SDG ile Suriye Hükümeti Anlaşma Sağladı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
SDG ile Suriye Hükümeti Anlaşma Sağladı!

Haber7

Suriye hükümeti, terör örgütü YPG/SDG ile orduya tam entegrasyon ve kapsamlı bir ateşkes sağlamak amacıyla bir anlaşma imzaladı.

Suriye ordusu, Rakka’nın Tabka ilçesini terörden arındırarak bölgenin kontrolünü ele geçirdi. Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, ülkenin Kuzeydoğusu’nda ateşkes ilan etti.

Bu ateşkes ve tam entegrasyon anlaşması, sahadaki güç dengelerini ve bölgesel güvenlik yapısını doğrudan etkileyen yeni bir sürecin başlangıcını oluşturdu.

Suriye hükümeti ile SDG arasında gerçekleştirilen bu anlaşma, Türkiye’nin uzun yıllardır dile getirdiği “terörsüz bölge” hedefinin önemli bir aşamasının tamamlandığını gösteriyor.

TÜRKİYE KOMŞUSUNUN EGEMENLİĞİNE SAHİP ÇIKTI

Türkiye, toprak bütünlüğü ve terörle mücadele konusundaki ilkesel duruşunu koruyarak Suriye’nin güvenliğini kendi güvenliği olarak değerlendirdi.

Türkiye’nin temel yaklaşımı, “Komşuların toprak bütünlüğü ve egemenliği vazgeçilmezdir” ilkesine dayanmakta olup, Suriye’de herkes için kapsayıcı ve eşit bir anlayışın oluşmasını hedefliyor. Türkiye, terör koridoruna geçiş izni vermeyerek, terörden arındırılmış bir Suriye ile bölgesel barışa katkıda bulunmaya çalıştı.

100 BİN KİŞİLİK ORDU YALANI ÇÖKTÜ

Suriye hükümeti ile anlaşma sağlayamayan SDG’nin propagandaları da birer birer ifşa oldu. Entegrasyonu kabul etmeyen SDG, özerklik ve bağımsızlık hedefi doğrultusunda 100 bin kişilik ordu söylemi ile kamuoyunu yanıltmaya çalıştı, ancak bu iddia çökmüş durumda.

Bu iddia edilen gücün büyük bir kısmının, işgal altındaki bölgelerde zorla silah altına alınan çocuklar, kadınlar ve baskı altındaki yerel unsurlardan oluştuğu biliniyor. Ayrıca, dış güçlerden aylık ücret ve lojistik destek alan militanlar ile geçici ittifaklar, varmış gibi sunulan askeri kapasiteyi oluşturuyordu.

BÖLGEDEKİ KÜRT NÜFUSU TERÖRE KARŞIYDI

Örgütün askeri yapısının yaklaşık yüzde 60’ının Arap unsurlardan oluşmasına rağmen, kontrol edilen bölgelerin demografik yapısı büyük ölçüde Arap nüfusuna dayanırken, bu durum uzun süre dünyaya ayrılıkçı bir Kürt tabanı olarak pazarlanmıştı. Ancak bölgedeki Kürt nüfusun önemli bir kısmı, örgüte karşı mesafeli bir tutum sergilemişti.

Türkiye, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtları ile bölgedeki kırılganlıkları ortaya koydu. Örgütün yenilmezlik algısı çökerken, Fırat’ın batısından çıkarılan yapı, doğuda da ağır bir darbe alarak anlaşma masasına oturmak zorunda kaldı.

SDG, halkın tek temsilcisi olduklarını savunmuş ve ekonomik olarak kendi kendilerine yetebileceklerini ifade etmişti; ancak Suriye hükümetinin harekete geçmesiyle bu söylemler de geçerliliğini yitirdi.

SURİYE’DEKİ TERÖR KORİDORU ÇÖKTÜ

SDG, anlaşma masasına oturmak zorunda kaldı ve bu durum Suriye’deki terör koridorunun sona erdiğini gösteriyor.

SDG’ye dış desteklerden, “bölge dışı güçler SDG’yi terk etti” algısı yaratılmasına rağmen, ABD’nin desteğini geri çekmesiyle örgüt Suriye’de ağır bir darbe aldı. Böylece terör örgütü SDG’nin stratejik bir aktör değil, bölgede bir araç olduğu ortaya çıktı.

Türkiye, bölgede elde ettiği stratejik başarılarla terör koridorunu askeri ve diplomatik alanda engelleyerek, sahada güçlü ve masada etkili bir aktör konumunu pekiştirdi.

SDG’nin teslim olması, Türkiye’nin terör koridorunu engelleme stratejisinin hem diplomatik hem de askeri bir zaferi olarak değerlendirilmekte. Bölgenin terörden arındırılarak yeni bir döneme geçiş yapmasıyla birlikte Suriye’de kapsayıcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışının yanı sıra terörle mücadelede kararlılık ve istikrarlı, egemen bir Suriye beklentisi ortaya çıkıyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın