
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Temmuz ayı meclis toplantısında, küresel ekonomik gelişmeler ve uygulanan sıkı para politikasının üretim sektörü üzerindeki etkilerini ele aldı. Büyüksimitci, reel sektörün en önemli beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu vurguladı.
KAYSERİ (İGFA) – Kayseri Sanayi Odası’nın Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Abidin Özkaya’nın başkanlığında, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Açılış konuşmasını yapan Abidin Özkaya, ekonomideki güncel gelişmelere dikkat çekerek, Merkez Bankası’nın Temmuz ayı faiz toplantısında reel sektörün faiz indirimi beklentisinin karşılanmadığını belirtti. Alınan kararın, düşük kur ve yüksek faiz ortamının süreceğine dair güçlü sinyaller içerdiğini ifade etti.
Bu durumun, kısa vadeli sermaye girişlerini teşvik eden mevcut ekonomik yaklaşımın devamı niteliğinde olduğunu dile getiren Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını, ancak ihtiyaç duyulan yabancı sermayenin doğrudan yatırımlara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Düşük kur ve yüksek faiz ortamının en büyük yükünü, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren reel sektörün taşıdığına dikkat çeken Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek faizli mevduat hesaplarında değerlendirildiğini ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi genişleme sınırları nedeniyle finansmana erişimde zorluk yaşadığını belirten Özkaya, bu durumun sanayicileri yatırım yapmaktan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme mücadelesi vermeye zorladığını kaydetti.
İstihdam verilerinin de üretim tarafındaki sıkıntıları ortaya koyduğunu dile getiren Özkaya, 2025 yılına ait verilerle sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik artış gerçekleştiğini belirtti. Bu durum, sanayi ve üretimin ekonomi içindeki payının giderek azaldığını göstermekte.
Daha sonra kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, dünya ekonomisindeki artan belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekti. Türkiye ekonomisinin de yüksek enflasyonla mücadele sürecinde sıkı para politikasının üretim kesimi üzerindeki etkilerini hissettiğini dile getirdi.
Enflasyonla mücadelenin önemine vurgu yapan Büyüksimitci, “Enflasyonla mücadele elbette hepimizin ortak hedefidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan sürdürülebilir büyümenin mümkün olmadığı aşikar. Ancak üretim ekonomisinin ayakta kalması da en az bunun kadar önemlidir. Çünkü üretimin olmadığı yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı refahtan söz edebiliriz” dedi.
Bugün sanayicilerin yalnızca yüksek faizle değil; finansmana erişimde yaşadığı güçlükler, yüksek üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile azalan kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, artan konkordato ve iflas haberlerinin üretim hayatı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti.
Finansman yüküne dikkat çeken Büyüksimitci, “Bugün birçok işletmemiz kârını yatırımına, üretimine ya da ihracatına değil; finansman giderlerine harcamak zorunda kalmaktadır. Sanayicimiz alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor” şeklinde konuştu.
“Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel”
İSO 500 araştırmasının sonuçlarının bu durumu doğruladığını belirten Büyüksimitci, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının gerilediğini ve finansman giderlerinin tarihi seviyelere ulaştığını ifade etti. “Üretim yapan işletmelerimiz ayakta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü uzun süre taşıması mümkün değildir” dedi.
Ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecini desteklediklerini belirten Büyüksimitci, bu süreç yürütülürken üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün zayıflamamasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Sanayicinin en büyük sorununun talep değil, finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, “Üretim yapabilecek kapasitemiz var, sipariş alabilecek tecrübemiz var, ihracat yapabilecek gücümüz var. Ancak uygun maliyetli finansmana ulaşamayan işletmelerimizin bu potansiyelini hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor” dedi.
Üretim ekonomisini güçlendirecek ek adımların atılması gerektiğini belirten Büyüksimitci, kredi kanallarının özellikle üretim yapan firmalar için daha erişilebilir hale getirilmesinin ve reel sektörün finansman yükünün azaltılmasının üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



