
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye katılmasının ardından, Yeni Parti lideri Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan bazı iddialar ortaya attı. Önceki dönem Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, bu iddialara karşı sert bir yanıt verdi.
“SİLVİRİ’DEN GELEN YÖNLENDİRMELER DOĞRULTUSUNDA YÜRÜTÜLEN SİYASİ KARALAMA KAMPANYASI”
İmar konusundaki iddiaları kesin bir dille reddeden Yazıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ilçelerin imar uygulamalarını denetleyen en yetkili yerel otorite olduğunu belirtti ve yaşananların bir siyasi karalama kampanyası olduğunu ifade etti.
Yazıcı, sürecin Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Parti’ye katılmasıyla başladığını vurgulayarak, bu olayın ardından kendisi ve önceki dönemdeki Tuzla Belediyesi uygulamalarına yönelik iftira kampanyası başlatıldığını dile getirdi. Özgür Özel, Nuri Aslan ve Özgür Çelik’in iddialarına atıfta bulunan Yazıcı, “Peş peşe yapılan açıklamalar, birbirinden bağımsız değerlendirmeler değil; Silivri’den gelen yönlendirmeler doğrultusunda yürütülen siyasi bir karalama kampanyasının parçalarıdır. Bu kampanyanın merkezine ise Tuzla’da uygulanan emsal transferi konusu yerleştirilmiştir” şeklinde konuştu.
“İMARI DENETLEYEN EN YÜKSEK YEREL MERCİ İBB’DİR”
Yazıcı, açıklamalarının devamında ise şu ifadelere yer verdi:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetleyen en yüksek yerel idari mercidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2019 yılından bu yana CHP tarafından yönetilmektedir.
“HUKİKİ DAYANAĞI 2016 YILINDA İBB MECLİSİNDEN GEÇEN PLAN NOTLARIDIR”
İddia edildiği gibi “asrın imar yolsuzluğu” varsa, neden bugüne kadar bu konuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı? Neden bu iddialar, Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Parti’ye katılmasının hemen ardından gündeme geldi? Gerçekler ortadadır: Tuzla’daki emsal transferi uygulamasının hukuki dayanağı, 2016 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinden geçen plan notlarıdır. Bu uygulama sayesinde vatandaşların mülkiyet sorunları çözülmüş, kentsel dönüşümün önü açılmış ve park, okul, yol, cami gibi kamusal alanlar belediyeye kazandırılmıştır.
KAMUSAL ALAN SÖZLERİ
Örneğin, imar planında okul alanında yer alan bir parselin sahibi, o parsel üzerinde yapılaşamaz. Parselin yapılaşma hakkı başka bir alana aktarılır; okul alanında kalan parsel ise kamunun kullanımına sunulur. Dolayısıyla ortada “hayali” bir işlem değil; plan kararına dayanan, taşınmaz ve imar hakkı üzerinden yürütülen açık bir uygulama bulunmaktadır. Emsal transferleri sonucu Tuzla Belediyesinin mülkiyetine yaklaşık 380 bin metrekare brüt kamusal alan geçmiştir.
Emsal transferine konu olan 902 parselde gerçekleştirilen toplam inşaat alanı ise yaklaşık 400 bin metrekaredir. Bu inşaatlar tamamen hak sahipleri tarafından yapılmış ve yine başka hak sahipleri tarafından kullanılmıştır. Belediyenin bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmamış, belediyeye ait herhangi bir taşınmaz veya mal, vatandaşlara verilmemiştir. İşlemler tamamen hak sahipleri arasında gerçekleşmiş; buna karşılık kamuya yüz binlerce metrekarelik alan kazandırılmıştır.
ŞADİ YAZICI: “İDDİALAR BÜTÜNÜYLE YALANDIR”
Buna rağmen, 2016’dan itibaren yapılan tüm işlemlerin toplamı yaklaşık 400 bin metrekare iken, 520 bin metrekarelik “fazladan ve hayali emsal transferi” olduğu iddiası, gerçekle hiçbir bağlantısı olmayan, akıl ve matematik dışı bir iddiadan ibarettir. Sonrasında bu hayali alan, gerçekle ilgisi olmayan çarpanlarla güncel emlak değerleri üzerinden hesaplanarak “40 milyarlık yolsuzluk” iddiası ortaya atılmaktadır.
Olmayan bir metrekareyi varmış gibi kabul edip, ardından onu uydurma birim değerlerle çarparak “asrın yolsuzluğu” sonucunu çıkarmak, ancak talimatla hareket eden, siyasi saldırı emriyle konuşan kişilerin yapabileceği bir iddia biçimidir ve bütünüyle yalandır.
Hâlâ olmayan metrekareler, olmayan değerlerle çarpılmakta; belediyenin para veya mal çıkışının bulunmadığı, vatandaşlar arasında gerçekleşen işlemler, belediye kaynaklı bir yolsuzlukmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu hesaplama, ne teknik gerçeklerle ne de temel matematikle bağdaşmaktadır. Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Parti’ye katılmasının ardından, Silivri’den gelen yönlendirmelerle yeniden gündeme getirilen bu iddialar, şahsımı ve geçmiş dönem Tuzla Belediyesi yönetimini karalamaya yöneliktir. Tuzla’ya kazandırılan yüz binlerce metrekarelik kamusal alanı yok sayan; vatandaşların mülkiyet sorunlarını çözen bir uygulamayı yolsuzluk gibi göstermeye çalışan bu açıklamalar, siyasi kin ve hırsla oluşturulmuş bir tutarsızlıklar manzumesidir.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



