Gaziantep’teki Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), işçilerin düşük ücret zamlarına karşı başlattıkları eylemler, Gaziantep Valiliği tarafından yasaklandı. Bu yasakların ardından, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, 14 Şubat tarihinde gözaltına alındı ve sonrasında serbest bırakıldı. Ancak bu durum, işçi hakları ve sendikal faaliyetler açısından önemli bir noktayı işaret ediyor.
SOSYAL MEDYADAN DUYURDU
Mehmet Türkmen, sosyal medya aracılığıyla yaptığı paylaşımda, bir kez daha gözaltına alındığını duyurarak, işçilerin toplantı halinde bulundukları sırada sendikanın kapısından gözaltına alındığını aktardı. Türkmen, yaşadığı durumu şu sözlerle ifade etti: “Patronların isteğiyle bir kez daha gözaltına alınıyorum. Sendikada işçilerle toplantı halindeyken gelip sendikanın kapısından gözaltına alınıyorum. Geri geleceğim. Mücadeleye devam.” Bu açıklama, işçi hakları ve sendikalaşma mücadelesinin önemi hakkında açık bir mesaj veriyor. Türkmen’in kendine olan güveni ve mücadele azmi, işçilerin hakları için ne kadar kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
BİRTEK-SEN sendikasının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da, durumla ilgili sert bir dile yer verildi. Açıklamada, “Gözaltılarla, tehditlerle bizi yıldıracağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bütün baskılara ve yıldırma politikalarına karşı Başpınar işçileri başta olmak üzere bütün işçileri sendikamız etrafında birleşmeye çağırıyoruz. Sendikalaşmanın bir hak olduğunu size öğreteceğiz.” ifadeleri kullanıldı. Bu mesaj, sendikanın direniş kararlılığını vurgulayarak, işçilerin birlik olmalarının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi.
“YASAKLAR SON BULSUN”
Türkmen’in gözaltına alınmasına tepki gösteren diğer bir figür ise Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan oldu. Aslan, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, “Antep işçisinin ücret ve insanca yaşama mücadelesinin kırmak isteyen iktidar işçinin eylemini yasaklıyor, sendika başkanını gözaltına alıyor.” şeklinde sert eleştirilerde bulundu. Seyit Aslan, Gaziantep Valisi, Belediye Başkanı, sermaye partilerinin vekilleri ve kolluk kuvvetlerinin, sermayenin emrine girdiğini belirterek bu durumun hukuksuzluk ve baskı olduğunu ifade etti. “Bu hukuksuzluk ve baskılar karşısında Başpınar Organize Sanayi işçileri, sendika direnecek ve birlikte mücadeleyi kazanacağız.” söylemleri, işçi sınıfının dayanışma ruhunu yansıtıyor. Aslan, ayrıca Mehmet Türkmen’in serbest bırakılmasını talep ederek yasakların da son bulması gerektiğini vurguladı.
Bütün bu olaylar, işçilerin sendikal hakları için verdikleri mücadelenin ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Gaziantep’teki bu gelişmeler, Türkiye genelinde işçi hakları ve sendikalaşma konusunda yaşanan zorlukların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle düşük ücretler nedeniyle başlatılan eylemler, işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmeye yönelik bir adım olarak ön plana çıkıyor. Sendikaların ise bu tür durumda nasıl bir rol üstlendikleri, işçi mücadelesinin seyrini belirlemede kritik bir unsur taşıyor.
Bu süreçte dikkat çeken bir diğer nokta, sosyal medya platformlarının aktivizmdeki rolü. İşçilerin, sendikalarının ve yetkililerin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar, kamuoyunun bu meseleye olan ilgisini artırıyor. Bunun yanında, sosyal medya, işçilerin seslerini duyurmak, dayanışma sağlamak ve destek almak için kullandıkları önemli bir mecra haline geldi. Öte yandan, bu tür eylemler ve