
PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 oranında büyümesini değerlendirirken, sanayinin ilk çeyrekte yaşadığı yüzde 0,8’lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.
İSTANBUL (İGFA) – Karadeniz, büyüme verilerini yorumlarken, sanayinin yeniden bir büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8’lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim alanında yeniden bir canlanma sürecinin başladığını göstermektedir. Ancak Türkiye’nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme sürecine girebilmesi için bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi büyük önem taşıyor” dedi.
“SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”
Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme göstermesi için üretim ve sanayinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de büyüme oranı kadar önemli olduğunu belirtti.
Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli bir gelişme. Ancak sanayicilerin günümüzde karşılaştığı yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı sürmektedir. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini düşürecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
“PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI”
Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar geniş bir üretim zincirine katkı sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye’nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik bir yere sahip olduğunu dile getirdi. Plastiğin, neredeyse tüm sektörlerde kullanılan ve teknoloji ile inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı haline geldiğini belirtti.
Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye’nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biridir. Bu nedenle sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü bir şekilde yansımasını bekliyoruz. Ancak sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansman ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi şart. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



