Seda Selek’in İstifası: Ayrımcılık İsyanı!

Haber MerkeziHaber Merkezi
1 okunma
Seda Selek’in İstifası: Ayrımcılık İsyanı!

Gazeteci Fatih Altaylı, Seda Selek’in Halk TV’den istifa etmesinin arkasındaki nedenleri kaleme aldı. Altaylı, bu krizin temel sebebinin Selek’in evinden ya da en azından Marmaray çıkışından araçla alınma talebinin reddedilmesi olduğunu vurguladı. Ayrıca, bazı çalışanlara farklı muamele yapılmasının asıl tepkiyi tetiklediğini ifade etti.

Fatih Altaylı, Halk TV’de yaşanan istifa krizini ve ardından gelen Sorel Dağıstanlı’nın ayrılığını ele alan bir yazı yazdı.

Altaylı, Sedan Selek’in Anadolu yakasındaki evinden Halk TV’nin Topkapı’daki ofisine her gün toplu taşımayla gittiğini, yönetimden Marmaray’dan kendisini araçla almalarını talep ettiğini belirtti. Bu talebin reddedilmesi üzerine Selek’in istifa ettiğini kaydeden Altaylı, Sorel Dağıstanlı’nın da Selek’i destekleyen bir paylaşım yaptıktan sonra ekran yasağına maruz kaldığını ifade etti.

Medya Ombudsmanı | Faruk Bildirici – Halk TV’deki “haklı sebepler”

“İsyan ayrımcılığa idi”

Altaylı, Sorel Dağıstanlı ile gerçekleştirdiği görüşmede, meselenin sadece ulaşım olmadığını, çalışanlar arasında uygulanan farklılıkların krizi derinleştirdiğini dile getirdi.

Yazısında Altaylı, Halk TV’deki istifa krizine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Dün “Seda Selek Halk TV izleyicilerine bir açıklama borçlu.” diye yazdım.

Zaten zor durumda olan muhalif kanalda bir depremi tetiklemişti çünkü. Hatta geçenlerde X’te izlediğim bir videoyu hatırlatmıştı. Adamın biri bir yamaçtaki kayayı yerinden oynatıyor; ardından bütün dağ çöküyordu.

Selek’in istifası ve arkasından gelen istifalar da benzer bir etki yaratmıştı.

Seda Selek’ten herhangi bir açıklama gelmedi, ama ben 30 yıllık dostum Sorel Dağıstanlı’yı arayıp konuştum.

O da durumu anlattı.

Seda Selek, Anadolu yakasındaki evinden Topkapı’daki Halk TV binasına her gün toplu taşıma ile geliyormuş. Önce Marmaray ile Yenikapı’ya, oradan da kanala gidiyormuş. Yönetimden kendisini Marmaray’dan bir araçla almalarını talep etmiş. Defalarca talebine rağmen bu kabul edilmeyince istifa etmiş. Sorel Dağıstanlı, Selek’i haklı bulduğunu belirten bir tweet attıktan sonra ona da ekran yasağı uygulanmış. Sorel, habersiz alınan bu kararı kabul etmediği için istifa etmiş.

Sorel’e “Kanal herkesi evinden almak zorunda mı?” diye sordum.

“Elbette değil Fatih Abi, ama kimini alıp kimini almazsan adaletsizlik oluyor, haksızlık oluyor. Bazı sunucular evlerinden alınırken, bazıları alınmıyor. Seda Selek kanalın önünde taksiden inerken, evinden alınan ve evine bırakılan sunucunun şirketin otomobilinden indiğini görünce tepesi atıyor” dedi. İsyan ayrımcılığa idi. Sorel, kimlerin alınıp kimlerin alınmadığını da açıkladı ancak bu bilgiyi paylaşmanın benim görevim olmadığını söyledi.

Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu ile de görüştüm. O da Sorel ile aynı görüşte olduğunu ve istifanın nedeninin evden araçla alınma meselesi olduğunu ifade etti. “20 asgari ücret alanlar, bir zahmet kendileri gelsin kanala” şeklinde bir yorumda bulundu, ancak farklı muameleden bahsetmedi. Tavsiyemin tersine kendini tutamadı ve durumu büyüttü, bu da bir istifa dalgasına yol açtı.

Açıkçası Türkiye’de muhalif bir kanalın sahibi olmak hiç kolay değil.

Ancak muhalif kanallarda çalışan kişilerden de “siyasi bir figür” gibi davranmalarını beklemek ve ideolojik bağlılık nedeniyle fazlasıyla özverili olmalarını istemek de pek makul bir talep değil.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Selek’ten açıklama: İtirazımız haksızlıklara ve yönetim anlayışına

Seda Selek, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Halk TV’de kalan çalışanlara yönelik herhangi bir eleştiri ya da kırgınlık hissetmesini istemediğini belirtti. İtirazlarının çalışanlara değil, yaşanan haksızlıklara ve kanal yönetimine olduğunu vurguladı.

Selek, açıklamasında şu şekilde ifadelerde bulundu:

“Şunu söylemeyi bir borç biliyorum. İkinci evimdi dediğim Halk TV’de kalan arkadaşlarımızın kendini kötü hissetmesini, kaldıkları için eleştirilmesini, onlara dönük en küçük bir kırgınlık oluşmasını istemem. Ekran önünde ya da arkasında çalışan herkes bizim yol arkadaşımız, çok kıymetli emekçiler. Her birinin hayat mücadelesi, sorumlulukları, ekmek kavgası var.

Bizim itirazımız yaşanan haksızlıklara ve kanalın patronunun yönetim anlayışına. Ayrıca Halk TV’ye zarar vermek gibi bir duygumuz da asla yok. Çünkü Halk TV’nin, bugünün zorlu koşullarında toplum adına çok önemli bir misyonu ve anlamı olduğuna inanıyorum. Var olması, güçlenerek yoluna devam etmesi gerekiyor. En büyük dileğim de geride kalan tüm arkadaşlarımızın daha iyi şartlarda, daha huzurlu bir ortamda çalışabilmesi.”

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın