
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, “Şanlıurfa 2029 Dünya Gastronomi Şehri Adaylığı Lansmanı” etkinliğini Tersane İstanbul’da gerçekleştirdi. Lansmanda bir konuşma yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, “Halil İbrahim Sofrası’nın bereketini dünyaya duyurmaya hazırız. Şanlıurfa artık sadece geçmişiyle değil, geleceğe dönük vizyonuyla dünya mutfağının kalbinde!” dedi.
Etkinliğe İstanbul Valisi Davut Gül, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Beyoğlu Kaymakamı Atakan Atasoy, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mithat Can Kutluca, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Mehmet Tahir Güllüoğlu, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi Ramazan Bingöl, Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü (IGCAT) Türkiye temsilcisi Ufuk Keşoğlu ile birçok bürokrat, akademisyen ve gastronomi uzmanı katıldı.

GECEDE GASTRONOMİ VE KÜLTÜR BULUŞTU
Etkinlikte, Şanlıurfa mutfağının eşsiz lezzetleri davetlilere sunuldu. Harran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Vox Humanis Grubu, müzik ve tatlı sunumlarıyla geceye duygusal bir atmosfer katarken, tanıtım filminin gösteriminin ardından şefler Gökhan Çilak ve Efe Çetin, menünün “insanlığın sofra yolculuğu” teması üzerine hazırlandığını aktardı.

Özel olarak hazırlanan altı aşamalı menü; “Buğdayın Sesi”, “Toplamak”, “Öğütmek”, “Közlemek”, “Paylaşmak” ve “Hatırlamak” başlıklarıyla, Şanlıurfa’nın tarihsel ve kültürel derinliğini gastronomi üzerinden aktardı.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar, programda kentin tarihsel ve kültürel zenginliğine vurgu yaptı. Bu organizasyonun sıradan bir yemek etkinliği olmadığını belirten Gülpınar, “Bu akşam burada sadece bir yemek programında değil; insanlık tarihinin en kadim sofralarından birinin etrafında buluşmuş bulunuyoruz.” dedi.

Gülpınar, Şanlıurfa’nın, dünya üzerindeki en eski şehirlerden biri olduğunu ve yapılan her arkeolojik kazının bu şehrin tarihini daha da derinleştirdiğini ifade etti.

Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda insanlık tarihini değiştiren büyük bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken Gülpınar, tarımın medeniyetin temelini oluşturduğunu belirtti. “Buğdayın ilk kez ehlileştirildiği bu coğrafyada, küçük bir tohum sadece bir ürün değil, bir medeniyetin başlangıcı olmuştur. Göbeklitepe ve Karahantepe gibi alanlar, yalnızca geçmişi değil, bugünün sofra kültürünü de anlamamızı sağlar.” dedi.

BAŞKAN GÜLPINAR: “GASTRONOMİ BİR LEZZET DEĞİL, HAFIZA MESELESİDİR”
Şanlıurfa mutfağının değerinin yalnızca yemek çeşitliliğiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gülpınar, şu şekilde devam etti:

“Şanlıurfa’da gastronomi sadece bir lezzet meselesi değil, aynı zamanda bir hafıza meselesidir. Bu mutfağı özel kılan; toprakla kurduğu bağ, üretimle ilişkisi ve paylaşma kültürüdür. ‘Halil İbrahim Sofrası’ anlayışı, bu şehrin yalnızca yemek değil, aynı zamanda bir gönül kültürü ürettiğinin göstergesidir.”

“HEDEFİMİZ SÜRDÜRÜLEBİLİR VE KAPSAYICI BİR GASTRONOMİ MODELİ”
2029 Dünya Gastronomi Bölgesi adaylığının, sadece bir unvan arayışından ibaret olmadığını belirten Gülpınar, projenin temel hedeflerini şu sözlerle ifade etti:

“Bu adaylık, mutfağımızı paketleyip sunmak değil; çiftçiyi, ata tohumunu ve geleneksel
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriKonya’da 12 Kilometrelik İçme Suyu Hattı Yenileniyor
Gündem HaberleriGaziantep Forum III, Dünyanın Farklı Ülkelerinden Akademisyenleri Buluşturdu
Gündem HaberleriSakarya Tığcılar’da Kentsel Dönüşüm Hız Kazandı: 45 Yapı Yıkıldı
Gündem Haberleri