
The New Yorker, ChatGPT’yi geliştiren OpenAI’ın CEO’su Sam Altman hakkında kapsamlı bir dosya yayınladı. Altman’ın şirketi kurduğu günden bu yana yürüttüğü yönetim tarzı, çevresiyle olan ilişkileri ve yapay zekânın geleceğine dair görüşleri ele alındı. Altman’ın yakın çevresinde bulunan bazı isimler, onu çeşitli konularda “manipülatif” ve “güvenilmez” olarak nitelendirirken, bazı ifadelerde “sosyopat” yakıştırması da yapıldı.
The New Yorker’da yayımlanan “Sam Altman geleceğimizi kontrol edebilir, peki ona güvenilir mi?” başlıklı dosya, araştırmacı gazeteciler Ronan Farrow ve Andrew Marantz tarafından kaleme alındı. Gazeteciler, Altman ile birlikte iş dünyasından, arkadaş çevresinden ve rakiplerinden 100’den fazla kişiyle bir buçuk yıl boyunca görüşmeler gerçekleştirdi.
Yapay zekâ teknolojilerinin “artificial general intelligence” (AGI) olarak bilinen seviyeye yaklaşmasıyla birlikte, Altman’ın OpenAI içindeki hareketlerinin de bazı sorgulamalara neden olduğu ifade edildi.
Şirketten kovulduğu dönem
2023 yılında OpenAI’ın baş bilim insanı Ilya Sutskever, yönetim kurulundaki üç üye ile gizli yazışmalarda Altman ve onun sağ kolu Greg Brockman’ın şirketi yönetme yeterlilikleri üzerine tartışmalar yürütüyordu. Sutskever, genel yapay zekâ hedefinde Altman’ın liderliğinin tehlikeli olabileceğini düşündüğü için, bir yönetim kurulu üyesine “Sam’in düğmeye basacak kişi olduğunu düşünmüyorum” demişti.
Gazetecilerin incelediği belgelerde, Altman’ın yöneticilere gerçekleri yanlış aktardığı ve iç güvenlik protokollerinde onları yanıltmaya çalıştığı iddia ediliyordu. Altman’ın davranışları hakkında hazırlanan bir listede ilk sırada “Yalan söylemek” maddesi yer alıyordu.
Kâr amacı gütmeyen bir şirket olarak başlamıştı
Altman, Sutskever, Brockman ve Elon Musk’ın kurucuları arasında olduğu OpenAI, başlangıçta kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak hayata geçirildi. Kurucular, yapay zekânın insanlık tarihinin en güçlü ve potansiyel olarak en tehlikeli icadı olabileceğini savunarak alışılmadık bir kurumsal yapının gerekliliğine dikkat çekmişlerdi. Ancak OpenAI, zamanla bu kâr amacı gütmeyen yapıdan uzaklaştı. 2023’te Altman hakkında yönetim kurulunun kararı, onunla devam etmeme yönünde oldu. Altman, bu durumu bir video görüşmesinde öğrendi. Fakat sürecin gelişimi hızla değişti ve Microsoft’un desteği ile Altman, yeni bir yönetim kurulu oluşturma konusunda anlaşarak CEO olarak geri döndü.
Yeni yönetim kurulunda eski Salesforce eş CEO’su Bret Taylor, eski ABD hazine bakanı Larry Summers ve Quora CEO’su Adam D’Angelo yer aldı.
The New Yorker’ın dosyasında, 2023’te yaşanan olayların şirket içinde “the Blip” olarak adlandırıldığı kaydedildi; bu terim, Marvel filmlerinde karakterin bir süre kaybolduğu ve geri döndüğünde dünyanın değişmiş olduğu anlara atıfta bulunuyor.
Dünyanın en değerli şirketlerinden birini yönetiyor; peki nasıl biri?
OpenAI, bu süreçten sonra dünyanın en değerli şirketlerinden biri haline geldi. Şirketin, trilyon dolarlık potansiyel bir değerlemeyle halka arz hazırlıklarının yapıldığı bildiriliyor. Altman, birçok ülkede büyük miktarda yapay zekâ altyapısının inşasına yön veriyor. OpenAI, yapay zekânın nasıl kullanılacağına dair devlet sözleşmeleri ile standartlar belirliyor. Altman, OpenAI’nin büyümesini 2024 tarihli bir blog yazısında “iklimin düzeltilmesi, uzay kolonisi kurulması ve fiziğin tümünün keşfi gibi büyük zaferlerin zamanla sıradan hale geleceği” şeklinde bir vizyonla teşvik etti.
