
Gazeteci Yazar Mesut Demir, yurtdışında sahillerin vatandaşların kullanımına açık olduğunu, buna karşın Türkiye’de otel ve plaj işletmelerinin kumsal ve denizleri işgal ettiğini yazdı.
BURSA (İGFA) – İşte Gazeteci Yazar Mesut Demir’in köşe yazısı…
Yaz tatili boyunca tatil imkanı bulan vatandaşlar, otellere ve turlara yöneldi.
Asgari ücretle çalışan bireyler ise, otel fiyatlarının yüksekliğinden dolayı evlerine en yakın sahillere giderek deniz keyfini yaşamaya çalıştı.
Ancak, Ege ve Akdeniz başta olmak üzere tüm bölgelerdeki sahiller, oteller ve özel plaj işletmeleri tarafından işgal altında bulunuyor.
Sahili kiralayan ve burada hizmet vermek için ruhsat alan işletmeler, denizi ve kumsalı da ele geçirerek vatandaşların denize girmesine engel oluyor.
Yurtdışında durum nedir?
Yurtdışındaki sahillerde otellerin ya da özel işletmelerin plaj alanları belirli bir sınırla kısıtlanmış durumda.
İsteyenler şezlong ve şemsiye kiralayarak tesisi kullanabiliyor. Şezlong ve şemsiye talep etmeyenler ise, plaj önündeki kumsala havlularını serip güneşlenip denize girebiliyorlar.
Uluslararası Deniz Hukuku gereği, sahillerdeki kumsal ve deniz kullanım hakkı kiralanamaz ve her birey eşit olarak bu alanlardan faydalanabilir.

Türkiye’deki yasal düzenlemeler nelerdir?
Anayasa’nın 43. maddesi ve 7121 sayılı Kıyı Kanunu, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu belirtmekte ve kamu yararını öncelikli kılmaktadır. Kıyı Kanunu Madde 5, kıyıların herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğunu hükme bağlamaktadır.
Ayrıca,
Yargıtay’ın tatil beldelerindeki plaj kullanımıyla ilgili verdiği önemli bir kararda, şezlong ve şemsiye kiralama zorunluluğunu kaldırarak plajların herkes tarafından eşit ve serbest bir şekilde kullanılabileceğine hükmetmiştir.

Ancak, yasal düzenlemelere rağmen halkın sahil ve plajlara erişimi konusunda ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Otel ve beach işletmeleri, çevresini kuşattıkları kumsallarda şezlong ve şemsiye ücreti ödemeden vatandaşları sahile sokmamaktadır.
Bu durum bununla da sınırlı kalmamakta.
Kumsalın önüne kadar dizilen şezlong ve şemsiyeler, vatandaşın kullanım hakkı olmasına rağmen kumsal ve denize girmesini engelleyecek şekilde yerleştirilmiştir.

Türkiye’de yasalar mevcut ancak uygulama ve denetim eksikliği söz konusudur.
Bu şartlar altında Avrupa Birliği’ne katılma hayalimiz uzun yıllar sürecektir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Valilik ve belediyeler gibi kamu kurumlarının bu denetimleri neden gerçekleştirmediği, vatandaşlar arasında soru işaretlerine yol açmaktadır.

Vatandaşın sahillerdeki kullanım hakkı ne zaman geri verilecek?
Beach işletmeleri ve oteller ne zaman denetlenecek?
Türkiye’deki sorunların çözülmemesi, en önemli neden olarak denetimsizliği göstermektedir.
Bu yaz böyle geçti, ancak umarım önümüzdeki yıl denetimler sıkı bir şekilde yapılır ve vatandaşların kumsal ve deniz kullanım hakkı geri kazandırılır.
Sağlıklı ve esen kalın…
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



