
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, çerçeve yasa teklifine “şartlı destek” verdiklerini ifade ederek, “Sorun yalnızca bir terör örgütünün tasfiyesi değil, aynı zamanda terörü yeniden üreten zeminlerin tamamen ortadan kaldırılması meselesidir. Silahların bırakılmasına yönelik yöntemler, terör örgütünün tasfiyesi, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün tartışılıp tartışılmadığı, TBMM’nin çözüm merkezi statüsünün devamlılığı ve şiddete bulaşmamış bireylerin topluma yeniden kazandırılmasının yolları etrafında şekillenmektedir.” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın başkanlığında “Terörsüz Türkiye” süreci çerçevesinde hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başladı.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Meclis’te tarihi bir gün yaşanıyor; çerçeve yasa, bir yıllık çözüm süreci komisyonunun çalışmaları sonucunda Genel Kurul’da ele alınıyor.
Teklifin genel görüşmeleri sırasında Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan, süreçteki endişe ve beklentileri şeffaf bir şekilde hem ilgili taraflarla hem de kamuoyuyla paylaştıklarını belirtti. “Terörsüz Türkiye” ifadesini belirsiz bulduklarını ve asıl ihtiyacın “yaşanabilir bir Türkiye” olduğunu vurguladı.
Arıkan, meseleyi yalnızca kanun teklifine “evet” veya “hayır” demekten ibaret görmediklerinin altını çizerken, Türkiye’nin sorunlarını kendi halkıyla, kendi Meclisi’yle ve hukuk düzeni içerisinde çözme iradesinin önemine dikkat çekti. Kaygılarının, kendilerini yeniden kutuplaşma ve çatışma siyasetine sürüklemesine izin vermeyeceklerini ifade eden Arıkan, toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku, millet iradesini ve ortak geleceği güçlendirecek bir anlayışla sürece destek verdiklerini belirtti.
“Çerçeve yasa”: 12 maddelik teklifte neler var; kim, nasıl yararlanacak?
“Bu ‘evet’, Türkiye’nin iç işlerine hiçbir küresel gücün müdahale etmemesi için verilmiştir”
Verilen desteğin, herhangi bir siyasi aktöre koşulsuz bir onay olmadığını vurgulayan Arıkan, şu şekilde konuştu:
“Kanun teklifinin her maddesi, Türkiye’nin sorunlarını Türkiye’nin iradesiyle çözme çabasındadır. Bu ‘evet’, Türkiye’nin iç işlerine hiçbir küresel gücün, hiçbir emperyalist odağın müdahale etmemesi için verilmiştir. Siyonist yayılmacılığa karşı Türkiye’nin daha güçlü, daha bağımsız ve daha dirençli olması için verilmiştir. Biz terörün sona ermesine ‘evet’ diyoruz. Silahların susmasına ‘evet’ diyoruz. Kardeşliğe ‘evet’ diyoruz. Hak ve özgürlüklere ‘evet’ diyoruz. Hukukun üstünlüğüne ‘evet’ diyoruz. Meclis iradesine ve istişareye ‘evet’ diyoruz. Ancak şiddetin meşrulaştırılmasına ‘hayır’ diyoruz. Millet iradesinin devre dışı bırakılmasına ‘hayır’ diyoruz. Kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere ‘hayır’ diyoruz. Yeni vesayet anlayışlarına ‘hayır’ diyoruz. Türkiye’nin geleceğinin başka hesaplara teslim edilmesine ‘hayır’ diyoruz.”
“Kalıcı çözüm adalet, hukuk, toplumsal bütünleşme ve kardeşliği birlikte inşa etmekten geçmektedir”
Milli Görüş’ün terör, devlet, kardeşlik, adalet ve toplumsal bütünlük konusundaki yaklaşımının göz önünde bulundurulmadan doğru yolda ilerlenemeyeceğini savunan Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Terör sorununun çözümü, bir partinin seçim hesabı değil, Türkiye’nin kazanması meselesidir. Silah bırakma ve tasfiye, bu sürecin yalnızca başlangıç noktası olarak değerlendirilmelidir. Türkiye, adaletsizlik, ekonomik eşitsizlik, siyasi kutuplaşma ve kimlik çatışması üzerinden bir düzene devam ederse, yeni sorunlar üretmeye devam edecektir. Saadet Partisi, sürece karşı çıkmayı veya kâhinlik yapmayı Milli Görüş’le bağdaştırmamıştır. Çözümün adresi, Erbakan Hocamızın en karanlık dönemlerde yaptığı konuşmalar ve çözüm önerileridir. Bugün bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz; kalıcı çözüm, adalet, hukuk, toplumsal bütünleşme ve kardeşliği birlikte inşa etmekten geçmektedir.”
“Yalnızca ‘Çerçeve yasayı destekliyoruz’ veya ‘Çerçeve yasaya karşıyız’ noktasında değiliz”
Arıkan, partisi tarafından çerçeve yasa teklifine şartlı destek sunulduğunu belirterek, konuşmasına devam etti:
“Saadet Partisi, ‘Çerçeve yasaya karşı mıyız yoksa destekliyor muyuz?’ sorusuna hapsedilemez. Burada mesele yalnızca bir terör örgütünün tasfiyesi değil, terörü yeniden üreten zeminlerin tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Mevcut süreçle ilgili Saadet Partisi’nin değerlendirme süreci, silahların tamamen bırakılmasına yönelik yöntemler, terör örgütünün tasfiyesinin potansiyeli, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün tartışılıp tartışılmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çözüm merkezi statüsünün devamlılığı ve şiddete bulaşmamış bireylerin topluma yeniden kazandırılmasının yolları etrafında şekillenmektedir. Saadet Partisi olarak yalnızca ‘Çerçeve yasayı destekliyoruz’ veya ‘Çerçeve yasaya karşıyız’ noktasında değiliz. Bundan daha kapsamlı bir teklifi Saadet Partisi olarak biz ortaya koyuyoruz. Mesele yalnızca terörü sona erdirmek değil, terör sona erdikten sonra nasıl bir Türkiye inşa edeceğimizdir. Bu nedenle partimiz ‘çerçeve yasaya’ şartlı bir destek sunmaktadır.
Birinci olarak, terörün ortadan kaldırılması devletin asli görevidir. Devlet, kendi ülkesinde silahlı bir yapının varlığını kabullenemez. Devlet otoritesine alternatif bir silahlı güç kabul edilemez. Dolayısıyla, silahların bırakılması, örgütsel yapının tasfiyesi ve devlet otoritesinin ülkenin her noktasında tartışmasız bir şekilde tesis edilmesi konusunda taviz verilmemelidir. İkinci olarak, terörü oluşturan sebepler ortadan kaldırılmadan yalnızca silahlı unsurlara odaklanmak, hastalığın belirtilerini tedavi etmekten ibarettir. Bu ‘çerçeve yasa’, terörü mü tasfiye ediyor yoksa terörü doğuran sebepleri mi ortadan kaldırıyor, buna yanıt vermeliyiz.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



