
ABD-İsrail’in İran’la çatışmasının başladığı gün, Michael okul üniformasını giyip çantasını omzuna astı ve evden çıkmaya hazırlandı. Ancak, annesine dönerek el salladığı bir fotoğrafını çekmesini istedi.
BBC Dünya Servisi’nin Ortadoğu Günlükleri programında annesi, “Geri dönüp benden hatıra fotoğrafı çekmemi istediğinde çok şaşırdım” şeklinde konuştu.
“Fotoğrafta bana el sallıyordu ama bunun onu son kez göreceğim aklımın ucundan bile geçmedi. Gerçekten bir veda oldu. Hem de sonsuza kadar.” dedi.
Michael, gün içinde Minab kentindeki Şacereh Tayyibe İlkokulu’na düzenlenen füze saldırısında hayatını kaybetti.
Bu küçük çocuk, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) verilerine göre, savaşın ilk ayında hayatını kaybeden 340’tan fazla çocuktan biri oldu. Binlerce çocuk da yaralanmış durumda.
Annesi, “Şehit olmadan önceki son gece ona yemeğini getirdim ve iştahla yedi” diyerek son anlarını şöyle anlattı:
“Bana ‘Anne, senin yemeğin cennet gibi’ dedi. Bu sözleri karşısında şaşırdım ve içimde bir sıkışma hissettim. ‘Bunu neden söylüyorsun, daha önce hiç dememiştin?’ dedim.”
“Hep adının ‘Allah’ın meleği’ anlamına geldiğini söylerdi. Bu yüzden kim bir dilek tutarsa bana söylesin, ben de Allah’tan kabul etmesini isterim derdi. Sanki Allah gerçekten bu çocuğu sevmiş ve onu yanına almış gibiydi.” şeklinde ifade etti.

UNICEF’in raporunda, çatışmanın taraflarının düzenlediği aralıksız saldırıların hastane, okul, su ve kanalizasyon sistemleri gibi çocukların ihtiyaç duyduğu tesis ve altyapıyı yok ettiği veya ağır hasar verdiği belirtiliyor.
Aynı dönemde Filistin Ulusal Yönetimi’nde, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere devam eden şiddet olayları sonucunda 16 Filistinli çocuk hayatını kaybetti, 50’den fazlası yaralandı.
Bölgede 1,2 milyondan fazla çocuk, bombardımanlar ve tahliye emirleri nedeniyle yerinden edildi; birçok yerleşim yeri tamamen boşaldı.
Bu çocuklardan biri de Lübnanlı 12 yaşındaki Kasım. Ortadoğu Günlükleri programına konuşan Kasım, yaşadığı zorlukları şöyle aktarıyor:
“Çok zor bir yolculuktu. Evimiz bombalandıktan sonra ailem barınacak yer bulmak için büyük çaba harcıyor ama çilemiz bununla bitmedi.”
“Annem hâlâ savaş uçakları tepemizden geçtiğinde çığlık atıyor. Bombalama başladığında beni pencereden uzaklaştırmak için koşuyor, ben de onunla birlikte koşuyorum. Koşarken bunun bir rüya olmasını diliyorum. Eskiden hızlıca büyüyüp adam olmayı isterdim ama istediğim şey bu değil.”

“Gece bombardıman sesleri yükseldiğinde annemin yanına gidip onunla uyuyorum
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



