
Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, özellikle risk altında olan bebeklerin gelişim süreçlerinin dikkatle izlenmesi ve gerektiğinde fizik tedavi ile rehabilitasyona erken başlanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.
Serebral palsi, beyin gelişiminin tamamlanmaması sonucu doğum öncesi, doğum sırasında veya sonrasında meydana gelen hasarların bir sonucu olarak ortaya çıkan hareket ve duruş bozukluklarıyla karakterize bir durumdur. Ancak, serebral palsinin sadece hareket kısıtlılığı ile sınırlı olarak ele alınmaması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. İçağasıoğlu, çocukların yeteneklerinin desteklenmesinin son derece önemli olduğunu ifade etti. Ailelere, gelişim aşamalarındaki gecikmelerin titizlikle takip edilmesi gerektiğini hatırlattı.
ERKEN DOĞUMDA RİSK ARTAR
Prof. Dr. İçağasıoğlu, serebral palsi riskini artıran önemli faktörler arasında prematüre doğum ve düşük doğum ağırlığını sıraladı. Ayrıca, anne adayının gebelik süresince alkol ve sigara kullanımı, bazı ilaçlara maruz kalması ve geçirdiği enfeksiyonların da risk oluşturabileceğini belirtti. Doğumdan sonra bebekte oluşabilecek beyin kanamaları ve ciddi enfeksiyonların da serebral palsi açısından risk taşıdığını ifade etti. Son yıllarda bazı genetik bozuklukların da benzer tablolara yol açabileceği ortaya konmuştur.
GELİŞİM AŞAMALARI İYİ TAKİP EDİLMELİ
Serebral palsinin erken teşhisinde gelişim aşamalarının izlenmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. İçağasıoğlu, “Eğer bebeğiniz 2 aylıkken sırtüstü yattığında başını hafifçe kaldıramıyorsa, 3 aylıkken yüzüstü pozisyonda başını kaldıramıyorsa ya da 18 aylık olduğunda hala yürümüyorsa dikkatli olunmalıdır. 24 aylıkken tek kelimeleri yoksa ya da iki kelimelik cümleler kuramıyorsa, bu durum serebral palsi açısından değerlendirilmelidir” dedi. Gelişimsel gecikmelerin çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceğini vurgulayan uzman, belirtilerin görülmesi halinde ailelerin çocuk nörolojisi uzmanına başvurmalarının önemini belirtti.
TANILAMA YÖNTEMİ BULUNMUYOR
Serebral palsinin tanısında tek bir test ya da kesin bir tanı yöntemi olmadığını aktaran Prof. Dr. İçağasıoğlu, “Serebral palsinin kesin bir tanı yöntemi yok. Bu nedenle gelişim aşamalarının hem hekimler hem de aileler tarafından dikkatle izlenmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu. Çocuğun gelişiminde bir gecikme veya daha önce kazandığı bir yetenekte gerileme gözlemleniyorsa, bu durumun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Erken farkındalığın, takip ve destek sürecinin zamanında başlamasına katkı sağladığını ifade etti.
ERKEN FİZİK TEDAVİ ÖNEM TAŞIYOR
Serebral palsinin kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, erken dönemde uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerinin çocukların gelişimini desteklediğini belirten Prof. Dr. İçağasıoğlu, özellikle prematüre doğan, düşük doğum ağırlığı olan ya da başka risk faktörleri taşıyan bebeklerin erken dönemde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. “Prematüre ya da düşük doğum ağırlığına sahip bebekleri, henüz hiçbir belirti göstermeseler bile, genellikle çok erken dönemde fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümüne yönlendiriyoruz. Erken fizik tedavi, olası sorunların önlenmesi açısından oldukça önemlidir” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