Farrow ve Marantz, Altman’ın büyük hedeflerini anlatan dosyada, onun çevresinde nasıl bilindiğine dair tanıklıkları aktardılar.
Kaynaklar, Altman’ın en dikkat çekici özelliklerinden birinin farklı tarafları aynı anda ikna etme yeteneği olduğunu ifade etti. İsim vermek istemeyen bir teknoloji yöneticisi, Altman’ın iletişim tarzını “Jedi zihin oyunları gibi” sözleriyle tanımladı. Altman’ın karşısındaki kişiyi hızla analiz edip kendisini buna göre konumlandırdığı, bazı kişilerle güvenlik ve etik konularında konuşurken, yatırımcılarla görüşürken kâr ve büyümeye odaklandığı vurgulandı.
“Hem sevilmek istiyor hem de sonuçları umursamıyor”
OpenAI yönetim kurulundan anonim bir kişi, Altman’ın insanlarda nadiren görülen iki özelliği bir arada bulundurduğunu belirtti: İnsanlar tarafından sevilme arzusu ve başkalarını yanıltmanın sonuçlarına karşı kayıtsızlık. Kaynak, “İnsanda nadiren bir arada görülen iki özelliğe sahip. İlki, insanları memnun etme ve her etkileşimde sevilme isteği. İkincisi ise, birini aldatmanın doğurabileceği sonuçlara karşı neredeyse sosyopatik düzeyde bir kayıtsızlık” ifadelerini kullandı.
Eski çalışma ortağı nasıl rakibi oldu?
Dosyada, Altman’ın bugünkü rakibi olan eski iş arkadaşı Anthropic kurucusu Dario Amodei ile yaşadığı anlaşmazlık da ele alındı. Amodei, yapay zekâda güvenlik ve etik konularına dikkat ettiğini savunarak, OpenAI döneminde Microsoft ile yürütülen milyar dolarlık yatırım görüşmelerinde güvenlik maddeleri üzerinde yoğunlaşarak bu şartları eklemeyi başardığını anlattı. Ancak anlaşma aşamasına geldiğinde, en kritik maddenin etkisiz hale getirildiğini fark etti.
Yapay zekânın nükleer silah gibi değerlendirilmesi fikri
Habere göre, 2017’de Amodei, eski bir kamu yararı avukatı olan Page Hedley’i OpenAI’nin politika ve etik danışmanı olarak işe aldı. Hedley, yöneticilere yaptığı bir sunumda, OpenAI’nin “felaket” niteliğinde bir silahlanma yarışını nasıl önleyebileceğini açıkladı. Hedley’nin tanıklığına göre, Brockman bunun şirketin rakiplerini geride bırakmasına nasıl yardımcı olacağını anlamadı. Hedley, Brockman’ın sürekli “Peki daha fazla parayı nasıl toplarız? Nasıl kazanırız?” sorusuna geri döndüğünü aktardı.
Birkaç tanık ve döneme ait kayıtlara göre, Brockman bir öneri sundu: OpenAI, dünya güçlerini birbirine karşı kullanarak, belki aralarında bir teklif savaşı başlatarak kendisini zenginleştirebilirdi. Hedley, bu fikrin rafa kaldırılacağını umuyordu; ancak OpenAI yöneticileri bu öneri karşısında giderek daha fazla heyecanlandı. O dönemde OpenAI’nin politika direktörü olan Jack Clark’a göre Brockman’ın amacı, “tüm ülkelerin OpenAI’a fon sağlamak zorunda kalacağı bir mahkûm ikilemi kurmak” ve bunun “onlara fon vermemenin zımnen tehlikeli hale gelmesi” demekti.
Aile içi istismar iddiası da yer aldı
Araştırma dosyasında Altman’ın özel hayatına dair daha önce gündeme gelen bir dava da hatırlatıldı. Altman’ın kız kardeşi tarafından açılan davada, çocukluk dönemine uzanan cinsel istismar iddiaları yer alıyor. Ancak
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



