boşaltıldığını belirterek başladı. Kişilerin endişeli ya da heyecanlı olmalarının hemen bir hastalık olarak tanımlanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Öz, “Günümüzde, endişeli ya da ‘başımıza bir şey gelir mi’ diye düşünen herkes kendine panik atak tanısı koyuyor. Oysa kaygı ve üzüntü, insanın doğal duygularıdır ve mutluluk kadar gereklidir. Sevdiklerini kaybetme korkusu yaşayan herkes bu duyguları yaşayabilir. Bu yalnızca bir hastalık belirtisi değildir” şeklinde konuştu.

“HEDEFİMİZ KİŞİNİN BAĞIMSIZLIĞINI GERİ KAZANMASI”

Uzm. Dr. Öz, psikiyatrik desteğe ne zaman ihtiyaç duyulacağı konusuna değinerek, önemli bir noktanın “bağımsızlık” olduğuna vurgu yaptı. Öz, “Eğer bir kişi kaygıları nedeniyle yemek yiyemiyor, dışarı çıkamıyor veya yalnız kalamıyorsa, bağımsızlığını kaybetmiş demektir. Bizim bilimsel olarak amaçladığımız, kişinin bu korkular nedeniyle kısıtlanan özgürlüğünü geri kazandırmaktır. Amacımız, insanları duygusuz ve kaygısız hale getirmek değil” ifadelerini kullandı.

Ruh sağlığı problemlerini tanımlarken kullanılan dilin önemine dikkat çeken Öz, “bozukluk” terimine mesafeli yaklaştığını belirtti. “Bende bozukluk var” düşüncesinin bireyleri güçsüz hissettirdiğini söyleyen Öz, “Biz cerrah değiliz, elimizde neşterle bir şeyi kesip atamayız. İyileşme, bireyin düşünce yapısını ve olayları yorumlama biçimini değiştirmesiyle başlar. ‘Korkma, takma, geçer’ gibi ifadeler tedavide yer bulamaz. Kişi o an gerçekten öleceğini ya da bayılacağını düşünüyorsa, ona sadece ‘korkma’ demek anlam ifade etmez. Önemli olan, düşünce ile gerçeği ayırt etmesini sağlamaktır” dedi.

Uzm. Dr. Ömer Öz, katılımcıların sorularını da yanıtlayarak psikiyatrik ilaçlarla ilgili toplumda var olan “uyuşturur, bağımlılık yapar, kilo aldırır” gibi önyargılara da değindi. Bilim ve farmakolojinin önemli ölçüde ilerlediğini belirten Öz, “Tedavide amacımız kişiyi uyuşturmak değil, işlevselliğini artırmaktır. Ancak ilaç tek başına sihirli bir çözüm değildir. Yaşam alışkanlıklarını değiştirmek, düşünce biçimlerini düzenlemek ve gerektiğinde terapi ile desteklemek gerekir” diye konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın