
Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği (ETTDER) Genel Sekreteri Ali Karapire, Saros Körfezi’nin ekolojik dengesinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla bölgede sürdürülebilir turizm anlayışının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
ERDOĞAN DEMİR
EDİRNE (İGFA) – Edirne’nin Keşan ve Enez ilçeleri ile Çanakkale’nin Gelibolu ve Eceabat kıyıları arasında yer alan Saros Körfezi, kendine özgü dip ve yüzey akıntıları sayesinde kendi kendini temizleyebilen nadir deniz ekosistemlerinden biridir. Yaklaşık 76 kilometre uzunluğundaki bu körfez, ağır sanayiden uzak yapısı ve sınırlı yapılaşması sayesinde sahip olduğu biyolojik çeşitliliği koruyarak 2010 yılında “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak ilan edilmiştir.
“GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ”
Körfezin doğal zenginliklerinin korunmasının, tüm kesimlerin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken ETTDER Genel Sekreteri Ali Karapire, bu konudaki görüşlerini şu şekilde dile getirdi:
“Saros Körfezi, doğal zenginlikleriyle ülkemizin en kıymetli turizm ve çevre değerlerinden biridir. Bu eşsiz mirası korumak, yalnızca kamu kurumlarının değil; yerel yönetimlerin, turizm işletmelerinin, bölge halkının ve ziyaretçilerin ortak sorumluluğudur. Sürdürülebilir turizm anlayışı benimsenmezse, doğal kaynaklarımızı geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybetme riskiyle karşılaşabiliriz.”
“DOĞAL AKVARYUM”DA 941 TÜR YAŞIYOR
Deniz biyologları tarafından “Doğal Akvaryum” olarak adlandırılan Saros Körfezi, karasal ve denizel alanda toplamda 941 türe ev sahipliği yapmaktadır. Bölgenin, zengin su altı canlılığı ve Dünya’nın İlk Su Altı Tarih Müzesi ile doğa ve kültür turizmini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğu ifade edilmektedir.
“TÜM PAYDAŞLARIN ORTAK SORUMLULUĞU”
Saros Körfezi’nin ekolojik değerlerinin korunarak turizme kazandırılmasının büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Ali Karapire, bu konudaki düşüncelerini şöyle açıkladı:
“Saros Körfezi, sahip olduğu doğal zenginlikleriyle ülkemizin en önemli turizm ve çevre değerlerinden biridir. Bu eşsiz mirası korumak yalnızca kamu kurumlarının değil; yerel yönetimlerin, turizm işletmelerinin, bölge halkının ve ziyaretçilerin ortak sorumluluğudur. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla hareket edilmediği takdirde doğal kaynaklarımızı geri dönüşü olmayan şekilde kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.“
SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM İÇİN 6 KRİTİK ÖNCELİK
Karapire, bölgede derhal ve kararlılıkla uygulanması gereken sürdürülebilir turizm ilkelerini şu şekilde sıraladı:
Taşıma Kapasitesi Dikkate Alınmalı: Bölgedeki tüm turizm planlamaları, Saros’un doğal taşıma kapasite sınırları göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmelidir.
Sıfır Atık Ve Temiz Çevre: Deniz, kumsallar ve çevredeki ormanlık alanlar titizlikle korunmalı, doğaya hiçbir şekilde atık bırakılmamalıdır.
Hassas Ekosisteme Saygı: Deniz canlılarına, kıyı kumullarına ve su altı yaşamına zarar verebilecek her türlü yapılaşma ve faaliyetten kaçınılmalıdır.
Çevre Dostu İşletmecilik: Bölgedeki turizm tesisleri çevre dostu standartları benimsemeli; su tasarrufu, enerji verimliliği ve geri dönüşüm uygulamalarını hızla yaygınlaştırmalıdır.
Su Kaynaklarının Korunması: Körfezi besleyen tatlı su kaynakları korunmalı, deniz kirliliğini artırma riski taşıyan girişimlere karşı tedbirler alınmalıdır.
Bütüncül Bölgesel Yaklaşım: Saros Körfezi; Gala Gölü, Koru Dağı ve çevre ekosistemlerle birlikte bütüncül bir sürdürülebilir turizm vizyonu çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu doğal alanı bozacak OSB, RES taş ocakları gibi çevreye ciddi zararlar veren oluşumlardan kaçınılmalıdır.
“DOĞAYA SAHİP ÇIKTIĞIMIZ ÖLÇÜDE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Yerel yönetimlere, turizm işletmecilerine, bölge halkına ve tatil için Saros’u seçen ziyaretçilere ortak hareket etme çağrısında bulunan Karapire, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Saros Körfezi yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Bu eşsiz doğal değeri korumak ve sürdürülebilir turizm anlayışını güçlendirmek hepimizin ortak görevidir. Doğaya sahip çıktığımız ölçüde Saros’un geleceğine de sahip çıkmış olacağız.“
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



